jarlaxle beanre

  • 44
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen yıl

resim dersine mon ami 48 ile gelen çocuk

annem okulda kullanacağım şeyleri herkes nerden alıyorsa oradan alırdı ki kimseden bir farkım olmasın, kimseyi özendirmeyeyim ya da kimseye imrenmeyeyim. bu fikir baya bir işe yaradı zaten hep köyden bozma ilçelerde yaşadık, bir bilemedin iki kırtasiye olurdu ya da bakkal satardı kalemi defteri, hayat adildi ve dolayısıyla güzeldi.

sonra piçin teki 48li mon amiyle geldi derse.

48li filan yazıyoruz burada da o zamanlar yanaşıp sayamadığımızdan bana sonsuz gibi geliyordu muhtemelen eve gelip 100lüydü yaaa heer renk vardııı diye anlatmışımdır. ama yeminle her renk vardı bilen bilir bir ten rengi vardı, piç çimleri bile ten rengi yapardı, altın sarısı gökyüzüyle ben o zaman tanıştım. eleman bir ev resmi yapıyor filli boyanın renk paleti gibi, sırf renk kullanabilmek için paso tavuskuşudur gökkuşağıdır sikko sikko şeyler yapıyordu.

neyse ben eve gittim tabi dedim anne böyle böyle bak eleman gökkuşağıyla geliyor hoş olmuyor bana da al dedim.

almam dedi.

bak anne rencide oluyoruz dedim.

olmaz dedi.

anne bak her milletten insan resmi yapıcam elele tutuşan çocukların hepsi aynı ırktan oluyor dedim halay ekibi gibi oluyorlar.

yok dedi.

almadı.

bu hikayeyi bir şekilde bağlamak isterdim ama bağlanmıyor böyle bitti. öyle işte.

devamını okuyayım »
08.04.2014 20:56