jazzgrr

  • azimli
  • mangal yürekli rişar (503)
  • 1616
  • 0
  • 0
  • 0
  • 3 yıl önce

bir kedinin günlüğü

ardımda kalan günlük,

ben artık cennetteyim. ağrız sızım kalmadı.
hem buradaki en minik kedi de ben değilmişim.. benden daha bebek kardeşlerim de var.
artık oyun oynayabiliyorum günlük.. burası çok güzel!

annemle babam beni 5 gün önce sabaha karşı, tam fırtına çıkmışken, bir apartmanın kapısının içinde soğuktan titrerken bulmuşlardı.
annem çığlık atarak bana doğru koşarken, babam da peşinden geldi ve ikisi birden, aynı anda "bırakamayız" diyerek birbirlerine dahi bakmadan kararlarını duyurdular. korktum tabii, geri çekildim önce.
ama sonra annem beni kucakladı, ve yumuşacık poların içinde yeni evime kadar sıcacık gittim..
evde karnım da doydu.. sonra sabaha kadar mşıl mışıl uyudum onlarla.

evde üç kardeşim daha vardı. biri çok büyük bir abiydi, bana pek yüz vermedi, ben de üstelemedim. diğeri benden bir-iki hafta büyük bir bebekti, ama çok tombiş, güzel bir kızdı. bembeyaz, tertemizdi. kimbilir, belki büyüyebilseydim, eşim olarak onu seçecektim..
üçüncüsü ise, annemin hayretle karşıladığı bir biçimde, herşey oldu benim için..
ne zaman bağırmaya başlasam, annem beni alıp o simsiyah, güzel abimin kucağına koyuyordu. çok yakışıklı bir kediydi.. ben de büyüsem, herhalde onun gibi olmak isterdim. onun sıcaklığını hissettiğim anda bağırmayı kesiyordum, ve onun tam sırtının tepesine oturup uyuyordum, nedendir bilinmez. annem bunu nasıl çözmüştü, onu da hiç bilmiyorum, eminim kendisi de bilmiyordur..
arada bir de, o tombiş kızın annesi olan büyük dişi kedi geliyordu eve. onunla beraber ben de emmek isterdim onu, ama, tam birbirimize alışmaya başlarken, ayrıldım yanlarından..

vedam çok uzun sürdü. annem beni kucağından hiç indirmedi, babamsa hiç bıkmadan nabzımı ve nefesimi kontrol etti, neredeyse iki saat.. çok canım yandı, ben inledikçe, onlar da benimle birlikte haykırdılar..

sabaha karşı geldiğim evimden, yine sabaha karşı ayrıldım.. ama bu kez ardımda gülücükler değil, sancılı zamanlar bırakarak..
yine bir polara sarmıştı annem beni ısımı korumaya çalışıp, kucağında bebek gibi tutarak. babamsa ağzıma şırıngayla, tadı tuhaf birşeyler veriyordu.
"hadi oğulcum, bunu da iç ne olur" diyordu babam, annemse "hadi bebeğim, azıcık daha dayan, oldu bu iş, hadi!"
annem çok ağlıyordu, babamsa ona sakin olamadığı için kızıyordu.
evet, belki ilk kez bu kadar çok sevilmiştim kısacık hayatımda, ama gitmek zorundaydım, onlar da biliyordu.

bu kısa 5 günde, büyükannemle bile tanışmıştım! o da beni bir başka sevmişti.. daha bana bir isim bile verilmemişti ama, o beni fındık diye çağırıyor, fındıkımm diye seviyordu..
ben gittikten sonra annemin ağlayarak, sabahın bir vakti büyükannemi aradığını duydum.
"acıları dindi" dedi büyükannem de ağlayarak ona, "son günlerini mutlu, sevgiyle geçirdi"..

şimdi büyük bir suskunluk ve gözyaşı var evde görüyorum.
hiçkimse konuşmuyor..
ama ben iyiyim artık, bakın, ilk kez koşabiliyorum hatta!
2 kasım 2005'te bıraktım sizi öylece.. benden daha soğuk, hatta donmuş bir halde.
02:53'tü saat..
hadii,
üssülmeyin artık,
işte cennetteyim...

devamını okuyayım »