jedi training institute

  • 477
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen yıl

din

iki farklı kavramın arapça'da bir birine bulaşmış hali.
------------------------------------------------------------------------------------------------
ilki, hint avrupa dilleri kökenli:
dyana: "a profound state of higher consciousness" (sanskritçe, m.ö. 2000) *

buradan uzakdoğu dillerine şöyle geçmiş:
chan/dzjen: "meditative state, absorption, to yield" (çince)
zen: "togetherness of body and mind." (japonca) *

diğer yandan, sanskritçenin yakın akrabası olan zerdüşt diliyle * ortadoğu'ya gelip, oradan da farsça'ya geçtiğini görüyoruz:
daena: "vision, revelation" (avestan) *
din: "inner self, concience, creed" (farsça, m.ö. 5.yy)

bu koldan bakınca sözcüğün tamamen maneviyatla ilgili bir anlam taşıdığı net.
------------------------------------------------------------------------------------------------
diğeri ise semitik diller kökenli:
dinu: "to judge" (akatça, m.ö. 2500) *

asur ve sümer yazıtlarıda kullanılan bu dilden de ibranice'ye kadar taşınmış:
dina: "the law" (aramice)
dn: "justice" (ugaritçe)
diyn/dyn: "law, judgement" (ibranice, m.ö 10.yy) *

bu ikinci koldan bakınca da anlamı gayet açık. yasal düzenlemelerle alakalı bir ifade.

örneğin tevrat'ta 25 defa geçen bu sözcük bir kez bile "inanç" manasında kullanılmıyor. hepsinde "judge, execute, plead" gibi yargı ve hukukla alakalı çevrilmiş. *
------------------------------------------------------------------------------------------------
yukarıdaki lisanlardan çok sonra ortaya çıkan (m.s 1.yy) arapça dilinde ise şöyle tanımlanıyor:
"religion, the way of life in which righteous muslims are obligated to adopt in order to comply with divine law"

kuran'da 79 kere geçen "din" sözcüğünün manası bugün hala tartışma konusu. "religion, faith, obedience, submission, system, power, supremacy, ascendancy, dominion, law, constitution, mastery, government, realm, decision, definite outcome, judgment, reward and punishment, way to be follwed" şeklinde yerine göre "inanç, ibadet" yahut "hukuk, devlet" minvalinde tercüme edilebiliyor. *

yani fonetik olarak aynı, anlam olaraksa çok farklı olan bu iki sözcük, arapça'da bir birine karışmış.

tesadüf mü yoksa maksatlı mı bilemediğimiz bu karışıklığın tarihsel sonuçları ise ayrı bir tartışma konusu sayın seyirciler.

not: tanımlar, yazıda geçen tüm dillerden direkt çeviri olduğu için ingilizce.

devamını okuyayım »