jolly joker

  • 474
  • 0
  • 0
  • 0
  • 5 ay önce

türkiye'ye sığınan suriyelilerin kalıcı olması

sonuna kadar karşı çıktığım durum.

temiz, kalabalık olmayan, kanaatkar bir aile sahibi oldunuz, ailenizin az sayıdaki evlatları kaliteli bir eğitim aldı, insan gibi yetişti ve görece düzgün işlerle meşgul oldu, kendi ayakları üzerinde durdular, onurlu bir hayat sürdüler, şimdi de az sayıda çocuklarına aynı hayatı yaşatmak için çabalıyorlar.

ama artık işler değişti. dünyanın sefil, yoksul bir yöresinde insanlar sizin gösterdiğiniz sağduyuyu, sebatı göstermedi, neredeyse her bir seks bir çocukla sonuçlandı. cehalet, mezhepçilik, din ya da adına her ne derseniz deyin ülke karıştı. onlar da sizin ülkenize, şehrinize geldiler. kimi paçanıza yapışıp dileniyor, kimi siz tatildeyken evinizi soyuyor, kimi yıllardır arabanızı koyduğunuz sokakta değnekçilik yapıyor. bir başkası yarın evladınızı sizden kalan arsayı patronuna satması için tehdit edecek. evladınızın insanca bir ücretle yapacağı işi yarı fiyatına birileri yaptığı için evladınız işsiz. artık her hafta alışveriş ettiğiniz semt pazarında tanıdık simalar yok. artık kalitesiz malı pahalıya alıyorsunuz. çünkü etrafınız nereden geldiğini göremediğiniz insanlarla doldu taştı. artık gürültüden evinizde bile rahat yok. çünkü yan daireye sekiz çocuklu bir aile taşındı ve evinizin önünde bağıran seyyar satıcılar eksik olmuyor.

(bkz: patronunu döven suriyeli işçi)
(bkz: suriyelilerin izmirli kıza saldırması)
suriyeli sığınmacılar taksiciyi öldürdü
şanlıurfa’da bir grup suriyeli bir taksi durağını bastı
araştıran birisi, sığınmacılarınyoğun olarak yaşadığı hatay, antep vb. şehirlerde suç oranlarının nasıl yükselmekte olduğunu hızlıca bulabilir.

efendim mültecileri geri çevirmek ahlaki değildir, ekmeğimizi paylaşmalıyız. hassiktir ordan!
bir başkasının problemlerinin yükünü neden biz çekmek durumundayız, sonuçlarına hangi sebeple katlanmak zorundayız?

her bağımsız ülkenin kendi sorunlarını çözmesi için irade göstermesi beklenir. ülkeyi geçin, aç bir ailenin, hele ki böyle problemli bir coğrafyada savaşın içinde yaşarken çocuk yapmaya devam etme kararını onaylamak mümkün mü? molasız çocuk doğurmaya devam edip, “ölürse yenisini yaparız, hayatta kalırsa bizimdir” düsturunu benimseyen insanların ahlakı sorgulanmaz ama böyle aykırı yazılar yazanlar anında vicdansız, maneviyatsız olarak damgalanırlar.

bu noktada bir algı saptırmasına da dikkat çekmek istiyorum. deniyor ki suriyeli mülteciler sınavsız üniversiteye girebilecek ve hastanelerden bedava yararlanabilecek. hassiktir gerçekten. hastanede kullanılan tıbbi araç gerecin de, personelin de maaşını vergilerimizle ödüyoruz lan biz. bedava ne demek? ne demek bedava?
üniversiteye sınavsız girecek bir suriyeli için ise iki alternatif var. o bölümde okuyacak ve it gibi çalışmış bir vatan evladının kontenjanını dolduracak ya da bölümde ilave bir kalabalık yaratacak, huzur kaçıracak. her iki durumda da senin geleceğine yaptığın yatırım olan okumuş insanlar zarar görüyor.

ülkemize mülteci sıfatıyla gelen suriyelilerin yaptıkları ve onları kabul etmek ahlaki ve adaletli, ama mültecileri geri çevirmek ahlaksızlık ise, bu ahlak hazretleri ve onun vezirleri vicdan ve adalet, kimin yararına çalışıyor, ahlaklının mı, ahlaksızın mı; ya da vicdanlının mı, vicdansızın mı?

devamını okuyayım »