josemontana

  • bıçkın (483)
  • 608
  • 10
  • 3
  • 0
  • evvelsi gün

tutunamayanlar'ı bitiremeyenler

bunlardan birisi de kitabın yazarı olan oğuz atay’ın kendisidir.
kendisi bunu bizzat bana, şahsıma ağa camii’nden sapınca gidilen, “kendin pişir kendin ye” tarzı bir meyhanede söyledi. daha sonraki yıllarda ihsan oktay anar’ın puslu kıtalar atlası adlı romanından hikayesini öğreneceğim, mutfakta bulunup duvara asılan ve dua zannedilen okunaklı olmayan değişik yazının eğreti duruşu da farklı bir hava katmıştı bu meyhaneye. yine intiharını bir yerel gazeteden öğrendiğim ve yanımızdan geçerken oğuz’a selam veren sinek kaydı traşlı gençten oğlan da o gün bizimle aynı meyhanede içmişti. allah tahsilatını affetsin ölümünün arkasından çok dedikodusu yapıldı rahmetlinin.
olaya gelecek olursak o gün meyhanede oğuz bana, kitabını ilk okuyan kişinin vüs'at o. bener olduğunu ve şimdi internetten yapacağınız kısa bir araştırma ile öğrenebileceğiniz kitaptaki karakterlerin gerçek hayatta kimler olduğu, kitabın yazılma öyküsü gibi daha birçok şeyden bahsetti. en önemlisi ise kitabın üç cilt olacağı ve devamının yazılacağına ilişkin verdiği bilgiydi. bunun en büyük şahidi de o gün masamızda oturan elinden tutunamayanlar’ı düşürmeyen, saf ve düşünceli üniversite öğrencisi ile gözlüklü entel tayfadan adının daha sonra ahmet cemal olduğunu öğrendiğim çevirmen, yazardır. bu şahsı da oğuz’un(senli benli konuşmayı sevdiği için bende kendisine bu şekilde hitap ederim hep. ama aklınızda bulunsun el kol şakalarından pek hazzetmez) isteği doğrultusunda türkçe’ye körleşme olarak çevirdiği elias canetti’nin auto da fe romanının ön sözünde yukarıda anlattığım olaydan bahseder. yalnız hikayede benden hiç söz etmez. canı sağolsun.

devamını okuyayım »