justus jonas

  • şamda kayısı (703)
  • 914
  • 9
  • 2
  • 0
  • dün

7 şubat 2018 takip ve taciz edilmem rezaleti

sözlükte devam eden taciz.

bir insanın takip edilmesi üzerinde yeterince düşünmeden yazı yazmak doğru değildir.

bunun cinsiyetle de ilgisi yok çünkü takip edildiğinizi anladığınız andan itibaren ruhsal ve bedensel olarak yoğun stres yaşarsınız. vücut kimyası savunma/saldırı terazisinde gider gelir, nabız ve adrenalin artar, tansiyon yükselir.

takip eden kişinin kimliği, amacı ve bu amaca ulaşmak için neyi göze alabileceği, zarar verip vermeyeceği bilinmemektedir.

takip eden kişiyle muhatap olma düşüncesi sanıldığı gibi kolay değildir çünkü bunun için muhatapla yüzleşmek gerekir. takip eden tam da bu fırsatı kolluyor olabilir. amacı size saldırmaksa, bu imkanı kendisine altın tepsiyle sunmuş olursunuz.

örnek:
öğrenciyken, hem de pazar gibi kalabalık bir yerde, hiç tanımadığım bir akranımın "birader bi baksana!" dediğini duydum. park halindeki iki aracın arasında çömelmişti. bir şeylerin ters gittiğini hissettim fakat yine de nezaketen durup ona yöneldim. sol tarafımda göz ucuyla bir hareket sezerek bir adım geri attığım sırada sağ şakağımda bir sancıyla yere devrildim. üç kişi birden üzerime çullanıp yumruk ve tekme atmaya başladı. can havliyle doğrulup okul çantamı savurdum. şansıma, çanta üçüne de çarpıp benden uzaklaştırdı. bu fırsatla kaçabildim.

bunlar kimdi? neden bana saldırdılar? kurtulamasaydım ne olabilirdi? bugüne kadar yanıtsız kalan sorular. demek ki, sizi takip eden veya kurban olarak seçen birisiyle durup medenice konuşmanız mümkün olmayabiliyormuş.

takip edilmekten rahatsız olmak için kadın olmanıza da gerek yoktur, örnek2:
almanya'da bir gün posta kutuma üzerinde bir telefon numarası ve "ara lütfen" mesajı kayıtlı bir parça kağıt bırakılmıştı. önce üzerinde durmadım. birkaç gün sonra posta kutuma yine aynı içerikte bir mesaj bırakıldı. bu sefer endişelenmeye başladım. çünkü mesaj sahibini tanımıyordum, fakat bu bilinmeyen kişinin benim adresimi bildiği anlaşılıyordu. niyetini ve neden böyle bir yöntem seçtiğini bilmiyor, art niyet seziyordum.

sonunda posta kutuma aynı kişi tarafından bir yemek davetiyesi kartı bırakıldı. yine isim yoktu. bu sefer aradım, bir kadındı. beni beğendiğini ve tanışmak istediğini söyledi. teşekkür ettim ve evli olduğumu ifadeyle, nazikçe reddettim. ertesi gün tekrar aradı. bu defa: "madem evlisin, neden yalnız yaşıyorsun ve neden yüzük takmıyorsun?" dedi.

hiç tanımadığınız birinin bu kadar özel bilgilerinize nasıl erişebildiği rahatsızlık ve endişe vericidir, özel yaşamınızı taciz demektir.

şimdi bir de kadınlar açısından bakalım:
kadın düşmanlığının, kadına şiddetin, tecavüzün arttığı ve saldırganların pişkince ortada dolaştığı zamanlarda, tanımadığı bir erkek tarafından takip edilen bir kadının ne düşünmesini bekliyorsunuz!

yanından geçen kıza tokat atan manyakların, dolmuşuna binen kıza işkence ve tecevüz edip sonra yakan canilerin, kendisini boşayan eşini öldüren katillerin cirit attığı bir ortamda takip edilmenin ne kadar endişe verici olabileceğini anlamak bu kadar güç olmasa gerek, meğer ki işinize gelsin. bu yazar yine cesaret gösterip tacizcisinin karşısına dikilmiş! kendisini tebrik ediyor ve içtenlikle geçmiş olsun diyorum.

bu platformda bir şey daha dikkatimi çekti:
ucu kendine dokunmayan her konuda ahkam kesip, bilirkişi edasıyla akıl veren, laf sokan, alay eden bir dolu empati yoksunu yazar var. "takip nerede biter", "taciz nerede başlar", insanın duygularını kuyumcu kantarıyla ölçmeye kalkıyorlar.

özet:
ateş düştüğü yeri yakar. takip ve taciz en iyi ihtimalle insanın ruh ve beden sağlığına ateş düşürür. en kötü ihtimaleri ise maalesef her gün gazetelerde okuyoruz.

devamını okuyayım »