kaelthas

  • hippi (402)
  • 744
  • 0
  • 0
  • 0
  • 2 ay önce

19 haziran 2010 gediktepe karakolu saldırısı

bazıları bu baskını yapan pkk ile savaşarak çözüme ulaşamayacağını düşünüyor. bence yanılıyorlar. askeri bir çözüm ayağı var bu işin, ve görmezden gelinemez. tek başına askeri değil elbette, ama askeri ayağı da oldukça önemli. nedenlerinden bazıları da bence şunlar:

1- pkk kurulduğunda (apocular idi o zamanlar) sosyalist-gerilla tarzında bir örgüttü değil mi? kuruluş amacı "kürt halkın özgürlüğü" gibi birşeydi, ve hatta bu yüzden bölgedeki aşiretlerle bile kavgalı durumdalardı. ama sonradan ne oldu? aşiretlerle anlaşmalara girdiler, uyuşturucu/kaçakçılık işlerine girdiler vs. yani örgütün o ilk kurulduğunda taşıdığı "politik" amaç eridi gitti. bu nedenle, artık "açılım yapmamız yeter" demek abesle iştigal. çünkü pkk artık sadece politik değil (hatta neredeyse hiç politik değil) organize bir suç/terör örgütü. bu nedenle, eğer ilk zamanlarında belki bir açılımla pkk'nın istekleri sağlansaydı, örgüt üyeleri "biz amacımızı yerine getirdik" deyip silahlı saldırı yoluna gitmezlerdi (belki); ama şu an, pkk kaçakçılık vs. yollarla olağanüstü bir güç kazandı ve dolayısıyla, tüm istekleri yerine getirilse bile mızmız çocuk edasıyla savaşı devam ettirmeye devam edecek; ve dahası, istekleri karşılandıkça daha fazlasını istemeye devam edecek. bu yüzden, pkk nın artık kürt halkıyla bir alakası yok, pkk sadece kendisinin arzuları için savaşır durumda. dolayısıyla, kürtlere açılım yapmak, sadece kürtlere fayda sağlayabilir, pkk'yı durdurmayacaktır.

2- "kürt açılımı" bence "politik olarak" bir hataydı. bir kere ismen sakattı. pkk "biz kürtlere özgürlük istiyoruz" dediği için (öyle bir amacı olmasa bile) hükümetin böyle bir çağrının ortalarda dolaştığı zamanlarda "kürt açılımı" ile ortaya çıkması, pkk içinde - eminim ki - "istediğimizi yaptırabiliriz" havası doğurmuştur, pekala. e bu durumda, pkk daha fazlası için pekala da hareket edecektir - son zamanlarda terörün azmasını ben biraz da buna bağlıyorum. hükümet bence burada "politik bir oyun" oynamalıydı: açılımları yaparken "kürt açılımı" isminden özellikle kaçınmalıydı, mesela "çerkez açılımı" diyebilirdi - sebep olarak da, atıyorum, "çerkezlerin hiçbir terör örgütü ile bağlantısı olmaması" gösterilebilirdi. elbette insanlar aptal değil; "bu işin ucu kürtlere de dokunuyor" diyeceklerdi; bu durumda da hükümet çıkıp "elbette, çünkü orada teröre bulaşmamış kürtler de var" deyip bu işi oldukça akıllı şekilde yönetebilirdi. bu sayede hem hükümet açılımları yapabilir, hem de terör örgütünün şımarmasına katkıda bulunmadan iş görebilirdi; hem de açılımlar üzerinde daha çok kontrol sahibi olurdu. ama tabi, akp ve neoliberallerin özündeki popülizm ve kürt oylarının aşkı nedeniyle böyle davranmalarını bekleyemeyiz - en azından ben beklemiyorum. (not: çerkezler falan misaldi, ama sanırım ne demek istediğim anlaşılmıştır)

3- 30 yıl boyunca süren terörün sürmesinin tsk nın davranışları olarak yorumlamak salakça olur. elbette tsk nın yadsınamaz kabahatleri var (mesela kaynak kullanımı çok kötü, acemi askerleri savaş alanında tutması saçmalık, salakça davranan komutanlar sürüsü var vs.) fakat işlerine gelince "tsk, hükümete bağlıdır" diyen insanların burada bir düşünmeleri lazım: sizce "hükümete bağlı" bir kurum, kendi başına karar verebilir mi? "verebilir" derseniz, size "bsg!" derim, "bilmemne darbe planı hukuka aykırı" diye ortalarda dolaşmayacaksınız o zaman. "veremez" derseniz, bu sefer de çıkıp "tsk çok kötü rerörö, hükümet ne yapsın" derken iki kere düşünün: işin arkasında hükümet ayağı olacak çünkü. siz zannediyor musunuz ki tsk hükümetten onay almadan askeri harekat yapabilir? "e yapıyor" demeyin, yap(a)mıyorlar. hatta size şöyle söyleyeyim: bu sene yapılacak hareketlerin %85 i zaten yapılan mgk'da kararlaştırılmıştır. kalanlar da olağanüstü toplantılarla ya da iç yazışmalarla (kanun hükmünde kararlarla vs.) yapılır. tsk nın tek başına - karar almadan - askeri hareket yapması için ohal ilan edilmesi gerekir - ki sanıyorum ohal altında bir bölge kalmadı artık. şimdi anlıyor musunuz neden "e altı ay önce istihbaratı gelmiş" denilen olayların önünün alınamadığını? (tabi bunda tsk nın istihbarat biriminin de büyük kusuru var ama, maksadım olayın farklı boyutları olduğunu da göstermek olduğu için buna değinmiyorum)

demek istediğim, hükümetin malca hareketleri sürdükçe, bu tip saldırılar - malesef - artarak devam edecek. e tabi, ülke yönetmekten anladığı tek şey "koyun gütmek" olan bir başbakanın önderliğinde kurulmuş bir hükümetten de basiret sahibi olmasını beklemek abesle iştigal geliyor bana.

devamını okuyayım »
19.06.2010 19:05