kafadan sick

  • 295
  • 0
  • 0
  • 0
  • 3 ay önce

kuran-ı kerim mucizeleri

yüce alllah'ın kelimeler ile yaptığı, edebi, sayısal ve bilimsel mucizelerdir...

yunus 82
"ve suçlular hoş görmese de allah, hakkı, kelimeleriyle ortaya çıkarıp kanıtlayacaktır."

bakara-23. eğer kulumuza indirdiğimiz şeyden bir kuşkunuz varsa, siz de onun benzeri bir sûre getirin. allah’tan başka bütün yardımcılarınızı da çağırın, eğer iddianızda doğru iseniz.

ve bu ayetin devamında bunu asla yapamayacakları öne sürülür.

bakara-24. eğer, yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- o hâlde yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten sakının. o ateş kâfirler için hazırlanmıştır.

dikkat edilirse bakara 23'te; "tek bir sure" getirilmesi istenir. bilindiği gibi en kısa sure 3 ayetten oluşur.. bu iddia bile kendi başına muhteşemdir ve şimdi o iddianın ne kadar sağlam olduğunu görelim.

kıyame 37
"insan, dökülen meniden bir nutfe (sperm hücresi ya da bir kaç hücre) değil miydi?

sadece şu ayetin ne kadar muazzam bir yazıma sahip olduğunu göstericem.
bazı inkarcılar ayette geçen nutfe kelimesinin meni olduğunu, yani gözle görülen sıvı olduğunu söylerler. fakat bu ayet buna bir set çekiyor ve iki ayrı kelimeyi tek bir ayette sunuyor. dahası var; meni kelimesi için kullanılan bir söz, aynı şekilde kuran'da nutfe kelimesi için hiç kullanılmamıştır. şimdi o kelimeye bir bakalım.

örneğin vakia suresinin 58. ayetinde arapça (efe reeytum) ifadesi geçiyor. bu kelime ''gördünüz mü'' anlamına geliyor.

ayetin meali şu şekildedir:

gördünüz mü döktüğünüz meniyi? onu siz mi yaratıyorsunuz, yoksa biz miyiz yaratan? (vakia 58-59)

yani anlıyoruz ki meni gözle görülen bizim bildiğimiz anlamdaki erkeğin üreme sıvısı. peki nutfe nedir?

nutfe'nin sözlük anlamı; "bir miktar suyun küçük bir miktarı" sadece buradan bile bahsedilenin meni'deki bir sperm hücresi olduğu sonucu çıkar.

bir de, arapça'nın özel bir yapısı var. bir kelimeyi oluşturan harflerin sadece yerlerini değiştirdiğinizde, o kelimeyle bağlantılı kelimeler oluşur. bir örnek verecek olursak,
amel kelimesi... bu kelimenin arapçasının harflerinin yerlerini değiştirdiğimizde (ekleme çıkarma yapmadan) ilim kelimesi ortaya çıkıyor. ilim olmadan amel olmayacağı için bu kelimeler bağlantılıdır.

nutfe için de bu örnek geçerli.
nutfe kelimesi 3 harften oluşuyor arapça'da... nutfenin kendi başına anlamı belli.

bu harflerin yerlerini değiştirdiğimizde anlamları "ölüm-engel- olacak bir kelime oluşuyor.
harflerin yerlerini bir kez daha değiştirdiğimiz de, anlamı; "bir noktayı aşan" olan bir kelime oluşuyor.
bir kez daha yerlerini değiştiridğimiz de, anlamı; "fışkıran bir su" olan bir kelime çıkıyor.
bir kez daha değiştirdiğimiz de, anlamı; "zekice-ustaca" oluyor.

yani şimdi düşünün, 3 harflik bir kelimenin toplam kombinasyonu 6 dır. 5 tanesinin anlamı tam olarak sperm'i tarif ediyor. nasıl mı?

"fışkıran bir su"(1) olan meniden gelen spermler, rahime doğru giderken kadının üreme organlarında bakterileri öldürmek için bir "engel"(2) olan asitler, yaklaşık 250 milyon sperm'den bir kaç yüz tanesi kalacak şekilde "öldürür"(3). kadının yumurtasının yolladığı sinyali hisseden spermler karanlık olan o mağarada adeta rüzgarı takip eder gibi çıkışa (yumurtaya) giderler "zekice" (4)

hepsi sperm'in macerasını anlatıyor görüldüğü gibi. hemde nutfe (sperm hücresi) kelimesiyle.

şimdi de nutfe'nin tek bir sperm hücresi olduğunu netleştiren bir başka ayete bakalım.

araf 189. ayet
o, odur ki, sizi bir tek nefisten yarattı, eşini de ondan vücuda getirdi ki, gönlü buna ısınsın. eşini sarıp kucaklayınca, eşi hafif bir yük yüklendi de bir süre onu gezdirdi. o yük ağırlaştığında ikisi birden rablerine şöyle dua ettiler: "bize salih bir çocuk verirsen muhakkak biz, şükredenlerden olacağız."

burada, erkek ve kadının cinsel ilişkiye girince dökülen menide ki bir nutfe'yi eşi yükleniyor. daha sonra, o yük ağırlaşıyor. kadın, karnında genelde 1 çocuk taşır.. ikiz ve üçüz istisnaları dışında... o halde yüklenen yük, nutfe ayeti ile bağdaştığında açıkça bir ya da birkaç sperm'i geçmeyeceği anlaşılıyor.

tabi ki bu ayette yüklenilenin sadece nutfe olmadığını da belirtmem gerekir. ayette "bir tek nefisten" yaratıldığımız geçiyor. neden nefis için "bir tek" vurgusu yapılıyor? kuran'da, nefisten yaratıldığımız geçen her ayette (benim gördüğüm) "bir tek nefis" diye nefisin tekliği vurgulanır.
nefis kelimesi "öz" anlamına geliyor. her insanın "bir tek öz"den yaratıldığı söyleniyor. ve ilginçtir ki aynı ayette eşlerin çiftleşmesi anlatılıyor.

tekvir suresinde "nefisler çiftleştirildiğinde" ayeti yer alır. bir tek nefis vurgusunun yapılması yarım nefislerin, yani "özlerin" yarısının olduğunu da gösterir. bilim bize gösteriyor ki, 23 kromozom babadan 23 kromozom anneden alınan hücreler 46 kromozom ile insanın dna kodunu ve her şeyini taşır hale geliyor. fiziksel görüntüsü dna'da gizli..

ve yasin 36 da; nefislerin de çiftler halinde yaratıldığı söylenerek "tek bir nefis" kelimesinde tekliğin vurgulanmasının ne kadar yerli yerinde olduğu ortaya çıkıyor.
"şanı yücedir o allah'ın ki toprağın bitirdiklerinden, onların nefislerinden ve nice bilmediklerinden bütün çiftleri yaratmıştır."

yani özetlersem, ayette bir tek nefis ifadesi zamanı gelince iki yarım nefsi (nefisler çiftleştirildiğinde) kadının hafif bir yük diye tanımlanan o yükü (tek bir nefsi) yüklenmiş olduğu anlatılıyor. yani insanın yaratıldığı şey yaratılma aşamasıyla anlatılarak veriliyor. burada, nutfe dediğimiz yarım nefis; anne rahmindeki yumurta diğer yarım nefis oluyor.

anne'deki yumurtalığın olduğunu ve nutfenin erkek ve dişiyi belirleyen yarı nefis olduğu ise enam 98. ayette açıklanmıştır.

"sizi bir tek nefisten yaratan o'dur. bir karar kılma yeri (spermin cinsiyeti belirleyen olması) bir de emanet yeri vardır(anne'daki yumurta hücresi). anlayan bir topluluk için, biz ayetleri detaylıca açıkladık."

açıkça bu ayetteki son cümlede, "anlayan/düşünen/idrak eden bir topluluk için ayetleri detaylıca açıkladık" denerek, bir tek nefis'in ne olduğunu bu ayette açıklamış olduk deniyor.

devamını okuyayım »