kahvesodalimon

  • aklıselim (556)
  • 854
  • 4
  • 1
  • 0
  • 5 gün önce

amsterdam

türkiye'de yaşayanlar için ütopya seviyesinde farklı yaşam tarzlarına saygı barındıran şehir. ilk gittiğimde kafa güzel insanları, belediyenin astırmış olduğu "gay pride" etkinlik afişlerini gördüğümde (melih ya da kadir başganın böyle bir etkinliğe sponsor olma ihtimali, bildiğimiz olasılık hesaplarını bile çaresiz bırakır), önce bir "noluyoruz amk" kafası yaşamakla beraber, sakin kafayla düşününce olması gerekenin bu olduğunu anlarsınız. amsterdam'da insanlar kim olmak istiyorlarsa öyleler, "elalem ne der", "allah çarpar", ya da "polis yamultur" gibi çekinceleri olmadan ve de başkalarının yaşam alanlarına tecavüz etmeden de yaşanılabileceğini gösteriyorlar.

"abi amsterdam'da uyuşturucu serbest, kekler mantarlar havada uçuyor, red light'ta ne karılar var" diye gitmeyin oraya, istanbul'daki herhangi bir semtte inanın daha fazla uyuşturucu ve fuhuş işi dönüyor, coffee shop'ların yanından geçerken alacağınız kokuyu birçok lisenin yanından geçerken de alabilirsiniz. ama red light gezisinde arkadaşımla bana türkçe seslenip tanıştıktan sonra kapı önünde muhabbet ettiğimiz türk bir transeksüelin (bu olay apayrı bir entry konusu) anlattığına göre hayat kadınlarının sosyal güvenceleri, emeklilik hakları, güvenlik, göçmen ise dil ve uyum kursları ile barınma destekleri mevcut. ki bizim tanıştığımız abla da türkiye'de grafiker olduğunu, dil öğrenimini tamamladıktan sonra kendi mesleğinde çalışmaya başlayacağını söylemişti. türkiye'de tercihleri yüzünden işten atılıp fuhuş yapmaya zorlandığını söylemeye gerek yok sanırım.

entry nasıl başladı nereye gitti, biraz karışık oldu farkındayım, ama ne olursunuz amsterdam'a gittiğinizde kendi hayatlarınızla kıyaslama yapın, "sen şu'sun sen bu'sun" demediğimizde insana yakışır bir şekilde de yaşayabileceğimizi görün. isteyenin kilisesinde dua ederken isteyenin elinde kekle takılmasında bir sakınca olmadığını görün. "öteki"si olmayan bir şehrin mutlu insanlarını görün, karşılıklı saygıyı görün, "güzellikte yok dünyada bir eşi" diye yıllardır bize pompalanan "tektipleştirme" üzerine kurulu yaşam tarzımızın ne kadar boktan olduğunu görün.

devamını okuyayım »