kallesnikof

  • delikanlı (442)
  • 729
  • 1
  • 0
  • 0
  • 2 hafta önce

rus kızın gözünden istanbul

rus arkadaşımın uzun zamandır beklediği bir geziydi istanbul gezisi. iyi eğitimli, neşeli, yardımsever bir arkadaş. istanbul hakkında sorular sorunca ben de nelere dikkat etmesi gerektiğini kısaca anlattım. ancak gezi nasıl gidiyor sorusunun yanıtı pek hoş olmadı. "bir an önce moskova'ya dönmek istiyorum" diyince neden dedim. uzun uzun yazdı. işte tercümesi;

rahat rahat gezemiyoruz. sokaklarda rahatça dolaşamıyoruz. mağazaların önünden rahatça geçemiyoruz. rahat rahat fotoğraf çekinemiyoruz. hatta bir kafede veya restoranda rahatça yemek yiyemiyoruz.
en önemlisi kendi aramızda rahatça rusça konuşamıyoruz. insanlar rusça konuştuğumuzu duyduğunda hemen bağırarak korkunç rusçaları ile konuşmaya çalışıyor. hepsi bu “nasılsın, buraya gel” gibi tiksindirici kelimeleri ve sair..
önceki gece kafede yemek yedik. normal bir kafe, bir sürü milletten insanlar ve geneli kız. biz sadece oturduk ve yemek yedik. kendi aramızda normal bir sesle rusça konuştuk. yan masamızda oturan adamlar kafasını çevirip bakmaya başladılar. bir daha kafasını çevirdiler, bir daha ve üçüncü defa. onlar bizi gördükten sonra rusya hakkında konuşmaya başladılar. ben net bir şekilde duydum. ben ayağa kalktım ve kız kardeşime bu kafeden gitmemiz gerektiğini söyledim.
dün sokağa çıktık. kafe ve dükkan sahipleri bizim yolumu kestiler. biz onlara ve dükkanlarına bakmadık bile. ama onlar ısrarla bizi kafelerine çağırdılar. bizim ilgilenmediğimizi gördüklerinde kabaca sordular; “hoşuna gitmeyen ne?”
bana devamlı türkçeyi nerede öğrendiğimi sordular, nerede okuduğumu vs. problem şu ki onlar mola vermiyorlar. ilk gece bir kafeye yemeğe gittiğimize kafenin sahibi bana türkçem hakkında sorular sordu. sonra başladı kaç yaşında olduğumu, evli mi bekâr mı olduğumu ve onunla bir kahve içip içmeyeceğimi sordu.
erkekler yalnızca tiksindirici davranmaya devam ettiler. biz bir kafeye girdiğimizde tokalaşmak için ellerini uzattılar. ben tanımadığım birisinin elini sıkmak istemiyorum. şunu da iyi biliyorum ki onlar türk kızlarına bu şekilde ellerini uzatmıyorlar.
şehri sakin sakin izlemek, gezmek yasak. sürekli nahoş, sırnaşıkça ve ilgili insanlar.
ayrıca çok nahoş bir olay oldu taksici ile ki bunu ben başka ülkelerde ve şehirlerde hiçbir zaman yaşamadım.
ben bir daha türkiye'ye ne tek başıma ne de kız kardeşim ile gelmek istemiyorum. asla! pek çok nahoş olay, pek çok.

edit: inanmayanlar, uydurulmuş diyenler oldu. buyrun vk görseli rusçası olan arkadaşlar yazılanları doğrulayacaktır. üç beş çeviri hatası olabilir tabi. bir kaç çeviri hatası da olabilir ama manada sıkıntı yok. söyledikleri aynen böyle.
gezilen lokayson sorulmuş tarihi yarımada gezilmiş. özellikle gittikleri yerler; dolmabahçe sarayı, ortaköy camii, sultahahmet, ayasofya. yani dışarıdan gelen turistlerin %90'ının dolaştığı yerler.

edit 2: şovenizm, ülke insanını kötüleme amaçlı diyenlere cevaben bir şeyler karalayayım; benim düşünceme göre yurtdışına çıkan insanımız iki farklı yola gider. ya ülkesine olan bağları daha fazla artar veya ülkesini reddetmeye meyleder. ben birinci grupta görüyorum kendimi. sokakta yürürken türkçe duyunca istemsiz gülümsediğimi bilirim. uzun süre dışarıda yaşayınca türkçe duymak farklı hissettiriyor. minibüste, otobüste, sokakta bir şey sormak ve cevabını almak öyle büyük mutluluk ki anlatamam. türkiyeden bir an önce si*tir olup gitmek düşüncesini bu yüzden hep garipsiyorum. buradaki işlerimi tamamlayıp bir an evvel memleketime dönmek istiyorum. dolayısıyla yazının paylaşılma sebebi ülkemi, insanımı kötülemek değil. şovenizm kısmını da kabul etmiyorum. daha önce irlandalı turist mevzusu aylarca konuşuldu burada. aksaray esnafına hak veren kaç kişi çıktı ki? bu yazının asıl amacı ciddi bir toplumsal problemimize işaret etmektir. ekşi sözlük bu konuda benim en takdir ettiğim mecra. binlerce insana ulaşma imkanı var. faceden, twitterdan şurdan burdan paylaşsam ulaşabileceğim kitle sınırlı. sınır ve de hedef kitlesi genelde uygunsuz olabiliyor. burada da gereksiz tipler yeteri kadar mevcut lakin en azından düşünebilen insanlar da var.
istanbul'un ne kadar çirkin olduğunu, istanbul'daki esnafın ne kadar pişkin, arsız, utanmaz, ahlaksız olduğunu az çok biliyoruz. (istisnalar kaideyi bozmaz) hepimizin başına gelmiştir bu adamlar tarafından kazıklanmak, bunların yanlış davranışlarına maruz kalmak. havaalanı bombalanmasında milletten para isteyen taksici, show haberin arap turist kılığında taksiye binmesi, irlandalı turist gibi bir sürü olay ve bu olayların ekşide ciddi biçimde tartışıldığını hatırlıyorum.
kısaca amacım şovenizm, duyar kasmak falan gibi başlıklardan ziyade problemli bir yanımıza eleştiri getirmektir. en basitinden turistik yerlerdeki esnafların denetimlerinin artırılması, sokaktaki vatandaşı dükkanına bağırarak çağırmalarının engellenmesi gibi bir takım düzenlemelerin önünü açmasını sağlayan olayların ilk adımı olmasını umarak yazdım.

devamını okuyayım »