kaptanin seyir defteri

  • 1049
  • 0
  • 0
  • 0
  • 10 yıl önce

la nausee

romanın kahramanı roquentin yalnız yaşamaktadır. bu da onu düşünmeye ve günlük tutmaya iter. sartre'ın varoluşcu bakışıyla üzerinde durduğu temel sorunlar romanda roquentin'in dilinden açığa çıkar. eylemlerinden arındındığında 'insan', niteliklerinden ayrıldığında 'nesne' nedir? romandan muhtelif örnekler vermek gerekirse:

"yüzüme böyle nitelikler verilmesine şaşıyorum aslında. bir toprak parçasına ya da bir kayaya güzel ya da çirkin demek gibi bir şey bu."

"serüvenler kitaplardadır. kitaplarda anlatılanların hepsi hayatta gerçekleşebilir tabii, ama aynı biçimde değil. oysa benim için o gerçekleşme biçimi önemliydi."

"kişioğlu hikayecilikten kurtulamaz. kendi hikayeleri ve başkalarının hikayeleri arasında yaşar. başına gelen herşeyi hikayeler içinden görür. hayatını sanki anlatıyormuş gibi yaşamaya çalışır."

"vakitlerini dertleşmekle, aynı düşüncelerde olduklarını anlayıp mutluluk duymakla geçiriyorlar. aynı şeyleri hep birlikte düşünmeye ne kadar önem veriyorlar."

görüldüğü gibi roquentin kendi bedeni dahil dış dünyayla olan ilişkisini ve tüm fenomen dünyasını tekrardan sorgulamaya başlar. o zamana kadar ona olağan gelen herşeyde şimdi bir acayiplik vardır artık. bu durum da onu ürkütür ve tuhaf bir duygu durumuna sokar. bulantı duygusu...
(not:jean paul sartre la nausee'yi 1939'da le havre'de öğretmenken yazmıştır)

devamını okuyayım »
04.01.2006 01:24