karayeap

  • bıçkın (497)
  • 689
  • 1
  • 0
  • 0
  • 3 hafta önce

kız babası olmak

kızımı aradım, cuma günü sınavı vardı. sorunun oradan geleceğini düşünmüş olacak ki bana soru sorma fırsatı tanımadan anlatmaya başladı. her gün muhakkak arayan o ebeveynlerden değilim fakat o beni hiç sektirmeden arar ve özellikle sağlığımı sorar. benim ona esas sormak istediğim ise bambaşkaydı;

- kızım sen ayhan sicimoğlu'nu tanıyor musun?
+ hayır tanımıyorum baba
- annenle iddiaya girmiştik, "benim kızım kesin tanır" demiştim, kaybettim :/
+ ne alaka?
- dün annenle gösterisine gittik suat taşer'e.
+ ne gösterisi? stand up mı?
- yok, perküsyonist
+ hımmm :/
- hımmm mı?

neyse kızı daha fazla sıkıştırmak istemedim. onun ayhan sicimoğlu'nu tanımaması ne kadar doğalsa, benim can bonomo'dan nefret etmem bir o kadar doğallıktan uzak ne de olsa. normal bir aile sayılmayız pek.

neden bunları yazdım?

dibimde oğlum varken bu soruyu kızıma sormamın bir sebebi var çünkü. onun çok güçlü olmasını istiyorum. onun babasının onun yaşında gidemediği yerleri görmesini, yapamadıklarını yapmasını, okuyamadıklarını okumasını istiyorum. ne bileyim, dün aklıma geldi, ayhan sicimoğlu'na latin müziği dinlemeye gidiyorum fakat bildiğim tek şey besame mucho. kızım benden daha fazla bilgili olsun istiyorum.

laf lafı açar, kızım, sağlık sorunlarım sebebiyle gidemediğim gezi parkı direnişinde oradaydı. kalbim var benim. kasları zayıf ve gün geçtikçe büyüyor. bu zayıf kalbim, onun için bir an olsun endişelenmedi. "kendine dikkat et kızım, bir şey lazım olursa kartım sende zaten" dedim, oymuş. her gün arayıp rapor verdi bana, "baba süt aldım bugün bilmemkaç koli" ekstrede görünce şaşırma dedi. "kütüphane kuracağız yarın belki onun için de biraz harcarım" dediğinde ise müdahale etme gereksinimi duydum.

"ben, yarın bizim eski tüfeklere mail atarım. orada parayla satın alınmış bir kitap görmeyi istemeyiz hiçbirimiz. ileride ders kitaplarını ısınmak için yakan insanlarla, yakalanmamak için yakan insanlar arasındaki farkı anlatırım sana. orada olman, benim de zamanında ucundan yaşadığım hislere bir şekilde tanıklık etmen ve özellikle dünyayı kendi gözlerinle görüp ellerinle dokunarak tanımandan daha çok hiçbir şey mutlu edemez beni. senden tek isteğim olacak. uymak ya da uymamak sana kalmış ama facebook'ta falan fotoğraf paylaşma. ailemizden hiçbiri yaptığı şeyin reklamını yapmaz, senin de yapmanı istemem. hatıra olsun diye çekildiğiniz fotoğraflarınızı kendin için saklaman, ileride bakıp daha çok mutlu olmanızı da sağlayacaktır, unutma bunu."

"haklısın baba. seni çok seviyorum." dedi sadece. en son yine "bütün arkadaşlarım seninle tanışmayı iple çekiyor" dediğinde bu kadar mutlu olmuştum sanırım.

ona mentör olmak gibi bir misyon edinmedim hiçbir zaman. neyin doğru olup, neyin yanlış olduğunu kendisinin öğrenmesini istiyorum ki daha öğrenmesi gereken çok şey var ne yazık ki. kolundan tutup 18 yaşında ehliyetini aldırdım. her akşam zorla trafiğe çıkardım, evet yeri geldi bağırdım ama bunu bir fırsat bilerek. bir baba, kendisinden daha zeki kızına karşı kendisini çok fazla yetkin hissedemiyor çoğu konuda. her şeyi bizden daha iyi biliyorlar artık. okuyacak kaynakları çok fazla ve daha güzeli nasıl bulabileceklerine bizden daha az kafa yorabiliyorlar.

konu "kız babası olmak"tan çıktı, "gece 2'de içkisi hala bitmeyen ayyaş baba"ya döndü sanırım. kafayı kırıp da bu yazıyı okuyan olursa, şimdiden affola. ve tabii anlam kaymaları ve imla hataları için de.

devamını okuyayım »