karinca yumurtasi yagi kremi

  • hırçın golcü (284)
  • 949
  • 12
  • 2
  • 0
  • evvelsi gün

sevgiliden ayrılmak

hâlâ seven taraf için iğrenç bir durum yaratan olaydır.

bi düşün. mutlusun. seni seven bi kadın/erkek var. hayaller kuruyorsun. şunları-bunları yaparız diyorsun. gece rüyanda bile yer buluyor kendine. her gün onunla konuşmak, en kötü mesajlaşmak istiyorsun. onunla konuşurken, mesajlaşırken yüzünde salak bir sırıtma oluşuyor. hiçbir şey yapmıyorken bile mutlusun lan. yatağında yatıp tavana bakarken bile mutlusun. içinden "beni seven biri var be" diye düşünüyorsun. bundan güzel ne olabilir ki?

her şey böyle güzel giderken, bir anda ondan mesaj geliyor, ya da telefonda ve ya yüz yüze görüşüyorsunuz. ayrılmak istediğini söylüyor. yapamıyorum, heyecanımı kaybettim gibi bir sürü bahane sürüyor öne. ve ayrılıyorsunuz. görüşme bittikten sonra bir anda 180 derece dönüyor her şey. bir boşluğa düşüyorsun sanki. biraz olsun görebilmek, konuşabilmek için her şeyi yapabileceğin o insan artık çıktı hayatından. artık yanında olmayacak, sana mesaj atmayacak, aramayacak. belki de bir daha hiç görmeyeceksin.

bir gece önce tavana baktığında yüzünde var olan o tebessüm yerini acıya bırakıyor. suratın düşüyor, bütün keyfin kaçıyor, hatta belki de ağlıyorsun. kapanıyorsun odana, açıyorsun damar şarkıları. belki de dışarıdan içki alıyorsun. arkadaşların, dostların öğreniyor durumu. üzülme diyorlar, biri gider biri gelir diye teselli etmeye çalışıyorlar. senin yüzünü güldürebilmek için şebeklikler yapıyorlar, kafanı dağıtmak için hadi bir şeyler yapalım diyorlar. kadınsan alışverişe çıkarıyorlar, dışarıda dolaşıyorsunuz ayaklarınız şişene kadar. erkeksen hadi diyorlar, akşam halı saha var.

daha sonra suçu kendinde aramaya başlıyorsun. çok mu üzerine gittim, çok mu boş bıraktım. üzdüm mü, kırdım mı, yapmamam gereken bir şey mi yaptım diyorsun. kafanda bir sürü soru, hiçbirinin cevabını bilmiyorsun. ne yapman gerektiğini bile bilmiyorsun. öylece yatıyorsun yatağında, başucunda şarkılar. müzik senin dert ortağın oluveriyor bir anda. aşk şarkıları dinleyip duruyorsun. bazı şarkılarda sevdiğin aklına geliyor, hüzünleniyorsun. artık onsuz yaşayacak olmanın verdiği acıyı hissediyorsun kalbinde. telefonun daima yanında, olur da mesaj atar, arar diyorsun. mesaj geldiğinde, heyecanlanıyorsun, ondan geldi diyorsun. ama telefona bakınca için burkuluyor, ondan olmadığını fark ediyorsun. bırakıyorsun telefonu bir yana.

dostlar içmeye çağırıyorlar, dertleşiyorsunuz bütün akşam, sabaha kadar. hayatında içmediğin kadar içiyorsun, sarhoş oluyorsun. onunla ilgili şeyler sayıklıyorsun sarhoş kafayla. eve zar zor dönüyorsun, sızıp kalıyorsun yatağında.

aradan günler, aylar geçiyor. toparladım diyorsun, tak her şey başa sarıyor. sanki yeni ayrılmışsın gibi, yeniden acıyı hissediyorsun kalbinde. yüzün çöküyor yine, keyfin kaçıyor. hiçbir şey yapmak istemiyorsun. telefonuna bakıyorsun ara sıra, belki mesaj atmıştır falan diye. sık sık silip yeniden eklediğin telefon numarasını bir kez daha kaydediyorsun rehbere, whatsapp'a bakıyorsun çevrimiçi mi diye. hayır, yine çevrimiçi değil. profil fotoğrafı yok, durumu gözükmüyor. siliyorsun gene, ama o numara rehberden silindi sadece, aklında duruyor hâlâ, sanki hiç unutmayacakmış gibi..

başka çiftleri görmek sana acı çektiriyor. sana onu hatırlatıyorlar ister istemez. el ele tutuşanları görünce onun elini tuttuğun zamanlar geliyor. gözlerinin içine bakıp güldüğün, seni seviyorum dediğin zamanlar geliyor. birlikte olduğunuz her anı tüm detaylarıyla hatırlıyorsun. o çiftlerin mutluluğunu kıskanıyorsun içten içe, ben niye böyleyim diye hayıflanıyorsun belki de.

facebook'ta falan onu görünce bir kötü oluyorsun. paylaşımlarını görünce üzülüyorsun içten içe. onun mutlu olduğunu düşünüyorsun. ayrılık onu etkilememiş, hatta daha da mutlu etmiş gibi düşünüyorsun. kendinle karşılaştırıyorsun onu ve daha da üzülüyorsun. o mutlu, ben mutsuzum diye hayıflanıyorsun yine. onu görmeyeyim, belki daha kolay unuturum diyorsun. siliyorsun facebook'tan, whatsapp'tan falan ama nafile. yine de özlüyorsun onu. ekliyorsun yine telefon numarasını, profiline bakıyorsun sık sık. fotoğraflarına bakıp, özlemini gidermeye çalışıyorsun. ama o yanında değil ki, fotoğraflarıyla nasıl giderebilirsin hasretini?

birgün bakıyorsun aynaya, iyice koyvermişsin kendini. kilo almışsın, yüzün çökmüş, berbat bir haldesin. ama kendini toparlamak istemiyorsun. zaten o da yok artık yanında, kendini toplayacak gücü bulamıyorsun içinde. battı balık yan gider misali, koyveriyorsun.

sevgiliden ayrılmak böyle bir şey işte. kimisi acı çekmez, üzülmez ayrıldığına. hatta belki seviniyordur bile bittiği için. ama bazısı için adeta biter hayat. bok gibi hisseder insan kendini. toparlanacak günü bulamaz kendinde. dibe doğru bir yolculuğa çıkar. ne zaman biteceği bilinmeyen bir yolculuğa..

devamını okuyayım »
14.03.2015 00:06