kasaturasiz rambo

  • azimli
  • anadolu çocuğu (300)
  • 4477
  • 5
  • 0
  • 0
  • geçen hafta

melamilik

pirlerini, ebu hafs el-haddad kabul ettikleri tarikat.

bayezid bistami hep merak eder dururmuş "zamanımızın kutbu *kim?" diye. sonunda bistami'nin kalbine ilham ile "basralı demirci ebu hafs'dır" diye bilgi gelmiş.

bistami, basra'ya gitmiş. demirci dükkanına gelmiş. bakmış ki, ebu hafs, demirin kızgın tarafını tutuyor. ebu hafs'a demirin kızgın tarafını tuttuğunu söyleyince, ebu hafs da "şu kulların derdinden, unutmuşum" diyor.

bistami: niye dertlendiriyor, onlar?

ebu hafs: cehenneme gitmelerinden korkuyorum. keşke onlar yerine, ben yansam.

bistami bu esnada, içinden şöyle der: "demek ki bu ermiş kul, bizim gibi "ben-ben" diyen kendini düşünen dervişlerden değil. allah da bu yüzden, bu makamı ona nasip etmiş. kendisi de veli olduğunu bile bilmiyor."

bistami, 3 gün, ebu hafs'ın yanında kalır ve der ki: "40 yıllık ilim tahsilinde alamadığım feyzi, 3 günde, ebu hafs'ın yanında aldım."

bu birliktelik, ebu hafs'ı meşhur eder. cuneyd el bagdadi gibi daha bir çok veli, ebu hafs'ı ziyarete akın eder. ebu hafs da bu şöhrete dayanamaz ve bilinmezliğe doğru yol alır.

ebu hafs, demircilikten kazandığı paraları fakir-fukaraya harcarmış. kendisi de kadınların, çeşme başındaki yıkadıkları yiyeceklerin artıklarından beslenirmiş. melamiler, bu adamı boşuna örnek almamış yani.

son olarak, bir diyalog daha sunalım:

bistami: ne kadar ilim biliyorsun?

ebu hafs: bir hadis duymuştum, kırk sene önce. daha, o hadisi uygulayamadığım için, başka ilim aramadım.

bistami: neydi, o hadis?

ebu hafs: kişinin, boş işleri terk etmesi dinin güzelliğindendir. *

devamını okuyayım »
27.01.2006 13:16