kbnk

  • kaotik nötral (24)
  • 828
  • 0
  • 0
  • 0
  • 7 ay önce

vahdettin

saltanatın kaldırılmasını, hilâfetin ilgasını, yeni bir meclis açılmasını, ankara'da bir hükümet kurulmasını, cumhuriyetin ilan edilmesini daha masum, daha meşru, gerekli ve mükemel gösterebilmek için, geçmişimize sürülen abartılı karanın karanlığından en çok etkilenen ve adı "hain"e çıkan son osmanlı padişahı...

bütün bunlar dolaylı olarak mustafa kemal'e karşı bir antipati oluşmaması, yeni rejimin ve yeni yönetimin halk tarafından daha kolay benimsenebilmesi, bilinçsizce ve sorgusuzca padişaha bağlı bir tebea olmaya alışmış halkın, yapılanlara tepki göstermemesi için oluşturulmuş düzenlemelerdi.

hepimiz atatürk'ü, vatanı satan padişahlardan yurdu kurtaran bir kahraman olarak tanıdık. oysa tarih kitaplarındaki birinci dünya savaşı ve sonrasına ait genel bilgiler, ülkenin durumunu yeterince gözler önüne sermeye yetmiyor mu?

ortada vatan diye bir şey kalmamış ki satılsın.

öte yandan mustafa kemal'in yaptıkları da ortada. hiç yoktan bir millet yaratan, bir ülkeyi adeta yeniden var eden bir insan. onu büyük göstermek için birilerini küçültmeye gerek var mıydı?

"vatan satan padişah"... yanyana gelmesi mümkün olmayacak üç kelime. vatanın sahibi eğer padişahsa, onu satın almak için padişaha ondan daha değerli bir şeyi kim verebilir ki?

bu söz bildiğiniz sebeplerle zaten sadece son padişah için, yani vahdettin için söylenmiştir. ancak bu ayırım bile yapılmadan işin içine bütün padişahlar katılmış, birinci dünya savaşıı sonucu müthiş bir maddi felâketle karşı karşıya kalan türk milleti, akıttığı oluk oluk kanla kazandığı istiklâline kavuşmanın, yeniden bir millet olmanın tadını doyasıya yaşayamadan bir de geçmişinden kopmak gibi manevi bir felaketle karşı karşıya kalmıştır.

vahdettin'in bir hain olmadığı şeklinde yazı yazan tarihçiler de ya hainlikle ya cahillikle suçlanmışır. şimdi sayın ecevit'in bu konuda ortaya koyduğu görüş, birdenbire zihinleri berraklaştıraya yeter mi? hayır...

belki bir asra yaklaşan kasıtlı bir yanlışlığın düzeltilmesi konusuna biraz açıklık getirilmiştir. ama "resmi tarihle gerçek tarih arasındaki çelişkilerle acaba daha hangi doğrular bizden gizleniyor?" sorusu zihinleri yeniden kemirmeye başlamıştır.

devamını okuyayım »
19.07.2005 00:20