kc1135

  • 1831
  • 13
  • 1
  • 0
  • 4 gün önce

hayata dair iç burkan detaylar

çok yağmurlu* akşam işten çıkıp bir şeyler almak için levent avm'ler civarında gitmiştim.

yağmur iyice bastırınca metroya kaçıp eve dönmek üzere hızlı hızlı yürürken bi yandan şemsiye savaşlarında gözümü kaybetmemeye bir yandan da tuzaklı kaldırım taşlarından sıçrayan su-çamur karışımına dikkat etmeye çalışıyordum.

10-15 metre önümde tekerlekli sandalyede birisi duruyor ve etraftan benim gibi hızlıca geçen insanlara "pardon" "bakabilir misiniz?" şeklinde sesleniyor ama yağmur o kadar yağıyor ki kimse durup ilgilenmiyor.

ben de ufaktan ceplerimi yokluyorum bozuk param varsa hemen ne satıyorsa alayım da fazla ıslanmadan gideyim diye düşünüyorum.

yaklaştıkça üstünde t-shirt ile durduğunu elinde de bişey olmadığını görüyorum. içimden de geçiriyorum

"dilenci" olmalı o zaman kesin.

para vermesem mi ?

neyse bana da seslenirse dönüp bir tipine bakıp öyle karar veririm diyorum ve yürümeye devam ediyorum. yanından geçerken bana da sesleniyor "pardon" diyerek
efendim diyorum. baktığımda da yaşı bana yakın bi genç.

-tekerlekli sandalye'nin küçük ön tekerleği çukura sıkıştı da hareket edemiyorum. yardım edebilir misiniz ?

işte o an neye kızacağımı şaşırıyorum. dilenci ya da satıcı olduğunu düşünmeme mi kızsam ? etraftan geçen insanların umursamazlığına mı ? yoksa istanbul'un en canlı noktalarından birisine olan çukura mı ?

söyle sözlük neye kızalım ?

devamını okuyayım »
21.10.2016 16:06