kediburnu

  • 278
  • 0
  • 0
  • 0
  • 2 yıl önce

evde vakit geçirmeyi seven insanlar

seviyorum, hep sevdim.
ev benim taşram çünkü, tüm olayı/özeti sessizlik-sakinlik olan kurgusal bir taşra ama!
ciddiyim, taşra diyorum ben, şehirden, başkalarından, yargılardan dışarıda, aslında hepsiyle bağlı olan ama hep dışarıda kalan, aslında bir yerde zorla dışlanan.
sessiz, tanıdık, küçük ve gizemli.

bence taşra öyle bir mefhum ki, mekandan da münezzeh, duygular bütünü gibi. en klas duygusu da tek başına olmanın verdiği başkalık duygusu, evde kendinle kalmanın süresiyle sınırlı olan bir başkalık.
asil bir yalıtılmışlık haliyle insan ruhuna fiyaka katan bütün gizli duyguları ortaya çıkarabilme yetisine de sahip işte bu yüzden. bazen kendime soruyorum, talihime yazılı olan taşraya kavuşamamış olmak bana böyle hayaller mi kurduruyor? yazık bana, bir ev halbuki, ne vardı bu kadar anlamlandıracak.

evin dışında kalabalıklar içinde kendime uzak, yılgın tanımların, çarpık anlamların insanı oluyorum sanki.
evde kendim gibiyim, hem de kendi içimdeki o tek kalmak isteyen, sıkılma lüksü olan bir başka ben gibiyim.
anlatamıyorum, öyle bir değişik hal.

devamını okuyayım »