khomaniac

  • 309
  • 0
  • 0
  • 0
  • 4 ay önce

ibrahim karaosmanoğlu

ülkenin en büyük bütçeli devlet kurumlarından birinin başındaki "seçilmiş" zat-ı muhteremdir. emekli öğretmen olan karaosmanoğlu, başbakan recep tayyip erdoğan'ın sürekli "kardeşim" diye hitap ettiği, çok sevdiği bir kişidir. 2004 yerel seçimleri öncesi karşısında son derece önemli aday adayı isimler olmasına karşın, yakın dostu tarafından aday gösterilmiş ve aday olduğu partinin rüzgarını arkasına alıp oyların yarısını toplayarak başkan seçilmiştir.

din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenliği asla küçümsenecek bir meslek olmasa bile (hem din, hem kültür, hem ahlak... tüm bunların öğretmeni olmak elbette kendisinin muteber bir kimse olduğunu gösteriyor) 3 milyar ytl ye yakın konsolide bütçeye sahip bir kurumun başına geçmek için yeterli bir kartvizit sağlayamayacağı da oldukça açıktır. zira karaosmanoğlu'na bu görevi laik gören erdoğan, beraber çalışacağı ekibi de kendisi oluşturmuştur. ve 5 yıl boyunca kocaeli büyükşehir belediyesi bu ekip tarafından sevk ve idare edilmiştir.

5 yıllık başkanlık dönemi boyuca kocaeli büyükşehir belediyesi'nin karnesine bakıldığında akıllarda kalanlar ana hatları ile;

- yaklaşık on milyon lale dikilmesi, bu iş için en az üç katı kadar milyon ytl para harcanması,
- şehrin olduk olmadık her yerinin, bol su ihtiyacına karşın az oksijen sentezleyen çim bitkisi ile kaplanması, bunun için de inanılmaz paralar harcanması.
- şehrin dünya standartlarındaki içme suyu ile çim çiçek sulanması, yıllık ortalamanın üzerinde yağışın gerçekleştiği dönemde suyun bitmesi, suçun sirmen yönetimine atılması.
- bunun yanında her fırsatta sirmen'e yüklenilmesi, yuvacık barajı ile ilgili gerçeklerin çarpıtılılması.
- denizin temizlendiğinin iddia edilmesi, geçmiş dönemlerde yapılan arıtma tesislerine yenilerini ekleyememiş yönetimin eskileri kendisi yapmış gibi anlatması, ve trajikomik bir şekilde "beyaz tabaka" nın ortaya çıkışı.
- çok yüksek bedellerle ihale edilen "battı-çıktı" ve köprülü kavşak işlerinin zamanında bitirilemeyişi (bu arada taahhüt edilen süreler 540 gün gibi anormal uzun sürelerdi zaten) ve vatandaşın hayatından bezdirilmesi.
- sürekli ulaşım projeleri tanıtımları, kokteylleri, sunumları yapılması, başkan'ın "sekaray'ı köylere kadar götüreceğiz" gibi inanılmaz bir laf etmesi, ulusal kanallarda sürekli boy gösterip bu projeleri anlatması, ama hiçbirine başlanılmaması.
- yine bunun yanında, sayısız projeyle ortaya çıkan yönetimin hepsi ile övünüp hemen hiçbirini ortaya çıkaramaması.
- kentkonut ile 5 yılda 20.000 konut sloganı ile yola çıkılıp, ancak birkaç bin konutun, yarım yamalak bitirilebilmesi, konut sahiplerinin her yeri dökülen daireleri için muhattap bulamayışları. yetmezmiş gibi bir de 50.000 konut projesinin gündeme gelmesi.
- sekapark'a 40 milyon ytl nin gömülmesi. buranın tam 30 teklif içinden 13. teklifi veren şirkete (unakıtan'ın oğlunun ortağı olduğu gruba ait şirket) ihale edilmesi. firmanın piyasaya 10 milyon ytl borç takması, işi zamanında bitirmek bir kenara hiç bitirmemesi. ama parasını takır takır alması. sekapark'ta 40 milyon ytl lik ne var, bu da merak konusudur. yine bu firmanın bünyesinde bulunduğu gruba, bu deneyime rağmen seka battı çıktı işi ihale edilmiş, yine iş yarım kalmış, yükleniciye hiçbir yaptırım uygulanmadan sözleşme fes edilmiştir.
- belediye'nin bilim merkezi, sekaport, aquacity, kentpark (gökdelen projesi) gibi ihalesini yaptığı ve bolca reklam ettiği çok sayıda projeden bir daha haber alınamamıştır.
- fuar bölgesi yok edilmiştir. 60 tan fazla içkili eğlence mekanının bulunduğu kocaeli fuar'ı bugün ortasına cami dikilmiş ve namaz vakitlerinde hocanın namazı kıldırmasının dahili hoparlör sistemi ile dinlenebildiği bir mekana dönüştürülmüştür.

bu böyle gider. 5 yıl boyunca sürekli pembe tablolar çizen karaosmanoğlu, zaman zaman akıl ve mantık sınırlarını zorlayan söylemleriyle, oturduğu koltuğa yakışmaya çalıştığını ama beceremediğini ispatlamıştır. her şeye rağmen, aralarında sefa sirmen'in de bulunduğu pek çok kişi, karaosmanoğlu'nun asıl patron olmadığını bildiklerinden, özellikle yolsuzluk iddiaları ile ilgili kendisine yüklenmemeyi tercih etmiştir. kendisi ile ilgili yapılabilecek yegane eleştiri, belediyecilik ya da yöneticilik gibi konularda yetersiz olmak şöyle dursun, sıfır oluşudur. kendisi sabah yürüyüşlerinde vatandaş ile bir araya gelip kahvaltı eder, esnaf ziyaretleri yapar, haftada bir ulusal kanallarda konuşur, önemli misafirleri sekapark'ta ağırlayıp kırmızı golf arabası ile gezdirir. etliye sütlüye, ihalelere projelere pek karışmaz. pamuk gibi adamdır. abd başkanı olacak adamdır. *

devamını okuyayım »
20.01.2009 16:53