kirmizipilotkalem

  • azimli
  • hırçın golcü (283)
  • 1103
  • 0
  • 0
  • 0
  • 2 ay önce

nabi avcı

akp'li olduğuna bir türlü inanılmayan milli eğitimden sorumlu bakanımız.

ne zaman tv'de ya da gazetede görsem babacan tavrı, bembeyaz saçı sakalı, tombul, bıyıklı haliyle hulusi kentmen'i andıran zat, bir de akp'li kimliği geliyor sonradan akla, genelleme yapılıyor tabi hemen kafada ister istemez, bencil, taraflı, küçümseyici ve o..

keşke o görüntünün altında emekli fakat hala çocukları çok seven sahil kasabasına yerleşmiş dingin hayat süren bir öğretmen, okul müdürü veya eğitimden hiç kopmamış siyasete bulaşmamış hala öğrencisiyle içi içe olan; onlara hayat felsefesini, kendi görüşünü hayata bakış açısını ve onların hayatını nasıl yönlerdireceğini, haksızlığa uğradıkları vakit korkusuzca sokağa dökülebilme hakları olduğunu anlatan, zulme karşı susmamalarını öğütleyen, okumanın ve öğrenmenin hayatımızın son bulacağı güne kadar devam edeceğini hatırlatan, dünyadaki bütün en güzel şeylerin farklı fikirlerin bir araya gelmesiyle çıkacağını salık veren bir profesör olsaydı..

olmadı; farklı fikirlere kendini kapatan, kendinden olmayanı öteki olarak gören, aşağılayan, küçümseyen, araştırmayan, bilimin önünde kale gibi dimdik duran, anneleri yuhalatan, işçiyi tekmeleyen, kendi çıkarları uğruna garibanı ezen, çocukları öldüren, terörün destekçisi olan, yeniliğe karşı çıkan, pozitif ilmi kendine tehdit olarak gören bir güruhun içinde hem de bakanlığına bakan bir insan oldu nabi avcı..
kafalardaki türk filmi sevecenliği de, bizim masumane çocukluğumuz da öldü....

şimdi tek amacı yardım etmek olan çocukların öldürülmesine ağlıyoruz biz, onların yitip giden hayallerine, umutlarına, aşklarına, geride kalanlarına ağlıyoruz.
son bir kaç hafta içinde ölen onlarca şehide; geride kalan, anne,baba, kardeş, çocuk ve dedelerine ağlıyoruz.
kendi vatanımızda biz ve onlar diye yaftalandığımız an'a ağlıyoruz.
meselenin üç beş ağaç olarak geçiştirilmesine ama ardındaki insanlık için, bir arada tek nefes olmak için çığlık çığlığa koskoca adına toma dedikleri su tankerlerinin önünde elele, kolkola yürürken aslında kaybettiğimiz değerlerin, bizi biz yapanın, birbirimize sıkı sıkıya bağlanmakmış demek olduğunu görüp ağlıyoruz.

büyüyoruz, farkına varıyoruz, ve biz ağlayıp, üzülüyoruz. çocukluğumuzun gamsızlığı, telaşsızlığı ve sevecenliği de böylece yitip gidiyor, ardımızdan.

hulusi kentmen'lerin yerini nabi avcı'lar alıyor..

devamını okuyayım »
05.08.2015 19:09