kizil sakal

  • 3765
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen ay

iş aramak

on yıl önce askerden geldim ve üniversiteyi okuduğum şehir olan izmir'e döndüm iş bulmak isteyen taze bir işletme mezunu olarak. cepte beş para yok, kalabileceğim adam gibi bir yer yok, üzerimde bir takım elbise, yüzüm traşlı, elimde cv'im kapı kapı gezdim, sike sürülmeyecek, yüksek rakımlı adamlara, "bey" dedim, "hanım" dedim. tam yedi ayım geçti böyle, artık son zamanlar o kadar umutsuzluğa düştüm ki, "camcıya şoför aranıyor" ilanına başvurdum, üniversite mezunuyum diye istemedi beni herif. sonra bir yerden aradılar, "gel bi görüşelim" diye, işe başladım orda ve on yıl geçti nefret ederek. ben başladığımda 12 kişi vardı tüm şirkette, zaman geçti işler büyüdü, 130 tane çalışanımız oldu, milyonlarca lira ciromuz. ben hep tek başınaydım son bir yıla kadar. iş mahkemelerine gittim, bölge çalışma müdürlüklerine, ihalelere, uzlaşmalara, 130 kişinin maaşını takip ettim, ebem sikildi gecelere kadar çalıştım. stresten uyuyamadığım zamanlar oldu, gerilince zangır zangır titreyerek passiflora şişesini diktim ağzıma, saçlarım döküldü kel kaldım, yüzümde yaralar çıktı abuk sabuk, doktora gittim, "sıkıntıdan ya, sıkma kendini" dedi amına koduğum. karşılığında ne aldım biliyor musunuz? memnuniyetsizlik. hiç tatmin olmadılar, hep daha fazlasını beklediler. benim müdürüm bir kere olsun "lan nasıl kurtardın sen bu işi, bak girecekti kol gibi ceza götümüze" demedi, "ahmet beyi neden aramadın, bak unutuyorsun her şeyi ben mi söylicem" dedi hep. "benim orda götümde ayı bağırıyor, sen hala antin kuntin işler peşindesin" diyemedim ya la, diyemedim. on yıldır hep işi bırakmayı düşündüm, her sabah nefret ederek geldim ama yapamadım. cebimde otobüs bileti bile almaya param olmadığı o günler geldi aklıma hep, sigara param olmayan günler, hep katlandım. patronumu müdürümü dinlerken hep ağzımın ucuna geldi, yutkundum. sadece yeniden, takım elbisesi ve elinde cv'si ile iş dilenen o adam olmamak için. hayatımın en rezil dönemine geri dönmemek için. ama artık yeter, yarın izne çıkıyorum bir hafta, bir hafta boyunca hiçbir şey düşünemeyecek kadar sarhoş gezicem ve döndüğümde bırakıcam işi. ne kadar kötü olabilir ki amına koyiim, kim ölmüş işsizlikten parasızlıktan. en kötü ihtimal gider köyüme otururum. ceviz ağacım var bi kaç tane, bol bol ceviz yerim, aç ama sikim havada gezerim en kötü ihtimal. pes edene kadar istanbul'da iş arıyorum beyler, şoförlük, garsonluk, muhasebe, manav her işi yaparım. hadi bulun bana bi şeyler. birazdan gitmem gereken bir teftiş taşaklarını yalamam gereken bir iş müfettişi var, görüşürüz.

devamını okuyayım »
03.08.2012 11:41