kocamanduslerim

  • çetrefilli (399)
  • 823
  • 9
  • 1
  • 0
  • 6 gün önce

otostop anıları

sene 2003. yatılı okuduğum balıkesirden memleketim konya ereğlisine yaz tatiline gideceğim. ama önce kaçamak olsun diye ankaralı bir arkadaşın daveti üzerine ankara'ya gittik. birkaç gün gezmeye müteakip paranın da az olmasının etkisiyle ankaradan ereğliye otobüs bileti alacağıma ankaradan niğde ulukışlaya tren bileti aldım. ulukışla ereğliye yarım saat. nasıl olsa giderim diye.
trenden indim saat sabah 8'de. gittim biletçiye ereğliye giden ilk treni sordum. ertesi sabah 5 te olduğunu söyledi. yayan gitsem daha erken varacağım kesin. otogarı sordum, bakkaldan büyük bi dükkanın önünü tarif etti. gittim belediye otobüsü durağına benzeyen yere, en erken öğlen var dediler.
çıktım karayoluna otostop yapmaya. daha önce hiç yapmamışım, milli olacağım. büyük bir valiz, küçük bir çanta, bir de bağlamam var.
el ediyorum, kol sallıyorum kimse durmuyor. gelip geçen hep kamyon zaten. zerre umursamıyorlar. sorun ne ki diye düşünürken biri yanaştı. otostopun altın kuralını orada öğrendim. "burası düz yol, hızlı geliyorlar, kimse senin için durmaz. kavşakta filan beklemek lazım gel benimle." 500-600 metre yürüdük. kavşağa varıp dönemecin diğer yanına geçtik. el etmeye başladı yanımdaki adam. iki üç denemeden sonra iki kamyon arka arkaya durdu. öndekine o atladı. arkadakinin kapıyı açtım, abi nereye dedim. ankara cevabını alınca mnskym diye düşünerek "yol çatına kadar götürür müsün" dedim. atla dedi.
bindim kamyona herif başladı sövmeye. öndeki kamyona sövüyor, çobanlara sövüyor, uçan kaçan elinden kurtulmuyor. hafifte mazotu çekmiş belli ki. gideceğimiz yol allahtan 15 dk.
inmeme az mesafe kala torpidoda bir mecmua olduğunu ve kendisine vermemi istedi. torpidoyu açtım, porno dergi anasını satim. herif gözüne kestirdi diye düşünürken "bunlar değil heralde" diyerek karıştırmaya devam ettim. "onlar onlar ver bakim" filan dedi. dergileri verdikten sonra yola 1 sn dergilere 10 sn bakarak birkaç dakika devam ettik. yol çatını görür görmez ben dayanamadım ve "aha geldik, burda inicem" dedim. "nereye yeğenim" vs derken adama doğru sert bakış attım. "geldik diyorum dayı, geri mi yürüyecem bir de inince" dedim. kamyonu durdurdu ve pılımı pırtımı toplayıp hemen indim. kestaneyi çizdirmeden indiğime şükredip iki tane daha kamyon değiştirerek (onlarda sıkıntı yoktu) memlekete vardım.

bu da işte hem garibanlık, hem de götü kurtarma anımdır.

devamını okuyayım »
02.10.2014 02:46