komedist

  • 109
  • 7
  • 2
  • 0
  • 4 gün önce

türkiye'de bilimin gelişmesi için yapılabilecekler

öncelikle parapsikolojik mithos travmaları ve kültür baskısını üzerinden atması gerekiyor. skolastik dogmalar ve monarşik despotluklarla bilim yapılamaz. 15.yüzyıl'da temelleri atılmış pozitif bilim, hümanist ideoloj, özgürlük, sosyal devleti adalet gibi kavramların evrenselliği kavramaları ve keşfetmeleri gerekiyor. refah bir halk için 17.yüzyıl insan ve hukuk yorumunu anlaması gerekiyor. bunun için azıcık (bkz: jean jacques rousseau) biraz (bkz: voltaire), (bkz: montesquieu) ve bilimum fransız devrimi düşünürleri ve hukukçuları yeterli, üstüne ufak (bkz: spinoza) serpin * ;

bilim yapmak istiyorsak bilimin doğasını kavramalıyız. onu anlamalı ve yaşamalıyız. bunu yapan muhteşem bir uygarlık biliyorum germanullah-i aleyhim. germenler almanlar üzerinden bir örneklendirme bize yardımcı olacaktır.

1)luthercilik
almanların en büyük kozu lutheranism lütercilik. kimdir diye sorarsan (bkz: martin luther). ne etti bu arkadaş? insanlığı dini dogmalar ve psikopat ruh hastası ruhban sınıfından kurtaran kişi. beraberinde rönesans hareketleri başlamış insanlık battığı karanlıktan kurtulunca reformasyona yönelmiş medeniyet çağ atlamıştır. * bu neden önemli? çünkü öncesinde monarşi ile ahbap çavuş ilişkisinde papaz ruhban sınıfı var. bu adamlar masum kadınları şeytanları çağırıyorlar diye diri diri yakan, çocukları kesen tiplerdi. (bkz: malleus maleficarum) bilimum ısıs davranışı. incil eleşirmek bir katliam sebebiydi. insanın sosyokültürel baskısı dini dogmalar ile beslenince deneysel gözleme dayalı gerçek, yargılanamaz normlar ile çatışıyor. örneğin gök gürleyince "oh tanrılar homurdandı keçi keselim" diyordun sonra bunun basit elektriksel hatta su buharı çözünmesi olduğunu gördün. bilim tam da bu gerçeği deşer. insan anlam veremediği şeylere, kendisi anlam yükler. sentinel kabilesi'nin brezilya'da helikopterlere büyük kuş demesi, mızrak sallaması gibi. bu yargılanamazlık yıkılmalıdır bu yüzden inanç ile deney ve gözlem ayrılır. bu ayrımın siyaset yansıması da, devlet yasaları din tandanslı olamaz. din vicdanidir. ruhban sınıfı'nın psikopat tekeline bırakılamaz. dolayısı ile insan, kendine koyduğu dogmatik engeli aşıp, eleştirel yaklaşımı getirebildi. rasyonalizm, empirizm, kritizm ve determinizm sonucunda gözlemlenebilir gerçek, geröeğin peşinde olma, deneysel yaklaşım ön plana çıktı. şamanların tütsü eşliğinde garip hareketleri ile umut besleme değil. zira gökte uçan kulu vurup, kanını savaşçıların alnına sürmek kutsallık getirmez.

2)filozof koleksiyonu
rasyonel düşünce, gerçeği anlama ilkel bilim yapabilme imkanı sununca tabi dünya değişiyor. gezegen hareketlerinden, fizik devrimlerine 17. yüzyıl çalkalanıyor. bu insanlığın üst modeli asırlardır kullanmadığı zihnini çok daha derin kavramlara yormaya başlayınca bir kaç zeki adam dünyayı daha da net anlama çalışıyor ve bunlar da alman. ancak bizim evimize saç boyatıp, yetenek sizsiniz'de beat box yapan almanlar değiller. okul akademi geleneği olan kant'a duyulan hayranlık sonrası akademinin önem kazanması,okul gibi kavramlarla alman idealist düşüncesi çıkıyor.* (bkz: hegel)* , (bkz: arthur schopenhauer), (bkz: johann gottlieb fichte) , (bkz: friedrich schelling) ve tabi ki hepsinin respect kanka attığı, örnek aldığı (bkz: ımmanuel kant) bu alman idealizmi neden önemli? çünkü bu yer eden isimler gerçeği yorumlarken metafiziksel kavramlarla da değerlendirdiler. gerçeğin ne olduğu? ne olmayabilirliği üzerinde fikirler bunlar. aynı zamanda dediğim gibi eğitim öncüllüğünde rol oynadılar. bugünü günümüz realist açısıyla kıyaslamamak, sadece bir geçiş dönemi olarak değerlendirmek daha doğrudur. çünkü richard dwkins'in biyoloji yorumlarına alman idealizmi bulaşırsa iş komik yerlere varabilir. protein'in ata protein'i var mı? bir protein ne zaman proteindir falan.

ancak alman bilimi de tam bu nokta da başlıyor. yukarıdaki filozoflar bir akademiye mensup yetişiyorlardı. bu prusya üniversitesi reformuna (bkz: wilhelm von humboldt) önderlik etmişti. vizyonu einheit von lehre und forschung burada iki muhteşem kavram çıkıyor. lehre ve forschung bugün biz bunu eğitim ve araştırma sonuna da hastahanesi olarak 3. sayfa haberlerinde duyuyoruz. ancak o zaman eğitim ve araştırma alman biimi'nin imgeselliğini yaratıyor. bunun önemi tartışılmaz. eğitim yani bildung bilimsellik wissenschaftliche bilimsel eğitim kavramı önem kazanıyor. filozof önderlerden alınan miras eğitime önem ve bunun araştırmalar ile realize edilmesi, pozitif bilim anlayışını doğuruyor. schöne wissenschaften pozitif bilimler. wissenschaft zaten sistematik bilimsel araştırma demek. ancak dahası humboldt reformunda araştırma reformunu hedefliyor yani üniversite araştırma yapan, yapılan yer olmalı diyor. bunun sonucunda eğitim, araştırma ve pozitif bilim kavramlarınca müfredatta yenilenmelere gidiyor. bilimsellik kurumsallaşıyor akademik boyutta. ancak ilk bilimsel değerlendirmeler daha çok sözel konular. yüksek eğitim ve fakülte ayrımları yavaş yavaş ortaya çıkıyor. matematiksel bilim moritz drobisch gibi hocaların matematiği evren ileilişkilendirip. öğrencilerine bilim'in doğasını anlatmak için kainatın düzenini göstermeye çalışıyor. friedrich august wolf alman eğitim ekolünü roma ve yunan gibi eski antik dönemlerin ruhuna dayandırıyor. o günkü insanların doğa keşfi ve anlamlandırma yöntemini, pozitif bilimler içinde uygulanması gerektiğini düşünüyor. bu merak ve keşfetme gelenekleri akademide nasıl yer ettiyse, yarım yüzyıl sonra adamlar dünya bilim tarihi'nin en büyük dehalarını çıkardılar.

bu akademik yapılanmalar metafiziksel idealizmlerden sıyrılıp yine merkezinde kant'çı eleştiri 'ye çıkıyor. bilim'in kesinlik üzerine yeni ufuklar açan bir mekanizma olduğu yorumlanıyor. gerçeğin çeşitliliğin gizemi, insanoğlu tarafından keşfedilmeli. dahası doğa bilimleri hümanist, güzel olarak yorumlanıyor. fakülte'de bilim iyi, doğru, güzele yakın temsili ile normlanıyor. çünkü schöne wissenshaft terimi kant üzerinden güzel sözler, şiirler, retorik,güzeli alma anlamında kullanılıyor. pozitif bilim'in yani bilim yapmanın bu yorumları alman bilim ve eğitiminde çığır açıyor. 20. yüzyıl'da almanya'ya gelen amerikalı'ların değerlendirmesi ise bu sisteme kesin yorum getiriyor. araştırma üniversiteleri.

bugün araştırma üniversitesi deyince aklınıza gelen tüm abd okulları bu ekole bağlı.

devamını okuyayım »
03.08.2018 08:28