kominik

  • 62
  • 1
  • 0
  • 0
  • 4 hafta önce

it

stephan king’in yazdığı uzun ve başarılı korku romanının ismi. aynı zamanda; bu korku romanının konusu üzerine çekilmiş, iki versiyonu bulunan korku filminin de ismi.

tabii bu başlığa sadece kitabı yazmayacağım, yeni çıkan film şu anki ana konu ama kitaba da şöyle hızlıca değinmek istiyorum. kitabın dili güzel ve king’in anlatımı oldukça akıcı. 1300 sayfalık (türkçe baskısı baz alınırsa) bir romanı zaten sıkılmadan okumak için sadece farklı ve eğlenceli bir konu yeterli olmazdı, iyi ve kolay okunabilir bir dil de gerekliydi ve king bunu başarmış. kitabın dili dışında pek çok hoşuma gitmeyen ve king'in acayip kişiliğine bağladığım kötü noktası da mevcut ancak bu kısımlara entry'de değinmeyeceğim.

malumunuz, bu kitabın 2 adet film serisi çekildi ve çekiliyor. ilk film 1990’da çekilmiş ve iki parçadan oluşan bu film toplam 3,5 saat. bu filmdeki canavar palyaço bana 2017 versiyonundaki, yani yeni çıkan filmdeki kadar etkileyici gelmemişti ancak film tabi kide kötü değildi ve gayet ürkütücüydü. 2017’de çıkmış olan yeni it ise king’in kitabının hakkını veren ve benim de favorim olmayı şimdiden başarmış yine iki parçadan oluşacak olan versiyon. 8 eylülde çıkan ve 2017 versiyonu olarak nitelediğim film aslında (izleyenlerin de anlayacağı üzere) ilk bölüm, bir de 1990 versiyonu gibi ikinci bir bölüm çıkacak. 2017 versiyonunun çıkmış olan ilk bölümünün kısa değerlendirmesine gelirsek; palyaço olsun, eklenen ve değiştirilen sahneler olsun, oyuncuların olağan üstü oyunculukları olsun hepsi filmi izlenmeye değer kılmış. dans eden palyaço pennywise bu yeni versiyonda makyajı ve yeni figürleri ile harika olmuş. pennywise'ı canlandıran oyuncunun bill skarsgård olduğunu filmi izledikten sonra öğrenince de bir başka şok geçirdim çünkü ben palyaçoyu canlandıran kişiyi orta yaşlı bir oyuncu olarak düşünmüştüm. demek makyaj bölümü ürkütücü yeni kırmızı çizgileri ve turuncu saçı karaktere eklemek dışında oyuncunun tüm yüz hatlarını daha da sertleştirip "eskitmeyi" başarmış.

hikayemizin kahramanlarına gelirsek; tamamiyle hepsi kitaptakinden bile daha iyi oluşturulmuş bence. özellikle kilolu çocuk ben ve grubun korkusuz kadını beverly kitaptakinden daha farklı ve daha nitelikli karakterler olarak öne çıkmışlar. en zayıf karakter belki de bill'di çünkü oyunculuk performansıyla beverly'ye kesinlikle uyum sağlayamıyor vede grupta en otoriter olması gerekirken bunu hiç hissettiremiyor, diğer çocuklardan biraz daha önde o kadar ancak bir lider değil. hikayemizin lideri kesinlikle beverly olmuş ve bu liderlik onun oyunculuğuna pekte yakışmış. bu iki dominant karakterden sonra en başarılı karakter kesinlikle eddie idi. annesi ile olan ilişkisi ve annesi yüzünden yaşadığı hayat çok güzel sahnelenmiş. tüm bu karakterlerden sonra en beğendiğim karakterde richie oldu. nedenini tam olarak bilmiyorum ama grubun en komik kişisi olarak onu gördüm. diğer arkadaşları ile atışmaları çok eğlenceliydi.

sonuç olarak; izlenmesini şiddetle önerdiğim bu filmin 2. chapter'ının da çıkmasını dört gözle bekliyorum. uzun süredir bu kadar güzel nostaljik korku filmi izlememiştim. stranger things ile başlayan bu 80'ler korku kuşağı hareketinin sinemada devam etmesini çok isterim. 80'ler ve öncesinde insanlar görünen ve bizim dünyamızda bizimle birebir etkileşime materyal yollarla geçebilen yaratıklardan kokuyorlarmış. misal alien, pennywise, the thing... vs. şimdiyse anca ruh, hayalet, öcü falan filan. şahsen ben, benim bizzat görüp dokunabileceğim ve içinde yaşadığım fiziksel dünyada beni kovalayabilecek ve kaçırabilecek şekilde kurgulanmış güçlü yaratıkları daha korkunç buluyorum. daha gerçekçi ve mantık sınırları dahilinde görüyorum bu tarz düşmanları. ama demek ki yeni sinemada hayaletler daha çok satıyor ki eski canavarlarımız artık saklandıkları yerlerden çıkmıyorlar.*

devamını okuyayım »
24.09.2017 21:33