kopuk adam

  • 193
  • 0
  • 0
  • 0
  • 2 ay önce

türk kızlarının sevişmek istiyorum diyememesi

"türk kızlarının sevişmek istiyorum diyememesi"nden ziyade "türk erkeklerinin sevişmek istiyorum dedirtememesi" olarak bakmak lazım bu konuya. icabında çok rahat, tabularını yıkmış bir kadın sırf karşısındaki erkekten dolayı bu sözü söylemez. ama bazen de gayet mutaassıp, kendi halinde, tabuları olan kadın gelir karşısındaki erkeğin tavrından dolayı bu cümleyi rahatça kuruverir.

türkiye'de kadın erkek ilişkilerinde seks aşamasına geçişin zorluğunun başlıca sebebi "kadının seksi karşısındaki erkeğe lütuf olarak görmesi"dir. eğer bir kadın olası sevişmeye "ulan ben bununla sevişirsem bu daha çok ona yarar, ona lütfetmiş olurum" gözüyle bakarsa sevişme olasılığı düşük, zor. tabi kadının böyle düşünmesinin sebebi de yine erkek. çünkü erkek de olaya "şuna çaksam allaaaahhhh yaşadık" gözüyle bakıyor. esasen erkek de seksi kadının kendisine bahşettiği bir şey olarak görüyor. e böyle bir erkeğe hangi kadın "seninle sevişmek istiyorum" der?

sevişmeyi her iki taraf için de güzel, eğlenceli bir paylaşım olarak görüp, bunu da mental olarak kabul ettiğinizde bu durum hareketlerinize de yansıyor. doğal olarak kadın kendisini size lütuf olarak görmüyor.

başımdan sıkça geçen olaylardan bir örnekle devam edeyim.

2012 yazında ege'de bir şehre gittim uzaktan kuzenlerimden birinin düğününe. düğünden birkaç gün önce gittim ki biraz da gezip dolaşayım. çok sıcak bir haziran öğleninde indim uçaktan. evlenecek kuzenimin kardeşi aldı beni. evlerine gittik. aman allah'ım ev kadınlar hamamı gibi. bütün akrabalar toplanmış. herkes birşeyler yapıyor. temizlik yapan, benim gibi il dışından gelen misafirlere yemek hazırlayanlar, nikah şekerlerini paketleyenler....

ben de kalabalığa karıştım mecburen. attım kendimi balkona. sıcağın da etkisiyle biraz mayışınca içeri girip uzanacak nispeten sakin bir oda bulup bir köşeye uzandım. yaklaşık 1-1,5 saat uyuduktan sonra evde iyice artan kalabalığın gürültüsüyle uyandım. sıcağın etkisiyle iyice mal gibi olmuşum. odadan çıktım mutfağa girdim dolapta içecek birşeyler aramak için. bir baktım harika bir kalça. mutfak tezgahında birşeyler yapıyor. bu kimmiş lan derken kız döndü baktı ve gülümsedi. ben de dolaba yöneldim 1 bira alıp balkona çıktım. çıktım da amına kodumun balkonunda da 20 kişi var sanki. kendime bir sandalye buldum birayı açtım, sigaramı da yakıp keyif yapmaya başladım.
bu arada kuzenlerden de yanıma gelenler oldu. bir yandan muhabbet, bir yandan bira+sigara.

aradan yarım saat kadar zaman geçti. mutfakta gördüğüm kız da balkona geldi. bizim yanımıza oturdu. nikah şekerlerini paketlemeye devam ediyorlar. tanıştık. beni havaalanından alan kuzenin okuldan arkadaşıymış. "çok duydum ben senin adını" dedi. ben ilk defa duyuyordum ve görüyordum bu kızı. "ha evet ben de duydum seni" dedim. biralar bitti. birileri gidip votka aldı. bu şekilde muhabbet ede ede gece 24.00'e kadar oturduk 8-9 kişi. sonra kuzenim (aramızda 7-8 yaş var) "abi ev çok dolu. biz nesrin'lerde kalıcaz. sen, ben, buket(kuzenin kız arkadaşı)" dedi. ıyi dedim benim için farketmez.

nesrin'in ev de yakınmış zaten. dediler eve gitmeden önce gidelim çorba içelim. önce gittik çorbamızı içtik. sonra 9-10 bira daha alıp eve geçtik. daha evde yarım saat oturmamıştık ki kuzenim "abi ben zaten çok yorgunum, biz yatalım artık" dedi. evin en dip kısmındaki (nesrin'in kendi odası) odaya gidip yattılar sevgilisiyle.

o ana kadar kıza tek bir kelime iltifat etmedim. "ulan acaba?" diye bir düşünce de aklımdan geçmedi. sadece normal muhabbet yaptık. bira içip muhabbete devam ederken laptopu getirdi "bir şarkı açsana, ama şimdi seçtiğin bir şarkı olsun" dedi. şimdi seçtiğim bir şarkı? allah allah. ıyi dedim. açtım sade-smooth operator . kalktı ışığı kapattı. odada sadece sesi kısık televizyonun ve laptopun ışığı var. uzun divan gibi birşeyin üzerinde oturuyoruz. koltuk değil. divan da değil. öyle bi skim işte. bir ucunda ben oturuyorum bacaklarımı uzatmış bir şekilde. o da diğer ucunda bacaklarını toplamış, tünemiş gibi oturuyor. şarkı bitti. ben başka şarkı açtım. nesrin "ya parfümümü değiştirdim. sence nasıl?" diyerek bana doğru uzandı ve boynunu uzattı. hahh dedim sanırım işin rengi değişiyor. kokladım. güzelmiş dedim. bi daha koklasana ya dedi. koklarken başladım boynunu öpmeye. birkaç saniye sonra tuttum dudaklarına yapıştım. öpüşmeye başladık. aradan 30 saniye geçmişti ki ittirdi beni. "hayır ya napıyoruz biz, benim sevgilim var, yanlış yapıyoruz" dedi. hiçbirşey demeden az önceki pozisyonumu alıp elime de biramı aldım. bi de sigara yaktım. sessizlik oldu. sonra dayanamadım " az önceki öpüşün, öperken bile inlemeye başlaman pek yanlış bir şey yapıyormuşsun gibi gelmedi bana" dedim. yüzüme baktı "üffff yaaa" dedi. oturduğu yerden kalktı, elimdeki birayı alıp televizyonun yanındaki sehpaya koydu. elini direkt kemerime attı (ulan her kadın da adamın kemere saldırıyor demeyin. gerçekten böyle oldu) kemeri ve düğmelerimi açtı ve ağzına almaya (biraz nahoş bir kelime oldu ama ne yazacağımı bilemedim yerine) başladı.

ıçerde kuzen ve sevgilisi yatıyor. eğer duyarlarsa, öğrenirlerse ikimiz de rezil oluruz. kızın sevgilisi var. ortam tam şenlik.

pozisyonu hiç bozmadan ben boşalana kadar devam etti. ağzına boşaldım. lavoboya gitti. gelince bu sefer ben gittim. odaya gelince "ben diğer odaya yatayım, sen bana çarşaf ver yeter" dedim. yan odaya çarşaf serdi, yastık verdi ben de yattım.

"ulan noldu şimdi, daha birkaç saat önce tanıştık, kuzen duymamış olsa bari" diye düşünürken uyumuşum. aradan ne kadar zaman geçti bilmiyorum yattığım odanın kapısı açıldı yavaşça. birden zıpladım yataktan. bir baktım nesrin. çıplak. "ben bu halde uyuyamam, istiyorum devamını" dedi. kapıyı yavaşça kapattım. nesrin önümde çöküp tekrar ağzına almaya başladı. ben hazır hale gelince yataktaki çarşafı alıp yere serdim. çekyat çok gürültü yapabilirdi. doggy pozisyonda başladık. sonra ben sırt üstü yattım o üzerime geldi. kızın ağzını kapatıyorum bağırmasın diye. sürekli inliyor. "suss duyacaklar" diyorum. yok. sürekli inliyor. boşaldı. tekrar doggye geçtik. ben de bir süre sonra kalçasına boşaldım. hemen kalktı. ufak bir öpücük kondurdu ve banyoya gitti.

ertesi sabah kuzen uyandırdı beni. baktım hareketlerinde tavrında bir değişiklik yok "tamam duymamış birşey" dedim. rahatladım. nesrin ve buket kalkıp kahvaltı hazırlamışlar derken tam kahvaltıya oturduk kapı çaldı. nesrin'in sevgilisi oğuz. hay anasını sikeyim böyle işin. geldi çocuk, tanıştık. abi diyor bana. kuzenin de arkadaşı doğal olarak. ulan dedim kendi kendime nasıl bir işe girdin.

aralarda yaşanan tuhaf olayları geçiyorum. zira başka bir başlıkta anlatacağım bunları. zaten yeterince detaylarda boğulduk.

akşam kuzen, ben ve nesrin'in sevgilisi oğuz (hay amk) içmeye çıktık. ufak bir meyhaneye oturduk. rakı, köfte, fava takılıyoruz. çocuk başladı anlatmaya. 3 senedir beraberlermiş. ben mümkün olduğunca o sohbete girmemeye çalışıyorum ama kuzen bu konuların "guru"su olarak baktığı için bana illa adamın aşk hayatını bana anlattırıp akıl aldıracak.

"abi bunlar öpüşmüyor bile" dedi kuzen.
çocuğun suratına bakakaldım. oğuz da "evet abi nesrin çok tutucu o konularda" dedi. "hay ananı sikeyim ya, hay ananı sikeyim" dedim içimden.
"oğlum 3 yıldır berabersiniz nasıl öpüşmüyorsunuz lan? tutuculukla ne alakası var bunun?" diye sordum sinirlenerek. dün gecenin etkisi.... çocuklar da şaşırdı birden parlamama. "abi ne bileyim elini bile 2 ay sonra tutmaya başladım ben" dedi.

oğuz'a baktım. saf mı, çok mu aşık, gerizekalı mı, usül mü bilmiyor karar veremedim. bir şeye karar verdim. bir kadının bu çocukla sevişmesi resmen lütuftu bu çocuk için. oğuz bir kadınla sevişirse bu onun için olağanüstü bir şeydi. nesrin de bunun farkındaydı.

"ya koçum detaya da girmek istemiyorum ama hiç mi bir şey yaşamıyorsunuz?" diye sordum tekrar. "hayır abi yapmıyoruz. bekliyorum ben. sarılıp yatıyoruz sadece. geçen sarılırken biraz fazla yaslandım diye yataktan kalktı" dedi.

ulan dün tanışıp birkaç saat içinde birlikte olduğum kızdan bahsediyorduk. bu sırada nesrin mesaj attı "bu gece de benimsin:)))".

"mesaj atma şimdi" diye yazdım. ıçmeye devam ettik...

nesrin ve sonraki olayları daha sonra karı kız hikayeleri başlığında detaylı olarak anlatacağım. konuya dönmek istiyorum.

en başta da dediğim gibi. türk kadınının sevişmek istiyorum deyip dememesi tamamen türk erkeği ile alakalı. sevgilisiyle/kocasıyla hiçbirşey yaşamazken, seni özledim bile demezken bana "yarın beni siker misin" gibi mesaj atan bir sürü kadın var. çünkü biliyorlar benimle veya benim gibi düşünen/davranan erkeklerle seviştiklerinde sevişmenin kazananı sadece erkek değil kendileri de olacaklar. bana bir lütufta bulunmayacaklarını, bu nedenle de kullanılmış hissetmeyeceklerini biliyorlar. bütün mesele bu. seks konusunda avrupa'dan bizi ayıran en önemli şey de bu. kadınların avrupa'da ikili ilişkilerde daha rahat olmasının nedeni de bu. tabuların getirdiği "sekste kazanan taraf erkektir" düşüncesinin olmaması.

devamını okuyayım »
10.07.2015 00:29