kor

  • 23
  • 0
  • 0
  • 0
  • 14 yıl önce

uçurtmayı vurmasınlar

inci ankara kalesinden cezaevini izlemektedir: ulucanlar merkez kapalı cezaevi.

-görüşe girmeye çalış, giremesen de biz her görüşte el sallarız sana. kale'ye !

inci ankara kale'sinden cezaevini izlemektedir.

-kale'den bize el salla inci !

inci kale'den cezaevini izlemektedir.

geriden bir zamanı izler inci. kalenin güneydoğu ucundaki burçlardan ulucanlar gözükür. ellerinde bir naylon kova. tempo tutup oynamaktadır kadınlar koğuşu:

-çıkıcak çıkıcak, af çıkıcak...

parmakkapı'dan girer kale'ye inci, at pazarı'na uzanan kapı. çocuklar güneydoğu burcunun dibinde top oynamaktadır:

-hello !
-hello, hello !
-hello baby !
-merhaba !
-aaaa, türkmüş lan !
-hadi ya ?

ulucanlar'da yere tebeşirle çizilir uçurtma. barış'ın sesidir:

-niye uçmuyor inci ?
-uçar birgün !

"adının anlamı dünyayı kucaklasa taşta büyümezdi barış !" kale'den ankara'ya bakar inci:

-ama bunu bilmezdi anası ! babasının sevdiği bir şarkıcının adıymış. yalnızca bu yüzden konmuş adı.

kale'den bakar inci:

-burda uçmaz barışcım, çok küçük gelir bu avlu ona.
-küçük uçurtma uçururuz.
-yine uçmaz. kocaman çayırlarda uçurmak gerekir.
-kocaman çayır nasıl olur inci ?

inci siyasi koğuştadır. genceciktir, genceciktir hepsi. sevgi soysal'ın "yıldırım bölge kadınlar koğuşu" gelir insanın usuna. inci dışarıdadır, barış içeride kalmış.ankara'ya bakar inci:

-uçurtma uçuracaktık hani, söz vermiştin bana. niye yalan söyledin ? burnun uzadı mı inci ? hani pinokyo'nunki gibi ?

inci kale'den bakar.

inci, kale, barış, ulucanlar, ankara...

-burnun uzadı mı inci ?

devamını okuyayım »