koseren

  • 206
  • 3
  • 1
  • 0
  • geçen hafta

boşanma oranlarının artma sebepleri

ikinci evliliğini yapan genç bir kadın olarak söyleyebilirim ki evlilik tamamen kısmet işidir. karşınızdaki insanla alakalıdır demiyorum çünkü siz de sonuçta birinin karşısındaki insansınız evlendiğinizde de ilişki yaşarken de. ilk evliliğim 3 yıllık bir ilişkinin sonunda gerçekleşti ve 2. ayında boşanma kararı alındı.
bu talihsiz tecrübeme dayanarak şöyle diyebilirim, evlilik "nasılsa orta yol buluruz.", "hele bir evlenelim de" gibi düşüncelerle çıkılacak bir yol değildir. çünkü kimse bir imza attıktan sonra sihirli bir değnek değmiş gibi sizin daha önceden rahatsız olduğunuz özelliklerinden arınmaz. evliliğin böyle bir etkisi yoktur, olduğunu sanan yanılıyor.
evliliklerin bitmesindeki birinci neden "evlenince düzelir" düşüncesidir bana göre.
ikinci sebep ise evlenme kararını çok çabuk almak diye düşünüyorum. ama bu kişiden kişiye değişir. kimi insan kendini zaten gizlemez, ne sevgilisine ne ailesine ne arkadaş ortamında. neyse odur, duvarları yoktur, sevgisini de nefretini de saklamaz. ergenliğinde ailesi sigara içtiğini biliyordur mesela. işte bu insan evlendiğinde de değişmez. bu kişiye aşık olduğunuzda onunla hemen evlenme kararı alabilirsiniz. kimi insan da vardır ki, annesinin babasının bile daha onun hakkında çok bir fikri yoktur. neye kızar neyi sever kimse tam olarak bilmez. bunların pek arkadaş çevresi de yoktur, genelde işkolik olurlar sosyal hayat hobi namına pek bir özellikleri yoktur. işte bu insanlarla ne kadar aşık olursanız olun hemen evlenmeyin, yani "zaten aşığım ben katlanırım ne çıkarsa da" demeyin. o coşkulu aşk bir gün bitecek ve siz karakter çatışması yaşayacaksınız. o erkek veya kadın siz o imzayı atıp aynı evde yaşamaya başladıktan sonra da size duvarlar örecek hiçbir zaman tam anlamıyla "dost" olamayacaksınız. o yüzden acele etmemekte fayda var.
günümüzde evlilik yaşı yükseldi, 30'lu yaşlarda yaşanıyor artık evlilikler. kadınların 25'inden sonra bir evlilik baskısı başlıyor aileden bile, en yakın arkadaşlardan vs... bu da önüne çıkan ilk adamla evlenmesine neden oluyor. sonra zaten evlenmiş olmanın verdiği rahatlıkla hele de ekonomik özgürlüğü varsa ilk kavgada boşanmaya kadar gidebiliyor. neden, çünkü toplumun ondan beklediğini yaptı, evlendi. artık boşanabilir.
fakat benim son zamanda en çok gözlemlediğim sıkıntı erkeğin kadına kendini kadın gibi hissettirememesidir. bu ne demek, aşırı kıskançlık yapmak, sürekli sevişmek istemek değil. "e ben bu kadınla her gün yatıyorum nasıl kendini kadın gibi hissetmez?" diye sığır gibi düşünmeyin. veya kadını her gün güzelleşsin diye kuaföre yollamak değil kadın gibi hissettirmek. bir kadın yanındaki adamın her an ona sevgiyle bakmasını ister, dünyadaki tek kadın oymuş gibi davranmasını ister. ki evliliğin de çıkış noktası budur aslında, "bakın bu kadına/adama aşığım, benden başka kimseyle olmamasını devlet eliyle sağladım, biline." demekten başka bir şey değildir. ama erkek imzayı attıktan sonra her konuda kendi işine bakmaya devam ediyorsa kusura bakmasın kimse ama o evlilik bitmeye mahkumdur.

devamını okuyayım »
19.11.2015 14:35