krnja

  • 4423
  • 8
  • 1
  • 0
  • 5 gün önce

zlatan ibrahimoviç

en efsane zamanı şüphesiz ki inter zamanıydı. toplaşın hele bir şey anlatacağım. ibrahimoviç geldiği ilk sezon 19 senedir şampiyon olamayan inter'i şampiyonluğa taşımış 2006-2007 sezonunda. yalnız bizim konumuz 2007-2008 sezonudur. takımın başında roberto mancini var. ibrahimoviç takımın her şeyi olmuş konumunda geçen sezonki gibi. sezonun ortalarında en yakın takipçisi as roma'ya 11 puan fark atmalarına rağmen başlarına beklenmedik şey geliyor. ibrahimoviç sakatlanıyor ve 2 ay sahalardan uzak kalacak. bu sezonu kapatmış anlamına geliyor. ritmini kaybeden inter belini doğrultamayıp puanlar kaybetmeye başlıyor. son haftalara girerken as roma şampiyonluk yarışına iyice ortak oluyor. ve sezonun son maçı, zlatan ise hala ağrılarla boğuşuyor. roma düşme hattında bulunan ama düşmeyeceği kesinleşen catania ile oynarken, inter düşmemek için galibiyet alması gereken parma ile oynayacak. roma'nın iddaasız catania karşısında galip gelmesine kesin gözüyle bakılırken, inter o durumda galibiyetten başka bir sonuç ile şampiyonluğu romaya vermiş olacak.

-----------------------------------

bundan sonrası kitabından alıntıdır ve ibrahimoviç'in ağzından yazılanı tercüme ediyorum; (bkz: jag ar zlatan)

medya, taraftar, yani herkes sakat falan dinlemeden en son 2 ay önce maç yapmış ibrahimoviç'i arıyordu. acaba oynayabilecek mi, iyileşti mi, sakatlık formunu etkiler mi? nereye baksam bunları görüyordum. haberlerde 'takımın ve şehrin için ayağa kalk' başlıkları dolaşıyor. üstümde müthiş bir yük var ve daha da kötüsü önümüzde 2008 avrupa kupası var. ya ağrılar çoğalırsa? böylesine büyük bir turnuvayı nasıl riske atarım. diğer yandan da sezon boyunca harcadığımız emeğin karşılığını bir maçta belirleyecek olan maç.

mancini yanıma geldi;
+ biliyorum sakatlığın tam olarak geçmedi.
- evet.
+ ama bu noktada bu beni ilgilendiremiyor.
- galiba haklısın.
+ güzel, parma maçı kadrosuna alıyorum seni, istesen de istemesen de. ister baştan oyna, ister sonradan oyuna gir. tek bildiğim senin bizle olman gerektiği. bu maçı almamız lazım.
- biliyorum, oynamak istiyorum.

şu andan itibaren dizimin 3-4 hafta daha ağrıması, benim bu maçta takıma yardım edemeyip şampiyonluğu kaçırmamızdan daha acı olamazdı. oynamalıydım.

yağan yağmur arasında yedek kulübesinde yerimi aldım. mancini maça balotelli ve cruz ile başlayacaktı. maça hakimdik ama ortada gol yoktu. ve 8. dakikada diğer maçta roma vucinic ile 1-0 önce geçmişti. bu durumda roma şampiyondu ve o an yedek kulübesinde herkesin yüzündeki korkuyu görebiliyordum. bu durum beni daha da motive etti ve içimde fırtınalar kopuyor, o sahada olmalıydım. artık yerimde duramıyordum, mancini ısınmamı söyledi. aniden tüm gözler üzerimdeydi. mancini, mihajloviç, sağlık ekibi, herkes bana bakıyordu. tüm umutları benmişim gibi. üzerimdeki yükü hissetmemek imkansızdı. hepsi teker teker 'bunu bizim için yap' dedi ve bunlar motivasyonumu arttırırken hepsine 'yapacağım, yapacağım' diyebildim.

ikinci yarı 51. dakikada oyuna girdiğimde yağmur hala şiddetli şekilde yağıyordu. bir kaç denemem boşuna gitti, olmayınca olmuyordu sanki. 62. dakikada ceza sahası dışından bir topla buluştum. şut çektim ama hiçte iyi bir şut değildi. topun sol direğin dibinden içeri doğru süzülüşünü gördüm. tüm o gözlerle tekrar göz göze geldim ve arkamı döndüğümde dejan stankoviç yerlere yatmış tanrıya şükrediyordu. kadronun yarısı üstüme zıpladı, müthiş sevinç vardı. artık şampiyonluk bizim elimizde ama bir gol yediğimiz takdirde bütün sezonun emeğini atabilirdik. 15 dakika sonra maicon sağ taraftan içeri doğru girdi ve ortasını yaptı. savunmanın arkasından sarkarak topu ağlara yolladım. inanabiliyor musunuz, yokluğumda iki ay benim ve takımım hakkında kötü şeyler yazan medya vardı. önemli maçlarda yokmuşum, 'winner' mentalitesi yokmuş falan. daha güzel bir cevap verebilir miydim? dizlerimin üstüne çöktüm ve tekrar tüm takım etrafımı sardı. maç öyle bitti ve artık şampiyonduk.

maç sonrası etrafımı muhabirler sardı;
+ bu galibiyeti kime adıyorsun ibra?
- size! benden ve inter'den şüphe eden ve çomak sokmak isteyen herkese, medyaya!

benim tarzım bu, her daim intikamı düşünürüm. rosengard'dan beri içimde, beni tetikleyen bu. moratti'nin*muhabirlere söylediği de her daim aklımda; "tüm italya bize karşıydı fakat zlatan ibrahimoviç bizim mücadelemizin sembolüydü.". gururlanmamak elde değil. o sene serie a'nın en iyi oyuncusu seçilmiştim.

-----------------------------------

bunu okuduktan sonra anlattığı anı izlerken tüyler diken diken oluyor; http://www.youtube.com/watch?v=rmblah1q-e4

bu da italyan spiker coşkusuyla; http://www.youtube.com/…ailpage&v=94sphkikzvw#t=217 (ikinci gol de 6.15 dakikasinda)

kaptan zanetti'yi gerdeğe sokar gibi tebrikleri ve kaleci toldo'nun ibrahimoviç'i koruması gibi çılgınlıkları de barındıran seyircili kutlaması: https://www.youtube.com/watch?v=pcemm0lgyoq#t=145

devamını okuyayım »
06.01.2013 00:14