kuba gibiyim kendi kendime yetiy

  • 3165
  • 106
  • 32
  • 2
  • bugün

askerlikte azar işitilen en yüksek rütbeli komutan

yüzbaşının odasına kapıyı tıklatmadan girmiştim. usta askerlikte ilk günlerimdi. imza attıracaktım, kapısı açıktı, biraz da heyecanlıydım. aceleci davrandım, içeri girdim, selam verdim, tekmil verdim, o an evet, o an bir şeyleri eksik yaptığımı anladım, o an bir şeylerin ters gittiğini anladım. ama artık çok geçti. yüzbaşının bakışları değişmişti. git, bilmem ne asteğmeni çağır, dedi. emir komuta zincirine göre s*kecekti. önce asteğmeni azarladı, sonra asteğmen yanıma gelip beni azarladı, yüzbaşıya git, çağırıyor dedi. gittim bu sefer kapıyı tıklattım, girdim, selam tekmil filan. istanbul emret komutanım deyince, s*ktirtme istanbulunu memleketini söyle, dedi. komutanım dedim, istanbul. adam inanmıyordu. anadoludan bir yer söylememi bekliyordu. ailemizin yüz yıl önce balkanlardan nasıl göçtüğünden itibaren anlatmaya başladım. tabii, böyle bir şey olmadı, şaka yapıyorum. s*ktirtme istanbulunu dedi, yaşadığım ilçeyi söyledim, yerlisiyim dedim. ailemin göç hikayesini anlatma lüksüm yoktu. işte azarladı bayağı. sen hiç devlet dairesine girmedin mi? dedi. ama bunu öyle söyledi ki, ben şey anladım, devlette çalışmadın mı? devlete girmedin mi? diye anladım. girmedim komutanım dedim, adam sinirinden gülüyordu artık. bilseydi ki cambridge üniversitesi onaylı 68 iq'um olduğunu benimle bu kadar uğraşmaz, rdm'ye gönderirdi. kalayladı yine, gönderdi. bölük benim yüzünden bir hafta boyunca komutanın odasına nasıl girilir? eğitimi aldı.

devamını okuyayım »