kusgot

  • 116
  • 48
  • 3
  • 0
  • evvelsi gün

kayseri

çocukluğumu ve gençliğimi yaşadığım şehir.
uzun zamandır başlığa girip okuyup çıkıyorum. bazıları normal yazmış, bazı ekşiciler ise gereksiz gömme peşinde. merak ediyorum gömenler nerede yaşıyor acaba?

neyse şehire gelelim, türkiye’nin en düzenli şehirlerinden biridir, inanın çok çok fazla şehir gezdim ülkemde çoğu şehir köyden bozma, kayseri’de şehirde olduğunuz hissedersiniz.

trafik sorunu yoktu özhaseki sağ olsun olmayan sorunu yarattı, o tramvay uygun yerlerinizle samimi olur umarım. şehrin çoğu yerine otobüs gidiyordu, seçim malzemesi olacak diye otobüsleri iptal edip şehrin en merkezi caddesine ray döşedi pislik herif, işin komiği ne hastaneden geçer, ne terminalden, ne havaalanından. hiçbir işe yaramadığı gibi metre başına trafik ışığı düşüyor bazıları dakikalarca yanıyor. bu tamamen akp belediyeciliğinin kayseri’ye kazığı...

bazı arkadaşlar park, bahçe yok demiş allah akıl fikir versin bu konuya açıklama bile yapmak istemiyorum.

evler çok geniş ve ferah olur kiralar maalesef arttı, eskiden çok daha ucuzdu ama 750 tl gibi bir miktara arkadaşıma ev tuttum. 3+1 yeni bina, ebeveyn banyolu, giyinme odası vs gibi özellikleri var. istanbul kadıköy’de oturuyorum ne zaman ev baksam içim kararıyor.

gelelim alkol konusuna; arkadaşlar yasal olarak saat 22.00 sonrası alkol satışı yasak, tanımadığınız bir şehirde saat 23.00 da tekel bulamıyorsan o şehrin suçu değil, senin plansızlığın. yazıldığı gibi tekel eksikliği falanda yok gayet yeterli, şehrin en ünlü tekellerinden biri bayağı geç saate kadar açık zaten bilen bilir, onun dışı bazı tekeller usül bilene satıyor, ama dediğim gibi bu hükümetin koyduğu saçma yasadan dolayı.

alkollü mekan konusu ise yine akp belediyeciliği ürünü, özhaseki’den kalan lanet gibi bir şey, alkole resmen alerji besliyorlar. eskiden bayağı çeşit çeşit mekan vardı, hatta babamın anlattığı eski terminali bilen bilir, otobüsten inip meyhaneye giderlermiş. o mekanların çoğu bir şey bahane edilip kapatıldı. erciyes üniversitesi öğrencileri ise istanbul gibi iyi durumları olan yada vakıflara para veren tipler değil çoğu çevre illerden gelen düşük gelirli ailelerin çocukları. benim bir sürü tanıdığım var aylık 300-400 lira ile kyk yurtlarında kalıp geçinmeye çalışan, yani düşündüğünüz gibi üniversite öğrencileri bar, pub vs olmamasını dert etmiyor. kalburüstü aile çocukları ise ya otellere gidiyor yada (buranın bağ kültürü çok ünlüdür) bağ evlerinde kendi aralarında içiyor. ama geçen parkta içen kızla erkek gördüm gurur duydum böyle devam çocuklar.

mekan eksiği var, yakın zamanda düzelecek gibi durmuyor, çünkü şehirin öyle bir eğlence anlayışı yok . yinede sayısı azımsanmayacak bir genç grubu daha batılı mekanlar istiyor, parası olan basıp nevşehir’e yada mersin’e gidiyor. nevşehir 30 dakika, mersin ise en çok 3 saat sürüyor. bende yazları içmeye nevşehir’e, denize girmeye mersin’e gidiyorum. onun dışı içmek için radisson roof tercihim, 5-6 favori otelimde var gayet düzgün ve ucuz mekanlar.

yine birisi kot üstüne t-short ile yürüyemedim demiş kesin hasta falan... şehir asla o tarz bir yer olmadı, en tutucu dönemlerimde bile o seviyelere gelemedi, onu geçtim son senelerde bayağı açılma var zaten. benim buradan anladığım sanırım yabancılara öyle davranan gizli bir örgüt var sanırım yada millet cidden hasta, gömecek yer arıyor.

kayseri esnafına ağzına geleni sayanlar birde doğru dürüst yüzüne bakmayan istanbul esnafına baksın, kaç yıl yaşadım bir kere “yoq” lafı duymadım çoğu esnaf işinizi çözmeye uğraşır. kötü esnaf mutlaka vardır ona yapacak bir şey yok, her yerde var şark kurnazları zaten akp sağ olsun avm açıldı her yere pek esnaf kalmadı.

sözün özü; düzenli, kiraları ucuz, gelişmiş, yaşam kalitesi yüksek bir yer arkadaşlar evinizden işinize çok çok otuz dakikada gidersiniz bence bu bir hayat kalitesidir, bu kadar beğenmeyenler sanırım viena’da falan yaşıyor ama bence çoğunuz ışık görmeyen evlerde yaşıyorsunuz.

devamını okuyayım »