la traviata

  • 5734
  • 4
  • 2
  • 0
  • evvelsi gün

müzik öğretmeni

bir haftadir muzik ogretmenligi yapiyorum devlet okulunda.
tanisma faslindan sonra dinliyorum onlari. pek cok zaman yapmadigimiz seydir insanlari dinlemek, hele ki o yaslardaki ogrencileri.
notlar aldim hem deftere, hem kafama. gozlem yaptim, hem derste hem de sinifta.

soyle sonuclar;

* yaklasik 600-700 civarinda ogrencim var.
* blokflütü sevmeyenlerin orani yuzde 90'in uzerinde. (melodika da onun kadar olmasa da ona yakin)
* daha ilk derse "muzik mi? off poff" seklinde gelenlerin sayisi da azimsanmayacak kadar fazla. digerlerinin de yarisi zaten ogretmeni merak ettiginden daha ziyade merakli gozlerle geliyorlar.
* ogrencilerin yuksek bir kismi "damar" diye adlandirdiklari sey'leri dinliyorlar. bu onlara normal hayatlarindaki davranis ve konusmalara da yansimis gibi gozukuyor.
* her sene sadece istiklal marsini islemekten ve konu olarak tekrar etmekten bezmisler.
* enstruman deneyimi olmus ogrencilerin cok buyuk cogunlugu gitar denemis ama yine cok buyuk cogunlugu birakmis. birakmayanlar da zorlugundan yakiniyor.
* ogrencilerin yine cok buyuk bir kismi hic klasik muzik konserine gitmemisler. arabesk disinda sadece pop dinlemisler, dinliyorlar.
* yine ogrencilerin tamamina yakini notalarin isimlerini/degerlerini bilmiyorlar. diyez bemol gibi isaretleri gormusler ama ne ise yaradiklarini bilmiyorlar. bilenler de kac ses inceltip kalinlastirdigini genelde atiyorlar.
* "muzigin icinde matematik var" dedigimde "hayiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiir olmasinn" seklinde itirazlar geliyor. en basit nota degeri matematigi bile onlarin gozunde buyuyor.
* daha onceki okullarda "koro" deneyimi olmus pek cok ogrenci zoraki bir sekilde secilmis bu korolara, dayatilmis hep bir seyler. pek cok konuda ozgur olacagimizi ve sinirlari zorlayacagimizi soyledigim zaman cok sasirdilar.
* coksesli muzik deneyimi hicbirisinin olmamis. "coksesli muzik ne ki?" diyenlerin sayisi da cok kucuk degil.
* istiklal marsinin dogru nefes yerlerini anlasalar da uygulamada o kadar alismislar ki eski soyledikleri haline, duzeltemiyorlar bir anda.
* pek cogu akm'nin kapali oldugunu bilmiyorlar. yuzde 99'u hic opera izlememis. orkestra enstrumanlarinin belli basli olanlarini taniyorlar, gerisini bilmiyorlar.
* "x'in sesi guzeeeel, sarki soylesin" dedikten sonra x sarkiya baslayinca genelde sessiz kalamiyorlar. dolayisiyla ister sarki olsun, ister konusma olsun, ogrencilerin birbirlerine bu anlamda saygilari az.
* muzik, simdiye kadar hep zorlamayla, dayatmalarla verilmis. külfet gibi geliyor. sanatsal faaliyetlerle alakali seylere önyargililar. ama ote yandan da aktif bir seyler yapmak istiyorlar.
* duyma ve konusma engelli arkadaslara ilgi gosterilmemis bu alanda. muaf olarak geliyorlar dersten tamam ama yine de onlar da bir sekilde organizasyonlara dahil edilmemis. oysa neler neler yapilabilir onlarla da sahnede.
* felsefeye ilgileri yok.

daha gozlemledikce, konustukca ekleyecegim bu listeye elbet.
umarim seneler gectikce daha da kotu olmaz her sey. bir seyler yapmali..

misal,
* ogrenci ile empati, onun seviyesinde dusunme ve konusabilme, anlayabilme
* zorlamalarin, dayatmalarin olmadigi daha ozgur bir muzik dersi, hatta okul sistemi
* genel kultur konusmalarinin, derslerinin artmasi
* okul maddi imkanlarinin artirilmasi ve sanata daha cok onem verilmesi
* daha cok gosterilere, temsillere, konserlere, tiyatrolara goturulmesi ogrencilerin, veya cesitli sanat dallarindaki sanatcilarin okullara gelip performanslar sergilemesi, onlarin da oldugu tartisma ortamlari duzenlemek, sempozyumlar, vs..
* felsefe derslerini sıkıcı anlatimdan cok ilgi duyacaklari sekilde vermek
* hem muzikte, hem de genel hayatta cokseslilik kavraminin ogretilmesi, bilinclendirmek

devamını okuyayım »