lahanakafa

  • 20
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen yıl

otuz milyon kelime

otuz milyon kelime size şunu anlatıyor aslında; üç yaşa kadar yüz milyon nöron hücresi oluşturan insan beyni fiziksel büyümesinin %85'ini tamamlamıştır ve bu da tüm düşünme ve öğrenmenin temelinin büyük bölümünün oluşmuş olması demektir.

kitapta altını çizerek önemli bulduğum kısımları ve kendimce aldığım notları paylaşmak istiyorum:

--- spoiler ---

*bir çocuğun doğumundan üç yaşına kadar duyduğu kelimelerin nitelik ve niceliği, çocukların eğitim hayatındaki başarılarının neden farklılaştığını açıklayabilir.

*çocukların üçüncü sınıftaki okuma düzeyleri genellikle onların öğrenme gidişatının en son seviyesini öngörür.

*sürekli toksik ortamda yaşayan ve yüksek strese maruz kalan bebeklerin beyin gelişimlerinin olumsuz etkilendiği de kanıtlanmış. beynin gelişiminin temelinin bir bebeğin sevecen ve yetişkin bir bakım verenle olan ilişkisi olduğunu söylemekte kitap.

*uzamsal konuşmaların, yani nesnelerin boyutlarını ve şekillerini gösterecek şekilde konuşmanın, çocuğun uzlamsal tasarım ve uzlamsal ilişkiler konusundaki yeteneğini arttırdığını yapılan deneyler kanıtlamış.

*kadınlar kendi matematik güvensizliklerini kızlarına da aktarmaktadır.

*profesör dweck'e göre ebeveynler ve eğitimciler olarak yapmamız gereken, yetenekler hususunda mutlak değişmez bir bakış açısı aşılamak yerine, çabanın başarıda en önemli unsur olduğunu ve başarısızlığın en önemli sebebinin yetenek eksikliği değil de vazgeçmek olduğunu düşünmektir.

*"sabit zihniyet"e karşı her zaman "gelişim zihniyeti"ni savunmalıyız.

*azimli insanlar bir işi yapmadıklarında bunun bir çok denemeden yalnızca bir tanesi olduğunu bilirler ve pes etmezler... çünkü yeterince çaba sarf ettiklerinde her şeyi yapabileceklerine inanırlar. bu dayanıklılıktır. çocuklardan isteyeceğimiz şey bu olmalıdır.

*övgü düzgün yapılmazsa, öğrencileri güçlendirmek yerine onları edilgenleştiren ve başkalarının görüşüne bağımlı kılan olumsuz bir güç haline gelebilir.

*istediğimiz şey, bir görevi algılayan ve ne kadar zor olursa olsun ve ne kadar zaman alırsa alsın çok hızlı bir şekilde onun nasıl başarılabileceğini değerlendirebilen çocuklara sahip olmaktır. ebeveynlerin daima hedefleyeceği şey budur: istikrarlı, yapıcı, motivasyonu yüksek yetişkinler.

*prof. dweck'in çalışmasında, 128 beşinci sınıf öğrencisine bir bulmaca verildi. çocuklar bulmacayı bitirdikten sonra, bazıları zeki oldukları için övüldüler, bazıları da sıkı çalıştıkları için. daha sonra çocuklardan daha zor olan ikinci görevi ya da ilkine benzer bir görevi seçmeleri istendi. zeki olarak nitelendirilen çocukların yüzde altmış yedisi kolay olan görevi seçtiler; sıkı çalıştıkları için övülen çocukların yüzde doksan ikisi ise daha zor olan görevi seçtiler.

*zeki olarak övülen çocuklar "kişi odaklı" övgüye maruz kalırken sıkı çalıştıkları için övülen çocuklar "süreç temelli" övgüye maruz kalmışlardır. çalışmalarda, süreç temelli övülen çocukların ilerleyen yaşlarında gelişim zihniyetinde" oldukları gözlemlenmiştir.

*lev vysgotsky, çocukları becerilerinin biraz üzerinde davranma konusunda teşvik etmeyi "yakınsal gelişim alanı" olarak adlandırır. çocukların daha yüksek seviyede davranışlar sergilemesini kolaylaştıran bu tutum, çocuğa "hemen oyuncaklarını topla" demek yerine "oyuncaklarınla oynadığımıza göre şimdi onları ne yapalım?" arasındaki farkı anlatır.

ilkini söylemek daha kolaydır, daha üstün bir güç tarafından gelen tamamlanması gereken bir taleptir ve sorgulanmaz. ancak, ikincisi çocuğun yeni yeni ortaya çıkan otonomisini destekler ve bilimsel çalışmalarla da kanıtlandığı üzere, öz düzenleme ve yürütücü işlev becerileri üzerindeki etkileri çok büyüktür.

davranışsal kuralları dikte etmek yerine kuralları nazikçe öneren annelerin bir yaşındaki bebekleri, üç yaşına geldiklerinde gözle görülür ölçüde daha güçlü yürütücü işlev ve öz düzenleme becerisine sahiptirler.

* öneriler ve teşvik edici sözler, çocuğun bilgisini, görüşünü ve seçimini ortaya çıkarmaya çalışan sözcükler, konuşmalar, uzun vadede öz-düzenleme becerilerini geliştirme adına destekleyici olmaktadır.

*problem çözme durumunda çocuğun davranışı övülürken empati ve kibarlık konusunda bu değişir. bu durumda çocuğun kendi övülmelidir.

*"sen kötüsün" demek yerine "davranışın kötüydü" denmelidir.

*zengin bir erken dil çevresi oluşturmak için formül "üç k"
kavrayın
konuşun
karşılıklı yapın

kavrama: çocuğun neye odaklandığını anlamak ve onun odaklandığı şeye odaklanmaktır. ebeveyn çocuğun ne yaptığının farkına varmalı ve bunun bir parçası olmalıdır.

konuşun: konuşmak çocuğa konuşmak değildir, çocuğun odaklandığı şeyle ilgili konuşmaktır. konuşmayı çocuk yönlendirmelidir. paralel konuşmak ise çocuğun yaptığı şeye yorum yapmaktır.

karşılıklı yapın: karşılıklı etkileşim nasıl olmalıdır? çocuğun odaklandığı şeyi kavrayarak ve bununla ilgili konuşarak. çocuğa "evet" ve "hayır" cevabını vereceği sorular sormak yerine "nasıl" ve "neden" sorularının cevaplarını arayın. çocuklarla birlikte kitap okuyun. ebeveyn çocuğa kitap okurken parmağı ile kelimeleri işaret edebilir, böylece bebek kelime ve sayfa üzerindeki çizgiler arasında bir bağlantı olduğunu anlamaya başlar.

*kitap okurken metnin işaret edildiği çocuklar yazılı farkındalığı en yükse seviyede edinirler ve işaret etmeden okunan çocuklara göre daha yüksek seviyede okuma, heceleme ve anlama becerileri gösterirler.

*çocuğun yaşadıklarını hikayeleştirerek anlatın. hikayeleştirmek, çocuğun duygularını anlamasına, tanımlamasına ve ifade etmesine yardımcı olur.

*etrafınızdaki her şeyi sayın, uzamsal özelliklerini söyleyin, zıtlıklar, ölçüler vs ile ilgili konuşun.

*tekrar tekrar deneyen çocukla deneyip başarısız olan ve bir daha denemeyen çocuk arasındaki fark nedir?
övgü. süreç temelli övgü!
insan temelli övgü "çok akıllısın"
süreç temelli çocuğun çabasını öven övgü "bu yapboz için çok çalıştın ve bitirdin. harika bir iş çıkardın!"

*çocuklara tercih sunun. tercih sunmak çocuğun bağımsız olarak düşünmesini destekler.

*nedensel düşünmesine yardımcı olun. yapmasını istediğiniz şeyi nedenleri ile birlikte açıklayın.

--- spoiler ---

sonuç olarak:

çocuklar zeki doğmaz; ebeveynlerinin ve bakıcılarının konuşmaları onları zeki yapar.

devamını okuyayım »