last pirate jack sparrow

  • azimli
  • şamda kayısı (713)
  • 2262
  • 17
  • 5
  • 1
  • bugün

sözlükçülerin başından geçen doğaüstü olaylar

yıl orta 2. sınıf. yakın arkadaşla sözleştik. iki üç hafta para biriktirip bahçeli'de bir gün içinde deli gibi yiyecektik o parayı. hesaplarımıza göre 3 hafta sonra kişi başı 20 lira birikecekti. paraları güncel haliyle söylüyorum daha kolay anlayın diye. o zaman bir pizza 3-4 lira, sinema 5-6 lira, internet kafenin saati 50-75 kuruş falan. büyük para yani bizim için 20 lira. neyse günler günleri kovalıyor. ben iradesiz adamım. parayı cepte görünce dayanamam yerim. o yüzden köşeye atıyorum aldığım gibi. parasız geziyorum. ne olacak sanki küçücük çocuk ihaleye mi girecek kafasındayım. neyse o sıralar kızılaydaki dershane haftada bir gün çarşamba mıydı salı mıydı beni derse çağırıyor. okulda öğleciyim. o yüzden sabah dersanede derse gidiyorum. sonra otobüsle eve dönüp hazırlanıp okula gidiyorum. efendim yine harçlığımı köşeye atıp evden parasız çıktığım bir gün dedemlere uğruyorum. allah rahmet eylesin dedem bana hep 3-5 lirada olsa para verirdi. ama bu sabah uğrayışlarım sırasında hiç para verdiğini hatırlamıyorum. o sabah yine uğrayıp dersaneye gideceğim. o zamanın parasıyla dedem 1 lira verdi. ben ne kadar ısrar etsem de zorla cebime koydu. bu arada ben otobüs kartı konusunda çok tedbirliyim. hep hesaplayıp çıkarım evden. o gün 2'lik kart vardı cebinde. bir gidiş bir dönüş tamam yeter diye attım cebe. ankaralılar hatırlar o eski 2'li kartlarda aktarma yoktu. ikinci basma sırasında da parayı alıp 0 lira olarak makineden çıkartıyordu. 10-20'lik kartlarda bedava aktarma oluyordu.

efendim dedemlerden çıktım ve otobüse bindim. otobüs o kadar balık istifi gidiyordu ki dışkapı'da otobüsün kapısı yerinden çıktı. ben de aceleyle indim ve durakta bekleyen başka bir kızılay otobüsüne binip kartı bastım. normalde bozulan otobüs olunca diğer ego otobüslerine kart basmadan alırlar yolcuları. yarı mallık yarı aceleden son kartımı da bastım ve dersaneye gittim. dersten çıktım. hala hatırlamıyorum kartım kalmadığını. otobüs beklerken ulan ben ne yaptım diye jeton düştü. karta baktım ikisi hak da kullanılmış. başımdan aşağı soğuk sular dökülürken cebimdeki 1 liraya dokundum. o parayla hemen paralı otobüse bindim. o zamanlar öğrenci 60 kuruştu. rahat rahat yetmişti. eve geldim. hazırlanıp okula gittim.

açıkçası ilk kez böyle bir tecrübe yaşamıştım. o an ne yapacağımı bilemezdim. bugün bile o günkü aklımla neler yaparım diye sorarım kendime. herhalde kızılay'dan keçiören'e kadar yürürdüm. dedemi arayıp beni almasını isteyebilirdim. ya da dersaneye dönüp hocalardan para isterdim. aslında bu ihtimali düşündüm o an ama sanki dersaneden çıkınca tekrar geri dönmek ayıpmış gibi bir hisse kapıldım. yoksa hocalarım çok iyi insanlardı. kesin 3-5 lira atarlardı.

her neyse dedem çok bonkör adamdı. ölene kadar her ziyaretimde bana 3-5 lira da olsa para verirdi. ama o güne kadar sabah ziyaretlerimde hiç para vermemişti. o gün ısrar ede ede 1 lira vermişti. o zamanlar kızılay'da beş parasız kalmak benim için istanbul'da beş parasız kalan banker bilo gibiydi. ne bok yiyeceğimi inanın bilmiyordum. o günden sonra maddi konulara bakış açım değişti. gidilen yere göre cepte bir miktar para bulundurmak ve tutumlu olmak konusunda büyük ilerleme kat ettim. recep ivedikin dediği gibi erkeğin her yerinden para çıkacak. hem de parayı cepte biriktirmeyi öğrendim. cepteki parayı tak harcamama iradesi gösterdim. her neyse aradan günler geçti. 20 liralarımız biriktirip o gün, gün boyu saça saça harcadık. bu tabi bir istisna oldu.

devamını okuyayım »
06.04.2017 13:19