latedri

  • 87
  • 3
  • 0
  • 0
  • geçen hafta

ekşi itiraf

biletlerimizi aynı uçağa almadı. neymiş efendim evlendikten sonra uçulurmuş. halbuki ben sana illa yan yana sıra bekleyelim, yan yana oturalım, sen bana sandviçini ver ben sana portakal suyumu vereyim, küçük küçük espriler yapayım, istanbula havadan bakalım ve bir kuş olduğumuzu hayal edelim sonra bagaj alımında valizini bi tüy gibi kaldırıp ayaklarının altına sereyim demedim ki. ben sadece aynı uçakta olalım dedim. düşersek beraber düşelim, varacağımız yere ulaşırsak beraber ulaşalım dedim. uçaktaki iki yabancı olalım ama aynı uçakta olalım dedim. dinletemedim.

onun uçağını 16.35’e benim uçağımı ise 15.45’e aldık. uçağım rötar yapmasa yanıma bile gelmeyecektin. ama uçağım rötar yaptı ve geldin. beraber bekledik uçağı. senin uçağının sırası benim uçağımın sırasının bi yanıydı. beraber bekledik benim sıramda. ama o kadar koydu ki sona doğru gelince kendi sırana geçişin. esansımı verdim sana, inince beni bekle diye. benden bi parça bıraktım sana. kokumu bıraktım sana.
belki uçakta özlersin de kapağını açıp koklarsın diye. belki inince indiğimiz yerde o esansı bana vermek için değil de ben seni özledikçe bunu içime çekmek için bunu kendime saklıyorum diye seni bekledim dersin diye.

şimdi rötar yapmış saati ile 16.45 de kalkan 15.45 uçağında yerden 10.000 feet yükseklikte yanımdaki dayıyla siyasi bir savaş halindeyim. aramızdaki kolluğa kolunun ne kadarını kim koyacak diye sinsi planlar yapıyoruz. aklıma sen geliyorsun. acaba sen de mi 10.000 m yüksekliktesin yoksa 11.000 mi? yoksa aynı düzlemde miyiz? acaba ikimizde aynı buluta bakıp hayallere daldık mı ? acaba sen kafanı benim omzuma koyup uyumak istemedin mi?

acaba kaç tane gökkuşağını delip geçtik? acaba kaç tane kuş çarptı uçağımıza? kuş olma hayali kurarken kaç tane kuşun hayatına mal olduk diye düşündün mu acaba? gerçi kuş olma hayali kurdun mu acaba? acaba pişman oldun mu benle aynı uçakta olmadığına?

hah işte beklediğim an geldi. hostes geldi yanımda ki dayı sandviçi götürmek için iki eliyle birden hostese uzattı ve kolluğun tek hakimi oldum. otoriteyi kurdum. iyice yerleştirdim kolumu. kolumu kaldırmadan usulca hostesten iki tane su istedim. 2 arveles attım ağzıma. bir yudum suda yuttum ikisini de. cem adrian açtım. hem de son ses. bilirsin çok severim. buruk şarkısını dinledim. güneşin batışını izledim. ve sonra feridun düzağaç’tan beni bırakma vakti geldi. belki güneş bir gün bizim için doğar dedikçe güneş battı. güneş battıkça güneş bizim için doğdu kulağımda.

acaba sen de mi sadece su içmişsindir?

edit:maşallah

devamını okuyayım »
22.12.2017 20:52