lnl

  • mangal yürekli rişar (503)
  • 567
  • 0
  • 0
  • 0
  • 4 yıl önce

türkiye'de kapalı mekanların aşırı ısıtılması

benim için türkiye'de yaşamaktan nefret etme sebepleri arasında zirveye oynayan durum. kışın en soğuk gününde bile dışarı çıkarken doğru dürüst kalın giyinmeyi imkansız kılar. dışarısı -5 derecedir, kazak, mont filan giyeyim dersiniz, beş dakika sonra girmek durumunda kaldığınız kapalı mekan (toplu taşıma aracı, sınıf, ofis) havasız olmasının yanında nereden baksan 25-30 derecedir. bir cam açmaya kalksanız linç edilirsiniz zaten. tamam, dışarısı soğuk, ısıtmak lazım, ama tişörtle bile durulmayacak kadar ısıtmanın anlamı ne? insanlar zaten soğuğa uygun kıyafetler giyiyor, şöyle makul bir sıcaklığa kadar ısıtsan yetmiyor mu?

kendimce bulduğum çözüm yaz-kış kısa kollu tişört giymek, üzerine de mevsime göre kolay çıkarılabilecek fermuarlı kapüşonlu sweatshirt - mont geçirmek; en son ne zaman kazak giydim hatırlamıyorum. hatta bunları sürekli giy-çıkart yapmaya üşendiğimden çoğu zaman buz gibi havaya tişörtle çıkıyorum, biliyorum ki kalın giyinmeye kalksam günümün çoğu rezil olacak, yolda 15-20 dakika üşüsem yeğ diyorum.

hayır, bu olayla ilgili en anlamadığım kısım doğalgaz* zengini bir ülke falan değiliz ki "topraktan fışkırıyor, biz de boşa gitmesin diye yakıyoruz, sıcaklarsanız cam açın" densin. arada tepkileri göze alıp camı açmaya kalktığımda (ya da yalnızsam, ama ısıtıcıya müdahale imkanım yoksa, mecbur pencere açtığımda) içim sızlıyor, hem aşırı ısıtıp, hem de bu ısıdan kurtulmak için anlamsızca doğaya salıyoruz. sebebi türk insanının sıcağı fazla sevmesi mi, yoksa şoförün veya ısıtmadan sorumlu birimin "tasarruf için doğalgazdan-yakıttan kısıyorlar demesinler, açın sonuna kadar" düşüncesi mi bilmiyorum; ama kapalı mekanları saunaya çevirmeye çalışmak yerine, dışarının sıcaklığıyla uyumlu, makul bir sıcaklığa kadar ısıtsak daha iyi olacak bence.

devamını okuyayım »