lost book

  • 239
  • 7
  • 1
  • 1
  • bugün

d&r'ın turkuvaz grubuna satılması

beklenen gelişmeydi. türkiye'de ibre aksi tarafa döndü artık. geçmişte olan şeylerin, geçmişteki değerlerimizin birer birer tersine döneceğini düşünmemek saflık olurdu. bu yaklaşık yetmiş yıllık bir plan. bütün o arabesk müzik şarkıcıları ve genelde bu şarkıcıların başrolünü oynadığı arabesk filmlerle akp'nin tabanı oluşturulmuştu zaten. o filmleri izleyenler bilirler: toplum tarafından dışlanmışlık, fakirlik, mahrumiyet, yoksunluk, yüksek bir cehalet, tecavüz işte akp kitlesinin temelini, tabanını yıllar içinde oluşturdu. bütün o dışlanmışlık, fakirlik, mahrumiyetler ve yüksek bir cehalet bütün bu insanları bir an bile düşünüp araştırmadıkları, yalnızca anlatıldığı şekliyle din eksenine kaydıracaktı. bu insanlar elbette isyan edecekti; ama bunu, dini çıkarına uygun kullanmak isteyen dinci söylem sahiplerini yüceltmek yoluyla yapacaktı, yaptı da. bu durum hemen her koldan hareketle devam etti. akp ortaya çıkmadan önceki akp tabanı bu iğrenç arabesk filmlerle oluşturulurken laik-seküler kesim trt-2'de klasik müzik dinleyip bob norman ross'un resim sevinci programını izliyordu. o zamanlar ağaçlar mutluydu ve kesilen ağaçlar ve satılan ormanlar yoktu.

orhan gencebay'a istiklal marşı'nı bestelemesi için teklif gittiğini unuttunuz mu? bu neden yapıldı sizce? orhan gencebay, eğer bir kurgu/kukla bir kişilik olmayıp gerçekten hak ederek o yere gelmiş bir sanat adamı olsaydı(arabesk müzik sanat değildir ve sanatla hiçbir zaman bağdaşamaz) bu teklifi kibarca reddederdi. insan bir düşünür değil mi? "ben sanattan bile sayılamayacak ilkel bir müzik türünün değersiz bir şarkıcısıyım. ben schubert, chopin ya da mozart değilim ki istiklal marşı bestelemek benim neyime?" ama böyle diyemezdi. çünkü geçmişte, tam da bugün tüm hızıyla devam eden ihanet için yetiştirilmiş ve ortaya sürülmüş biriydi. o iğrenç arabesk filmler ve şarkılar kaç kuşağın beynini yıkayıp milyonlarca insanın kaderci-kabullenici olmasına, kaderci-kabullenici olduğu için de mücadele etmeksizin dine yönelen veya tam tersi her ne olursa olsun etkisiz/düşüncesiz kalan karakterler edinmesine neden oldu. şimdi bu güya hayatın sillesini yemişler(?) büyümüşler de intikam alıyorlar. o arabesk filmlerde bir gün kitap okuyan ve her engele rağmen başarmak isteyen bir insanın hikayesini gördünüz mü? raskolnikov'a benzeyen, kendi suçunun farkına varma erdemine sahip bir karakter? ya da oblomov gibi aslında kendi tembelliğinin cezasını çekmekte olduğunu fark eden veya fark ettiren bir karakter. dimitri'nin gruşenka'yı ne kadar büyük aşkla sevdiğini nasıl unutabiliriz? ya akakiy akakiyeyiç'in tek bir palto almak için ne zorluklar çektiğini ve o paltoyu alabilmek için nasıl da gerekirse aç kalarak para biriktirdiği, bir yandan da paltonun hayalini kurduğu? akakiy akakiyeviç tutup istediği palto'yu çalmamıştı, her harcamasını kısarak, mücadele ederek para biriktirip kendisi satın almıştı. gogol'un meşhur palto'su, şu an bu ülkede yazılıyor, ama akakiy akakiyeviç diye namuslu, dürüst ve onurlu bir karakter yok, kitabın sonunda o palto'yu akakiy akakiyeviç'ten çalan karakterler var. akakiy akakiyeviç cumhuriyet'i kuran türk milletine benzer. bu dinciler ise akakiy akakiyeviç'in onca emek vererek satın aldığı paltosunu çalan hırsıza.

aydın doğan çok zeki bir adam. aydın doğan gibi bir adamın yakın geçmişteki gördükleriyle işlerin bu hale geleceğini öngörememesi olanaksız. peki, neden kime satacağını kendisi belirlemedi ve satacağı kişiyle çok önceden görüşüp fiyat konusunda anlaşıp o zaman ya da şimdi satmadı? neden gidip tam da dinci bağnazlara sattı? o kadar emek verdiği kitap mağazalarının da karanlığa gömüldüğünü görmek hiç mi acıtmayacak kalbini?

bilseydik - ekşi sözlük ahalisi olarak - aramızda para toplayıp biz satın alırdık. neden olmasın değil mi?

arkadaşlar ben çok endişeliyim. bütün değerlerimiz tersine dönüyor. en cahil ve kötü kalpli kesim istediğini yapıyor. sizi bilmem, ama ben asla bunu kabul etmem.

bu hainlere tek bir şey söylemek istiyorum: bu ülkeyi mustafa kemal atatürk kurdu ve atatürk'le birlikte bizlerin dedeleri, nineleri savaşarak atatürk'e yardım etti. bazıları o sırada ya kaçmakla ya da ingiliz, amerikan mandasına girmeyi tavsiye etmekle, ülkeyi işgal etmeye gelen işgalcilere karşı savaşılmaması ve mücadele edilmemesi yolunda fetvalar vermekle meşguldü. içinizde dedesi, ninesi o zaman kurtuluş savaşı'nda savaşmış insanlar varsa da - ki vardır - büyük bir ihanet içindesiniz, çünkü bu adamların derdi bu ülkeyi, yiyip bitirmek. dininizi olması gerektiği gibi kalbinizin içine alın ve tek derdiniz laikliğin devam etmesi ve bu adamları başımızdan def etmek olsun.

devamını okuyayım »
13.04.2018 13:16