lovely rita

  • baldan tatlı (633)
  • 546
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen yıl

baskı altındayız

can güvenliğimin garanti belgesi dolmuş da onu yeniletmedeydim yalnız sıra beklerken fark ettim de bazıları baskı altındaydı garanti belgesi alamıyorlardı cümleciği.

yanılmıyorsam geçen seneydi iran'da kadınlar bir eylem yapmışlardı türban uygulamasıyla ilgili. haberin alt metnini bilmeden, okumadan iflah olmaz bir hayalperest ve iyimser olduğumdan gerek işte uyanışa geçiyorlar, güzel günler de görecek 21. yüzyıl ortadoğu insanı diyorum. hayır, öyle değilmiş. daha katı uygulamalar istiyorlamış. işte modern iranlı kadınların giyimi hususunda rahatsızlarmış.
onlar da bir bildirge yayınladılar mı bilmiyorum. hem bir önemi de yok sanırım. çoktan kazanılmış bir savaşta kazanan tarafta olmanın gerektirdiği huzur, gurur ve güçle seslerinin daha bir pek çıktığını bilmenin sarhoşluğuyla bir bildirgenin getireceği sesten çok daha büyük ses getirmiştir tezahüratları.
ama biliyor musunuz onlar bile şu hanımefendilerden daha haklılar davalarında? nedeni basit: en azından dürüstler.
sokaklarda dar kot pantolanlarıyla, güneş gözlükleriyle, başlarının üzerlerini sırf kapatıyorum demek için kapatacak serbestlikteki baş örtüleriyle dolaşan diğer iranı görüyorlar ve haliyle tepki gösteriyorlar. çünkü onların algı düzeylerinde olması gereken bu değil. eylemi de bundan yapıyorlar ya. hani nerede şeriat polisi diye? yani en azından ellerinde örnek gösterebilecekleri argümanlar var. doğrudur veya yanlıştır ki bence yanlıştır bu kadınlar yürürken somut bir gerekçenin izinden yürüyorlar. ancak komşu ülkede yani türkiye'de manzara aynı değil. zaten biz oldum olası severiz be mazlumu mazlum olmasa bile.
ama artık buna da bir çözüm getirilmeli be. baskı altında olmanın da kriterleri olmalı artık sanırım. öyle ki ağlak edebiyatı türkiye'nin en önemli ekmek kapısı. görüyoruz işte adamlar ağlak edebiyatıyla alman tarihinin en büyük dolandırıcılık davasında başrolü oynadılar. o yüzden ağlak edebiyatı almış başını yürümüşken başlı başına bir sektör halini almışken bunun da bir deneyetleyeni ne bileyim bir sendikası falan olmalı. hem ne güzel gerekirse haklarını falan da korurlar bir çatı altında birleşirler.

madem öyle benim de bazı isteklerim var takdir ederseniz. arzu ederseniz siz de benimkini okuyun çünkü ben sizlerinkini uzun zamandır dinliyorum:

ben bu ülkenin herhangi bir kadını olarak sizlerden sadece samimiyet ve dürüstlük istiyorum. isteklerimi dile getirirken her ne kadar elimde aksini ispat edecek argümanlar olsa da kullanmayacağım hiçbirini. çünkü sevmiyorum ben bu ağlak edebiyatını. o yüzden kılıfına uydurmayın artık bir şeylerin. açıkça diyin işte: biz türban takmak istiyoruz üniversitelerde özgürce. anayasa mahkemesinin kararını da eleştirin taksim'de tamam. 1 mayıs dayağını biz, yani ötekiler yine yeriz önemli değil. biz orada sizlerin de haklarınızı savunmak için taksim'i değil de başka yerleri tercih ederiz her ne kadar hakkımız olan bu değilse de ve yine devlet terörünün kurbanı oluruz sorun değil. ama lütfen yalvararım ben tüm hümanistliğimle burada sizlere yalvarıyorsam, empati adına bir taraflarımı yırtıyorsam bana, benim gibi düşünen insanlara b.k atmayın. türbana özgürlük diye fırla sokaklara! başörtüsü diyince daha mı afilli oluyor, daha mı kabul edilebilir, daha mı masumane? hem sonra baskı altında olmasanız da baskı altında yaşayan dilini, dinini, kültürünü unutan binlerce insan varken ve onlar seslerini dahi unutmuş lal olmuşken utanmıyor musunuz? türbana özgürlük diye arşınla sokakları, benim buna bir itiraz hakkım yok. ama senin de içki içmeyenlere mahalle baskısı var demeye hakkın yok!

hem hayat bu ve sen unutma insanlık tarihi ile aynı yaşta bir coğrafyada ikamet ediyorsun. bu coğrafyada kime ne zaman can güvenliğinin teminatı verildi ki?

devamını okuyayım »