lumina obscura

  • azimli
  • kofti anarşist (199)
  • 2150
  • 5
  • 0
  • 0
  • geçen hafta

odtü elektrik ve elektronik mühendisliği

öğrencisinden çok şey alıyor. lablar, ödevler, sınavlar, projeler vs. vs. zorluğu anlatılmış. peki bu aldıklarının karşılığını (mühendislik becerisi anlamında) veriyor mu? ilk entry serimizin konusu bu. bu bağlamda ele almamız gereken bir kaç başlık var. öncelikle müfredata bakalım.

müfredatın en büyük problemi herkese herşeyi öğretmeye çalışmak. bir odtü ee mezunu hangi konu üzerinde çalışırsa çalışsın aldığı derslerin çoğunun gereksiz olduğunu söyleyecektir. örnek vermek gerekirse bilkent'te seçmeli ders olarak bile verilmeyen elektrik makinaları temalı ders* 2 dönem boyunca labaratuvarlı bir şekilde herkese verilmektedir.

bölümde uzmanlaşma, yani ders seçebilme (6. dönemde 2 dersten birini seçme durumu ihmal edilirse) 4. sınıfta başlıyor. ilk 3 sene boyunca tüm öğrenciler aynı dersleri okuyor. bu derslerin amacını altyapı hazırlamak olarak tarif edebiliriz. örneğin analog elektronik dersinin hazırladığı altyapı üzerinde ileride biyomedikal dersi işlenir. peki mesela bilgisayar seçeneği üzerine uzmanlaşan bir ee öğrencisi/mezununa analog elektronik dersi ne katar? ya da bir elektromanyetik dalgalar dersi? hicbir sey. ama tüm bu dersler herkese zorunlu olarak verilir.

bu noktada gelebilecek haklı bir itiraz bir elektronik mühendisliği bölümünde bu derslerin giriş * düzeyinde herkese öğretilmesi gerektiğidir. burası doğru. fakat odtü ee'deki bu dersler giriş seviyesinde dersler değildir. giriş seviyesindeki bir dersten öğrenciye o konuya ilişkin temel prensipleri ve mühendislik yaklaşımını kavratması beklenir. fakat odtü ee'deki derslerin böyle bir katkısı yoktur. en azından ben arkaya dönüp baktığımda ekseriye aa/ba/bb aldığım derslerin bana mühendislik yaklaşımı anlamında hiç bir şey katmadığını görüyorum. daha çok hangi formül nerede kullanılıp hangi soru nasıl çözülür üzerinde yoğunlaşıldı.

ders yükünün önemli bir kısmının gereksiz olduğunu ve öğrenciye bir şey katmadığını düşünüyorum. bu bağlamda ders gruplarından bahsetmek gerekirse:

--- zorunlu dersler ---

devre teorisi 1,2: elektrik mühendisliğinin temel dersi. bu derste benim zamanımda kordinasyon yoktu. yani hocaların her biri kafalarına göre ders anlatıp sınav yapar. örneğin zafer ünver small signal analysis diye bir şeyden bahseder, diğer sectionlarda lafı edilmez. konu ders kitaplarında yoktur. ama genel olarak her hoca standart bir ders kitabının dışına çıkar. keşke bunun anlamı daha ileri/daha önemli konuların anlatıldığı olsaydı. hayır öyle değil. 1960 tarihli devre analizi kitaplarından başka bir yerde adı geçmeyen metodlar öğretilir devrenin neresinden kaç amper geçeceğini bulmak için. mesela cut-set metodu. bu derslerin gereksiz ayrıntılardan arındırılması lazım, 3'er krediye düşürülebilir.

elektromanyetik teori: öğrenciye önce vector calculus öğretilir. sonra bu analiz metodları elektrik ve manyetik alanlara uygulanır. güzel ve temel bir ders olduğundan must olmaya devam etmeli. gereksiz ayrıntılardan arındırıp intro seviyesine çekilse güzel olur. maxwell denklemleri / dalgalar vs. de burada islenebilir.

elektromanyetik dalgalar: bu dersin teması bir takım formüllerden bir takım başka formülleri kullanarak bir takım başka formüller çıkarmak. formüller e^jw formatında olduğundan formül çıkarma yöntemleri de kasıştır. öğrencilerin çoğu ders materyalinden hiçbir şey anlamaz. bu yüzden sınavlarında her sene aynı tip sorular sorulur. bu soru kalıplarını ezberleyen bizler de güzel notlar alıp geçeriz. intro seviyesinde içeriği et dersine yedirilip zorunlu olmaktan çıkarılması gerekiyor.

elektromanyetik enerji dönüşümü: elektrik motor ve jeneratörlerinin nasıl çalıştığı üzerine 2 dönem boyunca devam eder. motor ve jenatör modelleriyle soruların nasıl çözüldüğünü öğrenip güzel notlar alırsınız. yüzlerce kabloyu lab manuelde anlatıldığı gibi bağlayıp ölçüm yapma temalı deneyleri vardır. zorunlu olmaktan çıkarılması gerekiyor.

yarı iletkenler / analog elektronik/ digital elektronik : bu 3 derste sedra&smith'in kitabının neredeyse hepsi işlenir. devreci olmayacak adam için bir yığın gereksiz bilgi. onun yerine 2. sınıfta bir tane "intro to electonics" verirsin. isteyenler sonra seçmeli derste ayrıntısını öğrenir.

olasılık: dusunce teknigi bakimindan olasilik cok onemli bir ders. lakin odtü ee'nin genel yanlışı burada da devam ediyor. derste x+y=z'deki z'nin olasılık dağılımı x ve y'ninkinden nasıl bulunur'dan çok öğrencilere istatistiksel/olasılıksal düşünme nosyonu verilmeli.

sinyal dersleri: temel bir konu. ama bilmemneyin fourier transformunu, abidik gubidik formülleri ezberletmek üzerine kurulu bir şekilde işlenir. öğrencilerin yarısı frekans spektrumunun ya da low pass filtrenin anlamı nedir bilmeden geçer.

feedback control: kontrol muhendisliginin temel dersi. ama bir takım complex analiz yöntemleri metod seviyesinde ezberlenip ("önce şunlan şunu çarpacan, sonra buraya sokacan...") geçilir. halbuki yaptırsana öğrenciye simulink'te bir tane kontrol projesi.

logic: ders 1. sınıfa alınmalı, hem böylece 1. sınıfta bir tane ee dersi olmuş olur. hayır logic design için transistör ne bilmeye gerek yok hocam.
hocaların sınavlarda fantazi yapmaktan vazgeçmesi gerekiyor. tipik bir soru şöyle hazırlanır: hoca n tane komponent seçer: bir kaç gate, mux, decoder filan. bunları rastgele bağlar. sonra çıkan devrenin fonksiyonunu hesaplar. sınavda öğrenciye komponentleri ve fonksiyonu verir: "bilin bakalım nasıl bağladım?"

velhasıl zorunlu dersler "intro" seviyesinde 1. - 2. sınıfta bitirilip 3 ve 4'te öğrenciye "anlıyor olacağı" konuyu seçme fırsatı verilirse hiç bir şeyden anlamayan mezunlardan kurtulur bu bölüm. herkes de "bir seyden anlamıyorum bari master yapayım" demek zorunda kalmaz.

nacizane önerilerim. şu haliye öğrencileri boşuna eziyet çekiyor.

--- zorunlu dersler ---

devamını okuyayım »
25.09.2010 22:11