luminous

  • delikanlı (448)
  • 680
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen ay

anne yastığı

annenin kıymetini çocuğun kulağına fısıldayan milyonlarca detaydan yalnızca biri..

çok olmuyor.. topu topu beş gün.. malum hava çok sıcak.. insan, gece terliyor.. sabah kalktığında da yastık nemli.. annem, yastıkları havalandırmak için balkona çıkarmış.. "anne ne bu böyle köylü gibi!" diye söyleniyorum, hafif bağırarak.. ne kadar gereksiz.. annem de "tamam oğlum alıyorum şimdi içeri, nemli nemli hep yastıklar" diyor.. ne kadar içten.. ve telaşla içeri götürüyor yastıkları.. gece oluyor.. herkes yatağında.. yastıklar da.. tüm günün yorgunluğu üzerimde.. yatağa usulca uzanıyorum.. başım yastığa kavuşuyor.. ve bir koku.. vanilya gibi, süt gibi, tarifi yok; ama içimi ısıtan bir koku.. anlıyorum.. ama ses etmiyorum.. yüzüm gülüyor.. bedenim yorgunluğa artık yenik düşüyor.. uyuşuyor.. yüzümde bir tebessüm.. uyuyorum..

ertesi sabah bir gürültüyle uyanıyorum.. mutfaktan bulaşık sesleri geliyor.. yastık yine ıslak.. kokusunu kaybetmiş.. bildiğin yastık olmuş.. elime alıyorum, annemin yanına gidiyorum.. "ah günaydın yavrum, yastıkları karıştırmışım, benimki sana gelmiş, özür dilerim." diyor.. mahçup.. "anne, bugün sen bununla yat, yarın yine ben alayım, olur mu?" diyorum.. mahçup.. "oyy oğlumun kokusu sinmiştir ona şimdi, nasıl da güzel uyurum!" diyor.. ben bakıyorum.. ne diyeyim ki.. susuyorum, gülümsüyorum..

devamını okuyayım »
22.07.2006 01:00