luminous

  • delikanlı (448)
  • 678
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen yıl

yanlış anlaşılmış şarkı sözleri

(bkz: hadi beni guldur)

dışarı çıkmadan önce bir ritüeldir ya kıyafet değiştirmek, eğer kıyafet denebilirse bir t-shirt ve pantolon kombinasyonuna, ben de o fiili gerçekleştiriyordum. kenarda bir köşede açık kalmış zavallı televizyacağız bir melodi mırıldanıyordu kendi halinde. ogün sanlısoy olduğundan şüphelendiğim şahsın sesi odamda yankılanır iken benim tek tasam saatimi nereye fırlattığımdı, zira bulamıyordum mereti bir türlü.. ancak o anda bilinçaltımın dişlilerinin nev-i şahsıma münhasır maddiyatımdan bağımsız bir şekilde çalışıp, yukarıdaki bakınızda mevzu bahsi geçen parçayı belleğime, hem de yanlış sözlerle, kazıdığından pek tabii haberim yok idi..

ben, kapıyı kapatıp metroya doğru ağır adımlarla ilerlerken odamdaki televizyonun radyasyon yaymak sureti ile dünyamıza ne kadar zarar verdiğini hesaplayamazdım.. ancak sanırım açık kalmıştı.

metronun merdivenlerinden inerken bir şarkı mırıldandığımı fark ettim.. o anda kendimi bir köşeye atılmış o zavallı televizyacağız gibi hissettim. kimsenin umurunda değildim; ancak çalışıyordum.. bir an zihnimi bu sisli düşüncelerden kurtarıp mırıldandığım parçaya odaklandım.. sözleri aynen şöyle idi:

hadi beni güldür biraz
hadi beni güldür biraz
damarımı bulsam
sonuna kadar dayan!
damarımı bulsam
sonuna kadar dayan!

ufak çaplı bir kriz yaşadı o an bünyem, kalp atışlarımdaki bariz değişiklik kendini kulaklarımdaki o tuhaf gümbürtüde hissettiriyordu.. hayatımda ilk kez uyuşturucuyla ilgili türkçe bir şarkı duymuştum! "hadi beni güldür biraz, damarımı bulsam, sonuna kadar dayan!" bak bak.. şair bariz bir biçimde şırıngayla eroin naklediyordu vücuduna ve bu, onu güldürüyordu.. "aman allahım!" dedim bir kez daha.. gerçi parça hoşuma da gitmişti ama ogün sanlısoy beyi de ayıplıyordum doğrusu..

okula vardığımda gözüme kestirdiğim ilk tanıdık şahsa durumu anlatmaya başladım.. onun beni tanımadığını fark ettiğimde ise yüzümde o naif ve utangaç ifademi takınıp "beni böyle tanımamalıydın.." diyerek ilk sohbetimize noktayı koydum.

sonunda bulduğum bir arkadaşa "olum adam bi şarkı yapmış aminim damarımı bulsam dayanacam gülecem falan diyo, ogün sanlısoy heralde hem de la!! vay aminim yaa!!" gibi şairane sözlerle içinde bulunduğum durumu izah etmeye çalıştım.. arkadaşım ise "lannn.." dedi. "o şarkı öyle değil, böyle":

(fonda bir gitar melodisi)

hadi beni güldür biraz
hadi beni güldür biraz
daha yolumuz var *
sonuna kadar dayan!
daha yolumuz var *
sonuna kadar dayan!

arkadaşımın sesinin güzel olduğunu daha önce hiç fark etmemiştim. ama bu çocukta bir yetenek vardı.. da bu benim işim değildi. ben, ona bakıp güldüm... o da bana bakıp güldü... ben kendime güldüm, o bana güldü. birbirimize yaklaştık.. bakıştık...

öpüşmedik!

devamını okuyayım »
02.11.2006 01:25