made in siberia

  • şekerpare (679)
  • 674
  • 3
  • 1
  • 0
  • 4 gün önce

fade to black

ne zaman dinlesem aklima eski bir arkadasin basindan gecen suna benzer bir olayi hatirlatan sarki:

98'de ankara'da dersaneye beraber gitmis, dersane sakarya'da* olunca oss stresini alkolde eritmistik. arkadaslik iyiydi guzeldi de, koca sinifta birimiz bile hicbir yeri kazanamamistik. ben careyi ikinci senemde baska bir dersaneye gitmekte buldum, arkadassa babasinin gorevi geregi istanbul'a tasinip orada devam etti bu hayatimizin en guzel cayirina bir incir agaci misali dikilen sinavla ugrasmaya...

istanbul iyiydi guzeldi de, oyle bir ortamdi ki koptugu; konusmalarimizdan bu metropolde modern bir robinson olup ciktigini anlamam hic de zor olmamisti. bu yalnizligi sinavda isine yarayacakti ve yaradi da, ama kac geceyi tek basina sarap icip metallica dinleyerek gecirdi bilmiyorum.

bir gece taksim'de tek basina gezerken simdi artik muhtemelen kapanmis olan bir underground barina gozu takiliyor ve iceri giriyor. mekanin ismi "magara" gibi bir sey yanlis hatirlamiyorsam. icerisi bangir bangir metal parcalarin caldigi, siyahlar icindeki bir suru cool abi ve ablanin biralarini yudumladiklari dumanalti bir ortam. bizimki barda bos bir tabure bulup oturuyor ve birbiri ardina biralarini siparis ediyor.

barmen abimiz yas ortalamasini dusuren bu sessiz, icine kapanik gence isinip derdini soruyor. "bir seyim yok" diye yanitliyor arkadas, "yalniz bir sarki calarsaniz sevinirim" diyor ve bu sarkiyi istiyor.

barmenin yuzu dusuyor cunku boyle bir ortamda metallica calmak woodstock'ta ankara'nin baglari'ni calmak gibi bir sey.

yine de play tusuna basiyor ve bekledigi gibi once bir sessizlik oluyor. tam homurdanmalar/protestolar baslayacak diye dusunurken tam tersi herkes bir agizdan sarkiya eslik etmeye basliyor ve arkadas uzun bir aradan sonra ilk kez yalniz hissetmiyor kendini...

devamını okuyayım »
09.04.2014 10:37