malibudur

  • 275
  • 22
  • 3
  • 0
  • dün

young deneyi

başlıktaki diğer entrylerde çift yarık deneyinin ne olduğu zaten açıklanıyor. ben ise bu deneyin daha gelişmiş bir versiyonunu anlatacağım: parçacıklar yarıklardan geçtikten sonra, parçacık dedektörünün açık olması durumunda dalga fonksiyonu çöktüğünden, parçacık yoluna parçacık olarak (doğrusal) devam etmekte, dedektörün kapalı olması durumunda ise yoluna dalga olarak devam etmekteydi. bu sebeple dedektör çalıştığı durumlarda parçacık yarıklardan sadece birinden, detektör kapalıyken ise iki yarıktan birden geçmekteydi. bu sebeple, dalga özelliği gösteren bir parçacığın her iki yarıktan da aynı anda nasıl geçtiği bilim adamları bir türlü gözlemleyemiyorlardı. parçacık yarıklardaki dedektörlere geldiğinde dedektörden etkilenerek durumunu ve yolunu değiştiriyordu. bilim insanları teknolojinin ilerlemesiyle birlikte farklı bir yöntem denemeye karar verdiler. hazırlanan yeni sistemde parçacık dedektörü, parçacık yarıklardan geçtikten sonra ekrana tam çarpacağı sırada devreye girecekti. ama buradaki püf nokta şuydu: dedektör rastgele şekilde ayarlanan bir sistemle çalışıyordu. yani parçacık yarıklardan geçtiğinde, ekranın önündeki dedekörün kapalı mı yoksa açık mı olacağı belli değildi. parçacık yarıklardan geçip ekrana yaklaştığında sistemdeki bir bilgisayar otomatik olarak %50'lik bir ihtimalle rastgele bir karar verip dedektörü ya açacak ya da kapatacaktı. yapılan deneyler sonucunda bilim insanları tekrardan şaşkınlığa düştüler çünkü yarıklarda dedektör olmadığı için parçacık dalga şeklinde her iki yarıktan birden geçmeliydi ve ekrana çarpmadan önce dedektöre yakalanıp (dalga fonksiyonu çökmeli) ve farklı bir noktaya düşmeliydi ama öyle olmadı. parçacık, daha yarıklardan geçerken, ekranın önündeki dedektörün açık mı olacak yoksa kapalı mı olacağı daha belli bile değilken dalga mı yoksa parçacık mı olarak geçeceğine karar vermişti. yani bilgisayar sistemi ekran önündeki dedektörün kapalı olmasına karar verdiğinde parçacık, en baştan beri dalga olarak hareket ederek ekranda girişim deseni oluşturmuş, dedektör açıldığında ise baştan beri parçacıkmış gibi doğrusal hareket ederek yarıklardan geçmişti. bu şu anlama geliyordu. parçacık yola çıktığı anda dedektörün açılıp açılmayacağı daha belli bile değilken yarıklardan nasıl geçeceğine karar vermişti. yani geleceği görmüştü, ya da geçmişe dönmüştü, belki de hem geçmiş hem gelecek iç içeydi ve her iki olay da farklı paralel evrenlerde yaşanmaktaydı. tabii bunların hepsi şu anda bir teori olmaktan öteye gidemiyor. fiziğin en gizemli deneyi olan bu deney ve sonuçları henüz açıklanabilmiş değil ve belki de hiç açıklanamayacak bir sır olarak kalacak.

devamını okuyayım »