marcel

  • 323
  • 1
  • 1
  • 0
  • evvelsi gün

ask the dust

john fante'nin ince ironisi ve anlatim dehası sadece su paragraftan bile gorulebilir. kahramanımız 20 yaşında,yazar olmaya çalışan bir genç.şu ana kadar sadece bir hikayesi bir dergide basılmış. los angeles da,bir otel odasında tek başına yaşıyor.bir akşam avare avare dolaşırken bir kilisenin önüne geliyor:

"kilisenin önündeyim,kerpiç bina yıllarla kararmış.duygusal nedenlerden ötürü içeri gireceğim.sadece duygusal nedenlerden ötürü.lenin'i okumadım ama onun,"din kitlelerin afyonudur," dediğini başkalarından duydum.kilisenin basamaklarında kendi kendime konuşuyorum:evet,kitlelerin afyonu.kendim,ateistim:mesih düşmanı'nı okudum ve önemli bir yapıt olduğunu düşünüyorum. değerlerin değişiminden yanayım ben.kiliseden kurtulmalıyız,kilise aptalların,ahmakların,cibilliyetsizlerin ve şarlatanların sığınağıdır.ağır kapıyı çektim,ağlar gibi inledi. mihrabın üzerinden süzülen o kan kırmızı ebedi ışık iki bin yıllık sessizliği kızıl gölgelerle aydınlatıyordu.ölüm gibiydi,ama vaftiz törenlerinde feryat
figan bebekler de anımsıyordum.diz çöktüm.alışkanlık.oturdum.diz çökmek daha iyi.dizlerimde hissedeceğim acı bu korkunç sessizliğe katlanmamı kolaylaştırır belki.bir dua.neden olmasın,tek bir dua:duygusal nedenlerden ötürü.tanrım,artık bir ateist olduğum için beni bağışla,ama nietzsche'yi okudun mu?ne kitap!ulu tanrım,sana karşı dürüst olacağım.bir teklifte bulunacağım sana.benden büyük bir yazar yarat kiliseye döneyim.ve lütfen tanrım,bir ricam daha olacak:annemi mutlu kıl. ihtiyar o kadar önemli değil,onun şarabı var ve sıhhati yerinde,ama annem her şeye kaygılanır.amin"

devamını okuyayım »
02.03.2007 14:24