mardiros minakyan

  • 400
  • 12
  • 2
  • 0
  • 4 gün önce

sevgi soysal

özdemir nutku ile sevgi soysal'ın arasındaki ilişkinin nasıl başladığı, evliliğe dönüştüğü ve nasıl sonlandığı kafamda hep merak konusu olmuştu.
ikisini çok seven merhum özdemir hocayı da şahsen tanıyan birisi olarak zihnimde ikisini asla yan yana koyamazdım. hoca'ya da elbette bunu soracak değildim.

sevgi soysal'ın vefatından tam 43 sene sonra kasım 2019'da hoca da aramızdan ayrıldı. vefatından 2 sene sonra ise (bkz: suda ayak izleri) isimli yaklaşık 1.200 sayfalık anıları 2 cilt halinde yayınlandı. evlendiklerinde nutku'nun 24, soysal'ın 19 yaşında olduğu da unutulmasın. anılarında sevgi soysal ile tanışmalarından şu şekilde bahsetmiş: (nutku, 2021: 128-129)

"babam türk-alman dostluk cemiyeti'nin kurucusu ve başkanıydı. burada, konferanslar ve paneller dışında, bazen sosyal partiler de yapılırdı. bu partiye ankara'da bulunan almanlar da gelirdi. bazı üyeler de alman eşleriyle gelirlerdi. bu partilerden birinde babamın da dostu olan mimar mithat bey'in büyük kızı gönül'le dans ediyorduk ki tam dansın ortasında, delifişek bir kız aramıza girip "artık ben dans edeceğim" diyerek ablası olan partnerimi itti. dans ettiğim partnerim, gülümseyerek "kardeşim sevgi, hep böyle aniden beliriverir" dedi.

hiç tanımadığı bir erkekle dans etmek isteyen bu kızın cesareti hoşuma gitmişti. o toplantıda hemen hep onunla konuşmaya başladım. zekiydi ve alaycıydı ve yerinde duramayan hiperaktif bir kızdı. günler, aylar geçtikçe aramızdaki ilişki ciddiye bindi ve ailelerimizin de anlaşmasıyla, ben son sınıfa henüz geçmişken 1955 yılının yaz aylarında ankara golf kulübü'nde evlendik.

1956 haziran'ından üniversiteden mezun olduktan sonra, bana verilen burstan yararlanarak sevgi'yle almanya'ya gittik. almanya'da ilk gittiğimiz yersevgi'nin ananesinin stuttgart bopserstrasse'deki eviydi. sevgi'nin ankara'ya dönüşünde yayımladığı ve ikinci kitanına adını veren teyzesi (bkz: tante rosa) yı da orada tanıdık. almanya'daki üniversitenin açılışına daha vakit olduğu için sevgi'nin diğer akrabası olan frank amcasının, münih yakınında ingolstadt'taki evini ziyaret ettik. "

birlikte oldukları yıllara dair kitabın muhtelif kısımlarında epey bilgi var ancak ben en çok boşanmalarına sebep olan mektup olayında sarsıldım. o yüzden bu kısmı paylaşmak istedim, devam edelim, bu esnada nutku yedek subay olarak askerdedir ve 1960 ihtilalinin en ateşli günleri yaşanmaktadır (nutku, 2021: 234-235)

"bir gün birliğin tabur komutanı binbaşı, benden smokinim olup olmadığını sordu.

"var komutanım."
"seninle aynı boydayız, smokinin bana olur mu ?"
"olabilir binbaşım, deneyelim."
binbaşı bana bir cip ayarladı. kavaklıdere'deki evimize girdim. ev, iki katlı bir dubleksti. dolaptan smokinimi alırken üst taraftan düşen mektuplar eşimin bir başkasına aşık olduğunu gösteriyordu. keşke bunu bana açıkça söyleseydi. bunu hak ediyordum. smokini götürmeyi unutacak kadar kendimi kaybetmişim. asker zili çaldığından kendime geldim, smokini aldımı ve aşağı indim. cipe bindiğimde asker "komutanım kusura bakmayın, size bir şey oldu sandım." diye özür diledi. "ben istediğiniz kadar beklerim komutanım ama bir saati geçmişti."

kafam allak bullaktı. bu içimi çok acıtmıştı. harp okulu'na gittiğimde herhalde yüzümü düzeltememişim ki binbaşı "her şey yolunda mı" diye sordu.
"yolunda binbaşım ."

aylar süren satın almalardan sonra yeni evim oturulabilecek bir duruma girmişti. bir daha evlenmemeye kara verdim. başar'a (bkz: başar sabuncu) kızmadım, ayrıca korkut'a da (bkz: korkut nutku) kendi çocuğuymuş gibi ilgi gösteriyordu. daha sonraları başar sabuncu'dan ayrılan sevgi, (bkz: mümtaz soysal) la evlendi. genç yaşta yakalandığı kanser nedeniyle 1976'da henüz 40 yaşındayken hayatını kaybetti. "

hoca'nın beyanlarını doğru kabul edersek anlaşılan o ki nutku, sevgi soysal tarafından aldatılmış, nedense bunu öğrendiğime üzüldüm. canım sıkıldı. daha fazla bir şey söylemeyi gereksiz buluyorum.

devamını okuyayım »