markoreyiz

  • 455
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen yıl

yakın arkadaşın ilan-ı aşk etmesi

aynı çocuğun durumundaydım aylar önce,
bana ailesinin kendisini tanıştırdığı hollandada doktora yapmış,akademik kariyeri iyi olan bir adamla evlendirilmek istediğinden bahsetti,bende arkadaşı gibi davranıp sevgilisi gibi cevap verdim.
anlamadı.
her gün sabah sevgilisi gibi 06.00 da günaydın mesajları , öğlene kadar nasılsınlar, öğlen yemek yedinmiler,akşam bir çay içelimler,haftasonu buluşmalar,
bir bahanesini bulup denizi olan şehre aslında onun için taşınmalar,
attığım onca adıma rağmen tek bir adım atmayışlar,

ve en son ona gönderdiğim şu şiir;

bir gün sabah vakti kapıyı çalsam,
uykudan uyandırsam seni:
ki, sisler daha kalkmamıştır haliç ten.
vapur düdükleri ötmektedir.
etraf alacakaranlık,
köprü açıktır henüz.
bir gün sabah sabah kapıyı çalsam...

yolculuğum uzun sürmüş oldukça
gece demir köprülerden geçmiştir tren.
dağ başında beş-on haneli köyler,
telgraf direkleri yollar boyunca
koşuşup durmuş bizle beraber.

şarkılar söylemişim pencereden.
uyanıp uyanıp yine dalmışım.
biletim üçüncü mevki,
fakirlik hali.
lüle taşından gerdanlığa gücüm yetmemiş,
sana sapancadan bir sepet elma almışım.

ver elini haydarpaşa demişiz,
vapur rıhtımdadır pırıl pırıl,
hava hafifden soğuk,
deniz katran ve balık kokulu.
köprüden kayıkla geçmişim karşıya,
bir nefeste çıkmışım bizim yokuşu...

evet sözlük haliçte bir vapuru vurdular.

devamını okuyayım »
08.04.2015 12:07