marovingian

  • 300
  • 0
  • 0
  • 0
  • 2 ay önce

boğaziçi üniversitesinde adına sanat denen rezalet

olaydan bağımsız olarak değerlendirilmesi gereken süreç.

bir zamanlar sanat ile zanaat arasında pek bir ayrım görülmezdi. bir şeyin güzel olabilmesi için iyilik ve doğruluk ölçütünü de sağlaması istenirdi. yani bireysel ve toplumsal anlamda işlevsellik arayışı daha hâkim bir tema olarak beliriyordu.

daha yakın zamanlarda eşitsizlik temeli üzerinden yükselen bir sanat anlayışı gelişti. işlevsellik teması hala sabitti, ama artık sanatçının muhtelif fon kaynaklarının himayesine girerek bu temayı gerçekleştirmesi söz konusuydu.

şimdilerde ise zanaat sınai ve teknolojik bir devrimler süreci geçirdiği için sanatın bağımsız bir noktaya geldiğini görmek mümkün. bireylerin ve toplumun ufkunda sıçrama yaratacak avangart bir sanat anlayışı hala varlığını koruyor.

mesele de aslında bu anda ve gelecekte ne olacağı sorusuyla başlıyor. acaba kendimize en uzak, en yakın veya en tuhaf gelene mi karşı bir güzellik yargısı üretiriz? daha açık bir ifadeyle, neyi taklit edeceğiz? belki de herhangi bir şeyi taklit etmemek de gerekebilir...

en nihayetinde bugün taklitten usandığı için cephe gerisine sızan ani patlamalı performatif bir sanat anlayışı gelişiyor. herkesin yapabileceği bir şeyi farklı bir zaman ve mekânda ifa etme iradesine sanat denmeye başlandı. bu olay da değinilen sürecin bir parçası sadece...

dolayısıyla herhangi bir emek biçimi gerektirmeyen, tarihsiz, derinliksiz ve amaçsız performans örneklerini eleştirebiliriz. yine de şayet bu örneklerle birlikte yaşamsal bir düzey bulabilen bütünlüklü bir sanat anlayışı geliştiremezsek sonucun değişmeyeceği açık.

devamını okuyayım »