masum keci

  • 6744
  • 39
  • 10
  • 0
  • dün

chp'nin 81 ilin 35'inde %10 altında oy alması

siyasi zeminde değil sosyal zeminde analiz edilmesi gereken bir olay. burada sayısı iki elin parmakları kadar olan ve geçimini bundan sağladığını öğrensem şaşırmayacağım ak trollerin safsatadan ibaret olan ezberlerini buruşturup çöpe atabilrsiniz.

evet chp’nin oy alamadığı illerin analizi siyasi değil, içtimai bir zeminde yapılırsa anlam kazanır. kısaca analiz edelim.

1-) özal sonrası, köy çözülür.
2-) kırsal’da yaşayanlar ya büyük şehirlere olmadı şehir merkezlerine göçerler.
3-) uyum sağlayamazlar.
4-) kendilerini, sert bir yaşayakalma mücadelesi içinde bulurlar.
5-) bu yüzden sınır seviyede pragmatist olurlar.
6-) bu pragmatizmden olarak ilkelerin yerini çıkarlar, maneviyatın yerini maddiyat almaya başlar.
7-) donanım ve yeterlik görece kısıtlı olduğu için, elde edilen bir kazanımı sürgit kılan, her türlü statükoyu baş tacı yaparlar.
8-) o yüzden kendilerine, minimum seviyede standart sunan her türlü organizasyon, bu kesim için önemlidir.
9-) muhalefet kavramını, güç bela elde ettikleri minimum seviyedeki standartlara düşman telakki ederler.
10-) hayatta, kendilerinden üstün gördükleri ve imrendikleri kesimleri yenebildikleri tek mecra seçim sandığıdır.

türkiye’deki sosyo-politik anomalinin açıklamasıdır bu olay. sosyal-demokrat, solcu oyların, gelir ve refah seviyesi arttıkça artıyor olması, gelir ve refah seviyesi düştükçe sol oyların azalıyor olması paradigmaya aykırıdır. bu durumun siyasi analiz noktasında karşılığı yoktur. bu chp’nin ya da herhangi bir sol partinin aşabileceği bir durum değil. çünkü 1980 sonrası yapılan toplum mühendisliği, ülkemizde millet değil, tebâ oluşmasına neden olmuştur. ülkedeki egemen iktidarın temsilcilerinin en büyük hayali, “36 milyon kadını konfeksiyon işçisi ya da temizlikçi, 36 milyon erkeği sanayide kalfa ya da taksi şoförü” olarak görmek olsa gerektir. ne kadar güçlü bir karizmatik liderle gelirseniz gelin, nitelikleri ve standart beklentileri görece düşük toplum dokusundaki statükoyu koruma eğilimini çok sallayamazsınız. bu anlamda akp’nin doğal sınırı, kemik oyu taş çatlasa %40’ın 1 ya da 2 puan aşağısıdır.

aşağı gelmesi mümkün mü? mümkün. ancak ekonomik bir krizle. onu da kimse istemez. çünkü bu toplumsal yapı,dediğim gibi kararlarını ilkeyle ya da siyasi ahlâkla değil kazanımlarını muhafaza etmek noktasında vermektedir. türkiye’de muhafazakâr kesimin esasen, muhafaza etmek eğiliminde oldukları tek şey, zor kazandıkları yaşam standartlarıdır.

sözün özü, sen bir bankadan diğer bir bankaya geçebilirsin. bir it firmasında yıllık 85.000 brütü beğenmeyip yıllık 95.000 brüt kazanacağın başka bir it firmasına geçebilirsin, bir holdingteki kurumsal iletişim departmanındaki görevinden ayrılıp, başka bir holdingte eğitim ve insan kaynakları departmanında yönetmen olarak işe başlayabilirsin. ama bir özel güvenlik şirketinden diğerine geçmek, bir temizlik şirketinden başka bir temizlik şirketine geçmek, bir belediyedeki memuriyetten başka bir belediyeye geçmek, o kadar kolay ya da anlamlı değildir.

chp’nin oy alamadığı illerin sosyo-politik ve sosyo-ekonomik analizi kısaca bu şekildedir.

devamını okuyayım »