mavi turunc

  • 281
  • 0
  • 0
  • 0
  • 7 yıl önce

çocukken aşık olunan erkekler

istanbul'da bilmem ne üniversitesi'nde bilmem ne mühendisliği okurdu. upuzun bir boyu vardı (bilemiyorum şimdiki boyuma göre de hala öyle mi), bir de kapkara gözleri ve aydınlık bir gülüşü. ona aşık olduğumu farkettiğimde (ya da bilinçli hatırlamalarımın başladığında) 4-5 yaşlarında filandım. küçük bir ilçede otururduk, annesi-babası da tam karşımızdaki evde. tatilini geçirmek üzere, ilçeye geleceğini evlerindeki tatlı telaştan taa bir kaç gün öncesinden anlardım. cidden kalbim pırpırlanır, adeta uçardım. hele o geliş anını hiç kaçırmak istemez, annesinden önce üstüne (daha doğrusu bacaklarına) ben atlardım. ben onun "küçük prensesi, filiz akın"ıydım. saçlarıma sakız yapıştırmıştım da bir defasında, uzun sarı saçlarım yüzünden bu ilah adam tarafından bana layık görülmüş "filiz akın" ünvanına halel gelmesin diye, saçlarımı kestirmeden bu işten kurtulmak için sinir krizleri geçirmiş, annemin elinden zor kurtulmuştum.

erzurum'da askerlik yaptı sonra. bana çok çok uzun geldi. eee, erzurum uzak yol tabii, öyle sık sık gelemiyor. asker yolu da bekledim ya o küçücük yaşımda, hayret. olsun, benim için her gelişi bir şölendi. hiç ihmal etmez, her gelişinde illa ki minik de olsa bir hediye ile beni mutlu ederdi. hele ki erzurum'dan getirdiği ve bir şeker paketine sararak, beni "şeker getirdim sana" diye kandırarak verdiği kocaman oltu taşından, siyah siyah yalazlanan kolyeyi hiç unutmadım. hala saklıyor ve zaman zaman takıyorum.

tam askerden dönüşüne yakın babası emekli oldu. aile onun askerden dönüşüyle izmir'e taşındı. kamyona eşyaların yüklenişini ve beyaz atlı prensimin veda için beni kucağına alışını hiç unutmadım. "elveda filiz akın'ım", "elvada küçük prensesim" diyerek bana veda etti ve gittiler....

böylece ilk aşk maceram (bence) terkedilmem ile, hazin bir şekilde sona ermiş oldu...

bir daha onu 11 yaşında iken izmir'de ailesine ziyarete gittiğimiz bir yaz akşamı gördüm. olgun, 30'lu yaşlarını süren bir genç adamdı karşımdaki. çok şaşırdım, çok utandım... bizimkiler güldü, onunkiler güldü.. "bak küçük hayranın kocaman kız oldu" dediler ona... daha da çok utandım. anneme ve babama beni hiç anlamamış olmaları nedeniyle çok kızdım... yanına dahi gidemedim. üstelik, kucağına çıkacak, üstüne atlayacak yaşı zaten çoktan geçmiştim...

devamını okuyayım »
16.02.2005 12:01