mavikedi

  • 2737
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen ay

anne

bütün o bug'larına, tipik türk annesi moduna, gereksiz evham yapmasına, ekseriyetle konuşmasına ve hatta hiç susmamasına rağmen; bir gün anne olursam eğer o'nun gibi olmak istediğim kadındır.

ben ayıptır söylemesi annem ve babam evlendikten epey sonra, yani biraz geç dünyaya gelmişim. dolayısıyla annem ile aramızdaki yaş farkı da epey fazla. fakat bunu bana belki de bilinçli olarak bir kez bile hissettirmedi kendisi. kaldı ki içindeki yaşama sevinci sayesinde, zaten olduğundan daha genç gösteriyor. ve an itibariyle 65 yaşında olmasına rağmen, kendisinden çok daha genç annelerin bile davranamayacağı şekilde davrandı bana. o kadar çok somut örneği var ki, hangi birini sayayım?

* henüz 17 yaşındayken eğitim sebebiyle başka bir şehirde yaşamak üzere tek başına evden ayrılmama sesini bile çıkarmadı. yaptığı tek şey odamın kapısını kilitlemek ve ben gelene kadar açmamak oldu, gördüğü zaman ağlamasın diye.

* ve henüz 18 yaşındayken sevgilimle bodrum'a tatile gitmeme izin verdi. döndüğümde fotoğraflara bakarken benden daha heyecanlıydı.

* sigara içtiğimi ilk öğrendiğinde ''zıkkım iç!'' ayarını verdikten sonra benimle salem'ini paylaştı. gerçi sonra ikimiz de bıraktık.

* dövme yaptırdıktan sonra benimsemesi zaman alsa da, bir süre sonra ''ben de babanın ismini yaptıracağım o zaman dövme!'' diye tutturdu. (babam kendisini boşamakla tehdit edince, vazgeçti.)

* tanıştırmak istediğim bütün sevgililerimle tanıştı, onları evde babamla didişme pahasına yatılı misafir olarak kabul etti, her birini çok sevdi. ama en çok ilk sevgilimi sevdi, neden bilmiyorum.

* normal bir annenin kesinlikle onaylamayacağı bir damat adayını, sırf ben çok seviyorum diye onayladı. hakkındaki bütün eleştirileri biz ayrıldıktan sonraya sakladı. o zaman bile aşka saygısı olan bir kadın olarak, ben bile kendimi acımasızca eleştirdiğim halde, hiç kimseyi incitmeden konuşmaya özen gösterdi.

* birlikteyken hep eğlenceli bir arkadaş oldu. en son eğlenmek için dışarı çıktığımızda ben 3 bira içip kotamı doldurmuşken, o son 2 tanesi sek ve fondip olamak üzere toplam 8 kadeh rakı içerek bana mısın bile demedi. gerçi yürürken biraz sallanıyordu ama, o kadar da olsun artık.

* motosiklet alma kararımı destekleyen nadir insanlardan biri, tuhaftır ki yine kendisi oldu. etrafımdaki genç/yaşlı demeden bir çok insan beni bu kararımdan caydırmak için bıkmadan/usanmadan akıl vermesine rağmen, o kararımı ilk öğrendiğinde ''aa! süper! yalnız bak dikkatli kullanacaksın, söz ver?!'' dedi. bu kadarla kalmadı, kendisine de bir atv almamız için yalvardı. (babam yine kendisini boşamakla tehdit edince, vazgeçti.)

velhasıl, her konuda beni cesaretlendirdi. verdiği tek tavsiye; hayatı dolu dolu yaşayabilmem için elimden geleni yapmam oldu. şimdi bakıyorum da, böyle bir annem olduğu için çok şanslıyım. ama sanırım bunu o'na da söylemem gerekiyor.

devamını okuyayım »