may be may be not

  • 353
  • 0
  • 0
  • 0
  • 4 yıl önce

edirne kırkpınar lokantası

istanbul'da 18, bursa'da 2, ankara'da 3 adet şubesi bulunan lokantalar zinciridir. önce bir tane açılmış sonra sayıları çoğalmıştır diye tahmin ediyorum. öğrenebildiğim kadarıyla kurucularının edirne ile pek bir alakaları yoktur. nitekim bir markadır ve muhtemelen tava ciğer ve köfte kastedilerek edirne ve kırkpınar isimleri birarada zikredilmiştir.
şimdi ben desem ki "new york lokantası" millet zaten dikkate almaz ama "edirne" deyince mantıklı geliyor, sanıyorsun ki ustaları edirne'den getirdiler filan, edirne yemekleri yapılıyor, ama büyük ihtimalle öyle değilmiş deneyerek öğrendik.
bir edirneli olarak bu ismi yaklaşık 2 yıldır görüyorum ama gözüm tutmadığı için gitmemiştim. yahu dedim ordaki lezzeti burada tutturmak imkansız değildir ama zordur. neyse yeni açılan "buyaka avm"deki şubesine gideceğim tuttu. madem ki geldim dedim içimden, bir edirne ciğeri ve köftesi bir de farklı bir yemek deneyeyim de lokanta hakkında net bir fikrim olsun. ankara kebabı dedikleri bir şey, "edirne" tava ciğeri? diye bir diğer şey, köfte ve kaymaklı ekmek kadayıfı tatlısı aldım. ve bir de ayran. ilk olarak ciğeri denedim; tadı bir garip geldi, kalın dilimlenmiş, acımsı bir tad, buladıkları un sanki galeta unu gibi ama tam çözemedim doğrusu, yerken gözlerinizi kaparsanız yediğinizin ciğer olduğu konusunda şüpheye düşebilirsiniz, zira tadı pek de ciğere benzemiyor. yağda kızarmış biberi eksik etmemişler yanında. bu arada bir baktım ciğeri tavada değil fritözde pişiriyorlar. yanındaki soğanlar bir acı, soğanı yiyen zaten o ağız tadıyla yemeğe devam edemiyor. kebabı sarıldığı malzemeden çıkardım bir pilav kokusu ama sanki nasıl diyeyim, kokuyor kardeşim işte. köfte kötü değil ama edirne köftesinin yakınından geçmiyor, pek bir garipti kuru kuru böyle saman gibi. ekmek kadayıfı ise sanki şerbetine zamk katılmış gibi sert ağda kıvamında, kaymak daha çok sert bir tereyağına benziyor. ama pınar ayran iyiydi.
baktım yan masadakilerin suratı buruşmuş yemeği yiyemeden kalktılar. tabii halinden memnun olanlar da var.
neyse, yemekleri ben de bitiremedim, sadece ayranı bitirebildim.
yemek yedikten sonra kalktım eve gidiyorum ama midemden gelen sesler çok da güzel bir şarkı değil; kaynama, yanma, ekşime, geğirme hepsi bir arada gidiyor. eve gelir gelmez hemen tuvalet ve esaslı bir kusma sonrası biraz rahatladıktan sonra ivedilikle bilgisayarın başına geçip bu nefis anımı paylaşayım dedim sizlerle.

burası hakkındaki düşüncem şudur; bir kere daha gitmeyeceğim kesin, yani diyeceksinizki kardeşim şu kadar daha şubesi var tek yerle karar verme, ama sitelerinden baktım dudullu'daki merkezden gönderiliyormuş şubelere yemekler, tek merkezden yani. eğer çevrede bulabildiğim tek yemek dükkanı bu olsa gene burada yemem, sade ekmek alırım bakkaldan onu yerim.
bir de gazetelerde 2009 haberleri filan var, yorumlar o günler için yemekler iyi diyor, anladığım kadarıyla zamanla esaslı bir bozulma olmuş yemeklerde.
ve sonuç olarak edirne ciğeri ve köftesi kesinlikle böyle bir şey değildir, yok ben illa bunlardan yiyeceğim derseniz edirne'ye gelin, köfteci osman, tahmis meydanındaki ve alipaşa'nın oradaki ciğercilere gidin ama burada yiyeceğiniz şeylerle bunların en ufak bir akrabalığı yoktur bence.

devamını okuyayım »