mc yakisikli

  • 204
  • 5
  • 2
  • 0
  • dün

yalnız yaşamak

abartıldığı kadar huzurlu, gömüldüğü kadar da kötü bir şey değildir. iki uç arasında gidip gelen bir deneyimdir.

kimi zaman dünyanın bütün zamanına sahip olduğun için sevinirsin ve en sevdiğin etkinlikleri geniş geniş yaparsın, uzun bir kahvaltı, duş, ardından mısır ve çerezle bir film gibi. kendinle az çok barışık biriysen içten ve yüksek sesle kahkahalar bile atarsın filmlerde, dizilerde. yağmurlu havada cam kenarında kitap okursun falan... bilinen klasikler.

diğer zamanlarda ise salonda uyuya kaldığında üstünü örten ya da kalk yerine yat diyecek biri olmadığından, gecenin bir yarısı yüzyıllar öncesinden kalan anılarının karman çorman doluştuğu zihninde en karanlık dehlizlerinden çıkıp gelmiş rüyalarla boğuşarak gecenin 3'ünde uyanırsın ve ışık açıktır, televizyon açıktır, her şey bıraktığın gibidir. o zaman da farklı bir şekilde derinden hissedersin yalnızlığı ve kalkıp dişini fırçalayıp, yatağına yatıp yine her şeyi bıraktığın yerde bulacağın bir güne uyanmak üzere uykuya dalarsın.

bu ikisi arasında bir sinüs dalgası şeklinde akıp gider zaman. işte böyle bir şeydir yalnız yaşamak...

devamını okuyayım »