meldamon

  • 1067
  • 3
  • 2
  • 0
  • evvelsi gün

ayrılık acısı

uzun bir süre başka bir ilişkiye yelken açmayacak, melankolik ve bol acıyı seven yeni ayrılıkzedeler için, bu acı da 5 stages of grief -üzüntünün beş aşaması- göz önünde bulunarak incelenebilir.

1-) inkar etme: önce ayrılığı kabullenmek istemez insan. kendini buna hazır hissetmediği için sanki anlık bir rüyaymış ya da şakaymış gibi algılamak ister. "ne de olsa bensiz yapamaz", "yarın barışırız yav hehe" tarzı düşünceler ile ne kadar inkara devam ederse o kadar gerçekle yüzleşmek zorlaşacaktır. maksimum 2 hafta kadar inkara pay bırakmak sağlık açısından yararlı olacaktır ki mümkünse birkaç gün içinde ikinci evreye atlamak çok daha işleri kolaylaştırır. bu evredeki acı henüz tam anlamıyla hissedilmez, travmatik bir süreç olduğu için ağır ağır başlayacaktır. acının derecesi henüz 10 üzerinden 3 şeklindedir.

2-) öfke/nefret: gözün önündeki perde aralandığında ve artık gerçek ayrılık soğukluğunu hissettirdiğinde, inkar mekanizması kendini kontrol edilemez bir öfke savunmasına bırakır. bu durum, ayrılıkla nasıl baş edeceğini bilemeyen veya karşındaki insana aynı acıyı çektirmeye yeminli kişiler tarafından oldukça uzun sürebilir. kesinlikle gereksiz bir evre değildir çünkü; öfke, sinir, nefret en azından ayrılık fikrine alışılacağının sinyallerini verir. "seninle geçirdiğim her dakikaya lanet ediyorum", "benim çektiklerimi sen de çekersin umarım" düşünceleri sık sık dile gelir, hatta eski sevgiliye mail, mesaj ya da sözlü taciz şeklinde iletilebilir. en iyi ihtimalle 1-2 ay, en kötü ihtimalle elbette ki ömür boyu sürebilir. ikinci durum mevcut gibi görünüyorsa eğer; 3, 4 ve 5. aşamalara ulaşılmadan öfke bir sonsuza gider. acının yoğunluğu şoktan çıkmayla birlikte birden artma gösterir, 7/10 şeklinde hissedilir.

3-) pazarlık: hafif hafif öfkesi dinmiş kişi, durumla mücadele etmeye çalışmak için çeşitli yollar denemeye başlar. pazarlık denilen şey belki eski sevgiliyle belki de insanın kendisiyle olabilir. mesela eski sevgiliye ilişkiye tekrar başlama önerilebilir. bunun tersine, bünye ayrılık acısını atlatmaya kararlıysa eğer, kendi için alternatif yollar arar. acı, en yüksek şiddetinden bir önceki haline ulaşır ve 8/10 şiddetindedir.

4-) depresyon: bütün süreçlerin kaçınılmaz sonudur. aslında bir son olarak adlandırmak doğru olmayabilir çünkü dibe vurmadan çıkmaya alışık olmayanlar için yaşanması bir başlangıç niteliğindedir. klasik bir depresyonun tüm öğelerini barındırır ve bir önceki evrelerin hepsinden bir parça içerir. hem hala deli gibi severken nefret etme duygusu, tekrar güzel günlerin geçirilebileceği hayali ve bunun kötü bir kabus olduğu düşüncesi gibi.. intihara meyil, alkole bağımlılık, kendini kaybetme ayrılık acısı çeken insanın yakın çevresinin alışması gereken kavramlardır. acı artık 0/0 kadar mantıksız bir oranda ve daha fazlası hissedilemeyecek kadar tanımsızdır.. 6 ay ila 3 sene gibi bir aralığa sahiptir.

5-) kabullenme: yorgun düşülen ve acının sabitlendiği son süreçtir. hayata kaldığı yerden devam etmek isteyen insanın aslında aradaki tüm evreleri aşıp buraya varması en mükemmelidir ama en başta da belirttiğim gibi melankolik bir insan bunu kolay kolay başaramayabilir. kişi için yeterince uzun bir zaman geçmiştir; artık yeni insanlar, yeni arayışlar için yoğrulmuş ve uygun bir ruh haline ulaşılmıştır. hayatın akışına ve tekrar "aşık olabilme" eşiğine bağlı olarak acı istenilen seviyede tutulabilecektir.. ister tamamen silinip, bir anı olarak hatırlamak, ister hafif bir sızıyla zarar duyulmayacak kadar iz taşımak..

ve artık geçmiş olsun, acının yaşanabilecek yaklaşık tüm aşamalarından geçilmiştir. hayat bu gereksiz süreçleri yaşamak için fazla kısa olsa da, yaşamadan göremeyenler için dilenir ki en kısa sürede gerçekten geçmiş olsun..

devamını okuyayım »
21.07.2009 01:19